DOLAR 8,8201
EURO 10,3189
ALTIN 496,50
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
23°C
Sağanak Yağışlı
Çar 21°C
Per 22°C
Cum 21°C
Cts 22°C

Türk işi Minimalizm!

19.10.2019
446
A+
A-

Herkese merhaba! Ben Hale Acun Aydın. Türk İşi Minimalizm başlığıyla uzun yıllardır başta minimalizm ve sonrasında da sıfır atık konularında farkındalık yaratmak adına yazılar paylaşıyorum ve konuşmalar yapıyorum.

Bu konular ne mutlu ki artık bilinirlik kazandı. Özellikle de toplumsal bilincin artmasıyla sıfır atık alanında sürekli yeni gelişmeler ve haberler oluyor.

Bundan yola çıkarak size dönemsel olarak bu köşede bu iki alandaki yeni haberlerden, etkinliklerden bahsedecek ve bazı öneriler vereceğim.

İlk konumuz ambalajlarda bazı ileri dönüşüm (upcycle) örnekleri. Bugün ele alacağımız türü posalardan yeni ürün üretme. Size karşıma çıkan ilham verici birkaç tane örnek paylaşmak istiyorum:

Bir tanesi kahve posalarından kahve fincanı üretilmesi. Sistem şöyle işliyor: Kahve yapılırken artan kahve posası kafelerden toplanıyor ve daha sonra işlemden geçirilerek tekrar kullanılabilir ve ömrü bittiğinde (kırıldığında vs) doğada çözünebilir kahve bardaklarına dönüşüyor. #kahvemtermosta diyen kahveye bu kadar meraklı biri için tabii sizle ilk olarak bunu paylaşmasam olmazdı. Bu bardakların bir örneği Berlin’de Kaffeeform ve diğer örneği ise Avustralya’dan Huskee. Huskee bardaklarının bir özelliği daha var o da, Avustralya’daki kahve dükkanları isterse firmanın ağına katılarak bu bardakları termossuz gelen müşteriler al-götür kahve aldıklarında depozitolu olarak veriyor. Sonrasında müşteri bu bardağı ağ içindeki yolu üzerindeki başka bir cafeye bırakarak depozitosunu geri alıyor.

İkinci örneğim ise bir prototip. Behance sitesinde tasarım halinde paylaşılan bu projede patates kabuklarından bir patates ambalajı yapılıyor. Eğer gittiyseniz görmüşsünüzdür mesela Belçika’da sokak lezzetlerinden biri de kağıt kutular içinde satılan kızarmış patates. Ya da fast food zincirlerinde kullanılan kağıt ambalajlar var tabii. Bunları engellemek için yapılan bu proje umarım yakın zamanda hayata geçer.

Son örneğim de İtalya’da bir fuardan bir örnek. Devasa bir sıkma makinesi yapılmış. Makinada portakallar sıkılması için kabuklarından ayrıldığında kabuklar bir mekanizmayla önce eziliyor, sonra kurutuluyor, kurutulan madde özel bir glikoz karışımıyla tekrar bir araya getirilip 3D yazıcı ile bir bardak şeklinde basılıyor.  Ve sonra da makinenin sıktığı portakal suyu işte bu bardak ile servis ediliyor. İşte size sıfır atık için harika bir örnek. Daha sonra da bu bardakların en doğru toplanma şekli biriktirilip kompost edilmesi yani çürütülmesi olmalı.

Bir upcycle da Coca Cola’dan geldi. Yeni bir plastik şişe tasarlamışlar ve bu şişenin hammaddesi olan plastiği okyanuslardan toplanıp geri dönüştürülen plastiklerle yapılacakmış.

Geri dönüşüm demişken size bir de istatistik vermek istiyorum. Japonya geri dönüşümü en en iyi başaran ülkelerden biri. Japonya’nın verileri gerçekten dikkat çekici : plastiğin %76’sını kağıdın %70’ini ve metalin %96’sını geri dönüştürüyorlarmış ve bunu da çok ciddi bir sistemle yapıyorlar. Evlerdeki atıkların geri dönüşümü için 17 adet kategori var ve her gün ayrı kategoriler toplanıyor. Mesela bir gün kağıtları ve camları çıkarıyorsunuz, bir gün metali ve plastiği çıkarıyorsunuz gib. Konu ciddiyetle takip edildiği için kesinlikle kategorilerin birbirine karışmasını, karışık teslimini kabul etmiyorlar

Kendi ülkemize baktığımızda eğer sizin ambalaj atıklarınız toplanmıyorsa belediyelerin böyle bir sorumluluğu olduğu için belediyenize başvurabilirsiniz. Size en yakın plastik veya ambalaj toplama yerini bildireceklerdir.

