Sosyal Hizmetler Uzmanı / Fatih Kılıçarslan

Sosyal Hizmetler Uzmanı / Fatih Kılıçarslan

1969 Ankara ili Beypazarı ilçesinde doğmuştur. 1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Y.O. Sosyal Hizmet Uzmanı olarak mezun olmuştur.



1993 yılından itibaren T.C. Sağlık Bakanlığı Bitlis Devlet Hastanesi, Haydarpaşa Numune Hastanesi, Bakırköy Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde AMATEM, ÇEMATEM, NEVROZ, PSİKOZ, NÖROLOJİ, NRŞ ve ÇOÇUK PSİKİYATRİ Kliniklerinde sosyal hizmet uzmanı olarak çalıştıktan sonra Başhekim Yardımcısı olarak görev yapmıştır.

Amerikan Newport Uluslar arası Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak Sağlık Psikolojisi, Sapkın Davranışlar ve Aile ve Eş Terapisi dersleri vermiştir.

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Çocuk dünyaya geldikten sonra ebeveynlerinin çocuğuyla kurduğu iletişim ve tutumları çocuğun ruhsal gelişimini etkiler. Sağlıklı ebeveyn çocuğun doğumundan itibaren bireyselleşme ve bağımsızlaşma çabasını güvenli yaklaşımlarıyla destekler.
Aile içi ilişkileri etkileyen birçok faktör bulunur. İlişkilerde yetiştirilme kültürümüz, duygularımız, düşüncelerimiz, rollerimiz ve davranışlara verdiğimiz anlam iletişim çatışmalarının sebeplerini oluşturur. Anne babalar, çocuklarıyla sık sık tartışma yaşarlar ve bu çatışmalarla başa çıkmakta zorlanabilirler.
Çocuk gelişimin ilk döneminden itibaren çevresinde yaşayan aile üyelerinin davranış ve tutumlarını taklit eder. Bu taklit önce anne ve baba imajı ile başlar. Kişilik doğrudan doğruya anne- babanın çocuğu ile karşılıklı kurduğu ilişkiden doğar.
Modernizim toplumları dönüştürmeye tüm hızıyla devam ediyor. Sürekli hareket ve koşuşturmaca içinde insan sadece kazanma odaklı yaşamına yön veriyor. Değişen yaşam kültürü içinde etkilenen birey ’de kaygı, stres ve sıkıntılar artıyor. Ruhsal sorunlara ve sıkıntılara doğru sürükleniyor.
Eğitim  dönemi, tüm hızıyla devam ediyor. Çocuklarımız stres, sıkıntı ve kaygıyla sınavlarda başarılı olma çabası içinde eğitimlerini sürdürüyorlar. Adeta her bir öğrenci yarış atı gibi, sınavlara hazırlanıyor. Sınavlarda başarılı olma, eğitimde tek amaç haline gelmiş.
Öğrenciler sınava dayalı eğitim sisteminde başarılı olma, yüksen not alma, ne olursa olsun kazanma stres oluşturuyor. Ailelerinin yüksek beklentileri eklenince kaygılanarak başarısızlıktan korkuyorlar. Stres, kaygı, başarısızlık korkusu öğrencileri organize ediyor. Öğrenciler başarılı olacaklarına dair inancını yitiriyor. Sınav sonuçlarında düşük not alması öğrenilmişlik çaresizliğe yol açıyor.
Kumar bağımlılığı dürtü-kontrol bozukluklarından biridir. Kendisine, ailesine ve sosyal çevresine maddi zarar yanı sıra iletişim sorunlarına yol açar.
İçinde yaşadığımız toplumda aile şirketleri oldukça yaygın. Türkiye İstatistik Kurumu ve İstanbul Ticaret Odası'nın verilerine göre, sisteme kayıtlı tüm şirketlerin yüzde 95’i aile şirketi...
Çocuğun gelişimini etkileyen faktörler arasında aile ve okul ’un yanı sıra hızlı gelişen iletişim araçlarının önemli bir yeri vardır...
Aile şirketi, ailenin geçimini sağlamak ve/ya mirasın dağılmasını önlemek amacıyla kurulan, ailenin geçimini sağlayan kişi tarafından yönetilen, yönetim kademelerinin önemli bir bölümü aile üyelerince doldurulan, kararların alınmasında büyük ölçüde aile üyelerinin etkili olduğu ve aileden en az iki jenerasyonun kurumda istihdam edildiği şirkettir.
Sayfa 1 / 3

Kategorilerden Seçmeler