DOLAR 32,5105
EURO 34,9239
ALTIN 2409,88
BIST 10391,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Selin Kılıç röportajı: Zeynep Kömürcü Bulut ile soru cevap

ZEYNEP KÖMÜRCÜ BULUT : Dijital Pazarlama Stratejileri | Kurucu @ Stradesco | Dijital Göçebe | Masal Yazarı

•ZEYNEP KÖMÜRCÜ BULUT ’un yolculuğu nasıl başladı, gelecek planlarının neresindesin?

Zor bir soru bu. Yolculuk, galiba gözlerimizi dünyaya açtığımız anda anamızın sütünü aranırken başlıyor ama oralara hiç girmeyelim 🙂
Pazarcılık yapmış 4 kız çocuklu bir ailede zurnanın son deliği – delisi de olabilir – olarak başladı benim hikayem. Her Anadolu insanı gibi anam – babam da “okusunlar da bizim gibi sürünmesinler” diye okuttu-büyüttü bizi. Masa başa işleri olsun, kar-yağmur-çamur uğraşmasınlar bizim gibi dediler. E biz de düzene uyduk… Tam 11 yıllık beyaz yaka hayatı, gelen iki bebekle çalkalanan düzen ve yeni bir hayat…

Babam hep girişimci olmamı istedi aslında ama benim konfor alanımdan çıkmam için kendi düzenimi kendim kurmam gerektiği zamanın gelmesi, asıl tetikleyici oldu.

İşe gitmek için saat 6’da kalkmak, bebek yaştaki çocuklarımı sıcacık yatağından çıkarıp palas pandıras arabaya atıp onları okula bırakmak felan; benim için çok çok eski dünya düzeni gibiydi.

Bunu değiştirmek istedim ve Uzaktan Çalışma Sistemli Stradesco Dijital İçerik Ajansı’nın hikayesi başladı. Uzaktan çalışan dijital ebeveynlere pozitif ayrımcılık yapacak ve asla ofise gidilmeyecek bir ajans hayal ettim. 3 yıllık çetin bir mücadele sonunda da belli bir noktaya getirebildim ajansı ve hayallerim yavaş yavaş gerçekleşiyor diyebilirim. Çalkantılı bir ülkede yaşadığımız için gelecek planları yapmak çok zor ama gelecek hayalimde güçlü bir yeni nesil, yıkılmış gereksiz alışkanlıklar, esnek bir yaşam ve iş-yaşam dengesini kurabilmiş yepyeni bir hayat var.

•Hem profesyonel hem de özel yaşamını düşündüğümüzde sana en heyecan verici deneyimini sorsam , aklına ne gelir ?

Özel hayatımızda tabii eşimizle, çocuklarımızla heyecan üstüne heyecan yaşıyoruz hepimiz ama ben komik ve heyecanlı bir anımdan bahsedeceğim. Bunu da ilk defa burada anlatmış olayım. Ne zamandır LinkedIn’de yazılacaklar listemde bekliyordu. Ben ilk profesyonel stajıma başladığımda maaş beklentim filan yoktu.

Yeter ki işi öğreneyim gözüyle bakıyordum. Birkaç hafta gittim-geldim. Sonra dediler, biz seninle maaş konuşmadık. Çağırdılar görüşmeye. Öyle bir rakam söylediler ki asgari ücretin 3 katı filan. Öğrenciyim. Resmen statü atladım. Pek uğrayamadığım pahalı restoranlarda yemek filan yiyebilir hale geldim. Komik olan kısmı neresi dersen de şöyle cevaplayayım: Maaşı alana kadar hep şüphe içindeydim. Galiba 3 aylık toplam staj ücretimi kast ettiler deyip hiç fazla para harcamadan sabırla maaşın gelmesini beklemiştim.

•Hem dijital pazarlama ajansı sahibi bir kadın girişimci, hem sosyal medyada influencer , hem iki çocuklu bir anne, hem online buluşmalar,  bir de masal yazarlığı eklendi. Bu kadar çok yönlü bir Zeynep’i nasıl yönetiyorsun? Bunun sırrı nedir?