Gelelim başka bir habere: Çok enteresan bir yazı fontuna rastladım. Adı ‘Ryman Eco’, mottoları ise en sürdürülebilir font. Nasıl oluyor derseniz, Ryman Eco’yu kullandığınızda tonerlerinizden %30 daha az mürekkep kullanıyormuşsunuz, bence dikkate değer. Türkçe karakterleri desteklemediği için bizim için şu an kullanımı zor olsa da İngilizce vs dokumanlar için kullanabilirsiniz.

Biraz da etkinliklerden bahsedelim mi?

Geçtiğimiz günlerde, 9-13 Ekim tarihleri arasında Bozcaada’da ‘Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’ gerçekleşti. Organizatörlerle konuşma şansım oldu, bana bu festivali mümkün olduğu kadar sıfır atık çerçevesinde yaptıklarını anlattılar. Hatta Bozcaada’da bir kahve dükkanının da sponsorluğuyla festival sırasınca kağıt bardak kullanılmamış ve kahveler seramik bardaklarda ikram edilmiş.

Etkinlik demişken 6 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesinin Mezunlar Derneği’nin (BUMED’in)

ev sahipliğinde bir pazar düzenlendi. ‘Doğal Bu Gün’ adıyla düzenlenen bu festivalde amaç daha sürdürülebilir bir yaşam isteyen bireylerin hatta şirketlerin bir araya gelmesiydi. Güzel bir etkinlik oldu ben de ziyaret etme fırsatı buldum. Çok güzel stantlar vardı. Bir tanesi çok ilgimi çekti. ‘Darwinsbotanicals’ : Renki aksesuarlar üreten bu marka, kumaşları tamamen bitkilerden veya doğal kaynaklardan elde edilen boyalarla renklendiriyormuş. Avokadonun kabuğundan boyadıkları pembe, inanılmaz güzel bir kumaş vardı. Aynı şekilde orada gözümüzün önünde kırmızı soğandan yeşil renk elde ettiler. Doğal seçenekler arayanlar için güzel bir çözüm.

Son bir etkinlik önerim de CNR’dan geliyor. 17-20 Ekim arasında “Geri dönüşüm ve sıfır atık fuarı” gerçekleşecek. Sıfır Atık’ın babası tabir edilen Paul Connett’in de katılacağı bu fuarı da meraklıları için paylaşmak istedim.

Gelelim başka haberlere. Aramızdaki İstanbullu’lara bir haberim ve ricam var. Bu ay change.org’da bir imza kampanyası başlattım. Kısa adı ‘istanbulmatarahareketi’ peki nedir bu derseniz : Amacımız pet şişe kullanımımızı azaltmak. İstanbul’da mataraları ile sokağa çıkanların, sokakta suları bittiğinde sularını doldurabilecekleri, akbille çalışan bir sistem istedim. Çok zor bir şey değil, istenirse uygulanabileceğine inanıyorum. Kampanya çok kısa bir sürede 5.000 imzaya ulaştı. Şimdiki hedefimiz olan 7.500’e doğru ilerliyor. Change.org sizin için hep daha iyisini isteyen bir arkadaş, bir dost, bir yönetici, bir anne gibi siz imza kotasını aştıkça o sizi daha ileriye taşıyor sürekli. Siz de imzanızla destek olursanız beraberce güzel bir hareketin tohumunu atabiliriz.

Bu arada ne mutlu ki bu kampanya tek başına kalmadı arkasından İzmir, Ankara, Bursa , Adana ve Eskişehir’de de kampanyalar açıldı. Ben eminim ki bu kampanyayı duyurdukça diğer illerde peşinden gelecek. Umarım diğer illerden de beni okuyorsanız kendi kampanyanızı bulursunuz. Hepsinin kısa adını oluşturmaya çalışıyoruz: change.org/İstanbulmatarahareketi, Bursamatarahareketi, Eskişehirmatarahareketi gibi. bu şekilde kendi şehrinizde de var mı bunu kontrol edebilirsiniz.  Kendi kampanyanızı başlatabilir ya da var olan kampanyaya destek verebilirsiniz.

