Yunus Bayram

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Vodafone Arena’da çifte tarife!

“Turgay ŞEREN” sezonunun ilk derbisi dün akşam İnönü’deydi. Geçen sezonun şampiyonu Beşiktaş uzun zaman sonra kavuştuğu Vodafone Arenada taraftarının önünde futbol şölenine hazırdı. Kadro zenginliği ve derinliğinin yanı sıra ligimizin son yıllarda en iyi futbol oynayan takımı Beşiktaş, taraftarının yüzünü galibiyet alıp güldürmek istiyordu. Fakat maç sonunda Beşiktaş takımı taraftarını ne güldürebildi ne de mağlup olarak üzdü. Birer puanı paylaşan seyir keyfi yüksek maçın kazananı, ezeli dostluk oldu.

 


Her iki takım için de ilk yarı ve ikinci yarı oyun anlayışlarını değiştirdiklerini söyleyebilirim. İlk yarıda topu ayağında daha fazla tutan daha fazla pas yapan fakat takım olarak akınlarda etkisiz bir Beşiktaş izledik. Galatasaray ise erken golü bulmanın avantajı ile hücumda ve orta sahada daha etkiliydi. Selçuk ve Tolga’nın muhteşem performansları orta saha mücadelelerinde Galatasaray’ı Beşiktaş karşısında ilk yarıda üstün kılan yönü oldu. İleri uçtaki hızlı ve çabuk oyuncuları Yasin, Bruma, Sneijder ile üçüncü bölgede etkili oldu. Rehavete kapılan Bruma ve Yasin ile net gol pozisyonu sayılabilecek ataklarını takımları adına pervasızca harcadı. Bu pozisyonlar Beşiktaş kalesine gol olsaydı dün akşam Beşiktaş için bir hezimet anısı kalabilirdi. Beşiktaş’ın ilk yarı kötü performansını iyi değerlendiremeyen Galatasaray, Galibiyeti elinden kaçırdığı fırsatlarla geri çevirdi.


Beşiktaş savunmasında yaşanan pozisyon hatalarının ve uyum sorununun en büyük örneği ise Bruma’nın 40 metrelik mesafeyi, içinde dört kişilik savunma oyuncularının bulunduğu Beşiktaş hattını saatte 34 km (km/saat) hızla geçerek ağlara bıraktığı gol oldu.


İlk yarı Beşiktaş savunmasının bu çaresizliği orta sahada Oğuzhan ve Olcay’ın etkisiz oyunu sonucu Galatasaray lehine farklı yapabilirdi. Galatasaray Eren, Yasin, Bruma ve Sneijder ile bu durumu galibiyet için avantaja çeviremedi. Beşiktaş takım savunmasının hala tehlike sinyalleri verdiği ve karşısında süratli ve çabuk top yapan oyunculara karşı koyamadıklarını arkalarına atılan her topun tehlikeli olabileceğini bir kez daha gösterdiler. Bir de orta sahayı rakibe kaptırırsanız sorun iyice göze çarpmaktaydı. Beşiktaş takımı için Avrupa kupalarında çıkacakları maçlarda takım savunması sorun olarak durmaktadır. Çünkü Avrupa ve Türkiye arasındaki futbol oyun hız farkı bu sene şampiyonlar ligi vitrininde olan Beşiktaş takım savunmasının rakipler karşısında çaresizliğini izlettirebilir. Kaldı ki Benfica karşısında pozisyon örneklerini izlemiştik. Fakat Şenol hoca eminim bu sorunu da halledecektir.

İkinci yarı için notlar alan tecrübeli hoca ilk yarıda takımının yaşadığı sıkıntıların reçetesini yazıp ikinci yarı bunu uyguladı ve goller arka arkaya gelmeye başladı.


İkinci yarıda toparlanan bir Beşiktaş geriye yaslanan bir Galatasaray izledik. İlk yarıda yorulan Selçuk ve TolgaBeşiktaş’ın orta sahayı ele geçirmesine engel olamadılar. İlk yarının etkisiz iki ismi Oğuzhan ve Olcay’ın yerine dahil olan Aboubakar ve Talisca takımlarına dinamizm getiren isimler oldu. Takımlarının hücum organizasyonlarındafark ve etki yarattılar. Orta sahayı Gökhan, Atiba ve Talisca ile ele geçirip ataklarını kanatlara yaydılar.
73.dakikaya kadar hemen hemen tek kale oynayan Beşiktaş ve geriye yaslanan Galatasaray ise daha fazla dayanamadı. Hızlı bir köşe atışı organizasyonunda alan savunması yapmaya çalışan Galatasaray’ın defans oyuncularının gözleri önünde Beşiktaş’ın Brezilyalı defans oyuncusu Marcelo ile farkı bire indirdi.


Muhteşem taraftar desteği ve baskısı ile takımın beraberlik golü hiç gecikmedi. Tam beş dakika sonra sahneye ülkemizin son zamanlarda yetiştirdiği ve gelişme döneminde olan Cenk TOSUN beraberliği tabelaya yazdı. Cenk için söylenecek tek şey ikinci bir Arif ERDEM vakası yaşanmaması için ikili mücadelelerde diri taraf ve ayakta kalan taraf olmasını önermekten başka bir şey olmayacaktır.


Maç için farklı bir anekdot ise Beşiktaş’ın attığı ikinci golde topun gol vuruşuna kadar, hiç yere düşmemiş olmasıdır. Çok ilginç bir andır. Futbol severlerin bu pozisyonu tekrar izlemesini tavsiye ederim.


Sonuç olarak derbiye yakışan sportmenlikte bir maç oldu. Taraftar yasağının kalkmasından sonra derbilerin ilk seyircili maçı ve deplasman yasağının kalktığı ilk maçı oldu. En önemlisi hiç kimsenin burnu bile kanamadan müsabaka tamamlandı.
Demek ki gelişmiş ülkeler bunu yapabiliyorsa biz hayli hayli yapabiliriz. Ben eski zamanlarda ki gibi yarı yarıya seyircili maçların izlenmesinden yana olan bir futbolseverim. Umarın o günlerde gelir.


BEŞİKTAŞ-GALATASARAY derbisi sportmenliğe yakışır bir şekilde centilmence ve dostça bir karşılaşma oldu. Tabii son zamanların seyircisiz derbiler ve derbiler öncesinde çıkan kavgalardan çok, futbol seyir keyfi yüksek, taraftarlar arasında tatlı atışmaların ve iddiaların yaşandığı ve son dakikasına kadar heyecan dolu pozisyon dolu bir maç olarak hafızalarımızda kaldı.


Her iki kulübün başkanından kaliteli açıklamalar ve misafirini kapının önüne kadar uğurlayan görüntülerle istenilen ve beklenen bir kapanış yaşandı. Eminin Turgay abinin ruhu şad olmuştur.


Her iki kulüp başkanını ve taraftarını göstermiş oldukları duyarlılıktan ötürü ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Ligimizde her zaman bu tür özellikte seyir keyfi yüksek maçların yaşanmasını diliyorum. Ligimiz için diğer temennim ise tatlı rekabet içinde geçecek derbi maçlarının sürekliliği, Dostluk, kardeşlik ve sportmenliğin yaşanacağı dünyaya örnek gösterilecek müsabakaların bolca olmasıdır.


Burada en büyük sorumluluk spor yazarları ve siz taraftarlarındır.

Keyifli ve örnek maçlar izlemeniz dileklerimle…

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler

FACEBOOK

TWITTER

LINKEDIN