Aslında hepsi birbirine organik olarak bağlı. Ömrümün üçte biri zaten para kazanmak için içerik stratejileri geliştirerek geçti, peşinden ajans geldi, çocuk sahibi olunca çok masal okudum çocuklara, bu da masal yazma hayallerimi tetikledi. E içerik üretim gücü olunca LinkedIn’de Influencerlık geldi, online buluşmalar ise pandeminin bir sonucu oldu derken galiba dantel gibi örüldü mü noldu işte; öyle bi durum 🙂 Sırrım ise gereğinden fazla çalışkan olmam, bu kadar da olmamalı sanki.

•Biraz da çiçeği burnunda projen olan ‘NUYO – MİMO – YUKİ / Teknoloji üreten nesiller’ masal kitaplarından bahsedelim mi ? Takipçilerine müthiş bir sürpriz oldu. Bu serinin devamı olacak mı?

Nuyo, Mimo ve Yuki; çocuklarımıza teknolojinin yalnızca tüketici tarafında değil üretici tarafında olabileceğimiz konusunda farkındalık yaratıyor. Bir yandan da çok basit bir formülle ebeveynleri de bu konuda besliyor. Ben teknolojinin dünya savaşlarını bitireceğine inanıyorum. Ne kadar iyi bilirsek o kadar iyi savunabiliriz kendimizi. Bu da birbirleriyle savaşma cesaretini göstermesini engeller insanların. Dünyada sınırlar kalkar. Bu nedenle her neslin teknoloji farkındalığına erişmesi gerekiyor. Bu hayalim; belki yüzyıllar sürecek, belki sınırlar kalkana kadar daha çetin savaşlar olacak ama önünde sonunda sulh ortamı gelecek diye düşünüyorum. Belki de ütopya.

Serinin devamı kafamda hazır. Tepkiler de tam hayal ettiğim gibi oldu. Sanırım kafamdakileri kağıda dökeceğim bunun sonucunda. Ama daha vakti var. Üst üste iki çocuk doğurdum ve bunun eksilerini yaşadım-hep yetememe duygusu yaşarız ya biz anneler. Kitaplarda bari öyle yapmiyim diyorum-doya doya büyüteyim onları.

•Teknoloji demişken, güncel gelişmelerin doğrultusunda bugün içinde bulunduğumuz dünya hakkında yorumların ve gelecek için öngörülerin nelerdir ?

Ah, geleceği anlattım ama o bayağı bir uzak gelecek sanırım. Daha yakına bakacak olursak ben pandemiden önce de söylemiştim bunu: plazalar ortadan kalkacak, herkes uzaktan çalışmak isteyecek, bir kişinin birden fazla mesleği olacak, teknoloji kadar tarım bilmek önemli bir hal olacak, yabancı dil değil teknoloji dilleri bilmek daha önemli bir hal alacak.

• Son olarak, kendini geliştirmek ve içerik üreticisi olmak isteyen okuyucularımız için önerilerini sormak isterim…

İlk emir: Oku, diyorum. Kelime dağarcığımızın gelişmesi, yazı formatlarının zihnimize yerleşmesi şart.

Ve ikinci emir de zaten otomatikman Yaz oluyor. Yaza yaza, daha iyi yazmak mümkün. Ben İngiliz Edebiyatı okudum. E okulum gereği de hem okudum hem yazdım. Ama inan ki okulda 3 senede yazdığımı, stajımda 3 ayda yazmıştım. O üç ayda kat ettiğin yol, çok çok uzundu. Dördüncü sınıfta artık okulda yazdığım makalelerin kalitesi değişmişti. Sadece 3 ay bol bol yazdığım için. Tabii şirkette beni yönlendiren yöneticilerimin katkısı çoktu burada. Ofiste daha koloboratif çalışıyorsun. Hocalar ise daha didaktiktiler.


YORUMLAR

Solve : *
28 ⁄ 14 =


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.