Bu arada WWF’in Akdeniz’deki plastik kirliliğine dikkat etmek için yola çıkan teknesi ‘Blue Panda’ Türkiye’ye ulaştı. İstanbul’da bir süre kaldıktan sonra İzmir’e geçti. İzmir’deyken de güzel bir gelişme gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer daha az atıklı bir İzmir için taahhütte bulundu ama henüz detayları belli değil. Detayları belli olunca da sizinle paylaşacağım ama bir belediye başkanının bu konuda taşın altına elini koyması, bir vaatte bulunması gerçekten çok umut verici.

Bir küçük haber deJapon düzenleme ustası Marie Kondo sevenlere gelsin. Yeni bir kitabı çıkıyormuş bu sefer evlerden çıkıp iş yerlerine girdiği ‘Joy of  Work’ / Çalışmanın Neşesi isimli kitabı da yakında raflarda olacakmış. Eğer Netflix’teki Marie Kondo’nun şovunu izlediyseniz bu konuda benim hazırladığım videoya da göz atmanızı öneririm. Bakalım aynı duygularla mı izlemişiz. VİDEO : https://youtu.be/hzXDI2wJofc

Gelelim bu yazının önerilerine:

İlk önerim bir Youtube kanalı: ‘Ruhun Doysun’ kanalından bahsedeceğim. Yüksek takipçi sayısına bakıldığında sizin de daha önce duymuş olabileceğinizi tahmin ediyorum ama

ama belki farkında olmadığınız bir şey vardır:  Kanalın yeni sezonu yani 3.sezonu videolarını yayınlanmaya başlamış.Eğer izlemediyseniz bir göz atın derim. Mehmet Gürs’ün önderliğinde yapılan bu kanal Grundig sponsorluğuyla ilerliyor, olabilecek en güzel marka işbirliklerinden biri.

Uygulama önerim ise : Olio , evdeki gıda ürünlerini paylaşabileceğiniz bu uygulama aslında Türkiye’de de var olsa da ne yazık ki hiç kullanılmıyor. Yurtdışında kullanım alanlarına örnek vermek gerekirse: Diyelim evde bir doğumgünü partisi oldu. Çok fazla içecek arttı ya da tuzlu kurabiye: o zaman bu ürünleri uygulamaya koyuyorsunuz ve talip edene ücretsiz olarak veriyorsunuz. Aslında 2. El uygulamaları gibi ama farkı ücretsiz olması ve amacının gıda israfını engellemek olması.

Son olaraksa kitap önerilerine geçmek istiyorum:

Büyükler için önerim: İstif Çağı. Bu kitap ilk çıktığında gerçekten bana sürekli mesaj geldi. “Bu kitabı okudunuz mu? Bu kitabı öneriyor musunuz?” Kitabı sonunda okuduktan sonra kesinlikle öneriyorum:  Yazarı James Wallman bir gazeteci ve bir trend tahmin uzmanı. Dolayısıyla çok güzel bir altyapı ile çok güzel bir araştırmayla sentezlediği bir kitap olmuş. Kitapta minimalizm sıkıcı mıdır, tek çözüm müdür sorusuna da cevap aranıyor. İstif Çağı’nın asıl adı ‘Stuffocation’ yani eşyada boğulma,  ama bize İstif Çağı olarak çevrilmiş. İstif çağında, bu eşyalardan boğulduğumuz çağda çözüm nedir, ne yapmalıyız ve nasıl sürdürülebilir kılmalıyız? Bunu öğrenmek istiyorsanız mutlaka kitabı öneririm.

Bir de çocuk kitabı önerim var: Benim çok sevdiğim bir kitap. ‘Çöpler ve Atıklar’

Aslında 2-4 yaş için diyor ama benim oğlum 5,5 yaşında hala severek okutuyor bana. Tabii ki yurt dışı menşeli bir kitap dolayısıyla Türkiye’deki atık yönetimini bire bir yansıtmıyor olabilir ama yine de “çöp kavramı, her şey çöp müdür, geri dönüşüm nedir, kompost nedir, eşyalar nasıl ayrılmalı, birinin kullanmadığı bir eşya başka birinin işine yarar mı?” konularını onlar için çok anlaşılır bir dille anlatıyor.

Bir dahaki yazıya kadar hoşçakalın.

YORUMLAR

Solve : *
26 × 28 =


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.