Deniz Demirsoy

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Paradigma değişimi

Bilginin belirleyici olarak hüküm sürdüğü, iletişim ve sanal teknolojilerin hayatın her alanında günden güne hızla etkisini gösterdiği bir çağdayız.


Bu teknolojinin alfabesi kalem kağıt değil, internet ve türlü sanal teknolojilerdir.Günümüzde okuma yazma bilmek hatta üniversite mezunu olmak bile bilginin hızına erişmek için yeterli değil .Farklı türden iletişim teknolojilerini iyi kullanıp dünyadaki değişimlere uyum sağlamak artık çok önem kazandı.


Ve o kadar süratle ilerliyor ki öngörü yapmak bile zorlaştı.Bizler henüz yeterince farkında olmasak da bu hız yaşamlarımızın her alanını adeta örümcek ağı gibi sarmakta.Buna bağlı olarak toplumun sosyolojisi ve psikolojisi de değişime uğruyor. İşte bu değişimin hangi yönde olacağı insanlık için çok önemli.


Paradigma kelimesi genel olarak,belirli bir alanda çalışan bilim adamlarının paylaştığı ortak değerler ve anlayışlar dizisidir.Yani bir çeşit bilime yönelik üzerinde uzlaşılmış algı biçimi de diyebiliriz.
Paradigma değişimlerini açıklarken yüzyılımızın önemli bilim felsefecisi ve teorik fizikçilerinden Thomas Samuel Khun’un görüşleri konuya farklı bir bakış açısı sağlar.


Khun’a göre; bilimi ele alırken” normal dönem “olarak adlandırdığı süreçte bilimsel gelişmeler düzenli seyirde ve yavaş ilerler.Bu dönemlerde bilim insanları doğayı ve gerçekliği açıklarken üzerinde uzlaştığı yaklaşımlar içerir.Yalnız belli dönemler vardır ki işte o dönemlerde gelişmelerin hızı sıçrama yapar.Kuhn paradigma kaymasının yaşandığı bu özel dönemlere ,bilimsel devrimlere neden olan süreçler olarak bakar.


Örneğin MS 2.yüzyılda yaşamış Batlamyus’un Dünya merkezli astronomi sistemi kabul görürken 16.yy da bilimdeki gelişmelerle bu paradigma değişmiş Kopernik’in Güneş merkezli sisteminin doğru olduğu anlaşılmıştır.
18.yy.da Newton fiziği de o dönem için bir paradigma değişimiydi.O kadar iddialıydı ki bu fiziğin sarsılmaz olduğu kabul edilmiş ve yerleşmişti.


Newton fiziğinin diğer tüm bilim alanlarında etkisini gösteren katı deterministik,belirleyici kuralları 20.yy da Einstein’ın izafiyet teorisiyle yıkılmıştır.Bir paradigma kayması ve devrim yaşanmıştır.Öyle ki bütün bilim dallarını etkileyen köklü bir devrim gerçekleşmiştir.


İşte bilimin hızı,gelişmesi belli dönemlerde sıçramalar yapabiliyor.Bazı bilim adamlarının aykırı gibi gözüken devrimci fikirleri sistemi açıklarken daha iyi bir model ortaya koyuyor ve hayatı kolaylaştırıyor.İlk başta hep karşı çıkılan,anlaşılmayan bu devrimsel nitelikteki fikirler,teoriler düzeni sarsar,alışılmış kuralları yıkar.


Yaşadığımız 21.yüzyılda internet,iletişim,sanal teknolojiler,biyoteknolojinin kullanımı ve hızlanmasıyla yine paradigmanın kaydığı ve değiştiği bir döneme girdik.Ve öyle hızlı ilerliyor ki gelişmeleri yakalamak giderek zorlaşıyor.Bu değişim diğerlerinden,hızlı ve radikal olacak. Hayatımıza etki etmediği bir an kalmayacak gibi.Gelecek yıllarda her şey dijitalleşmeye başlayacak ve seçme şansımız olmayacak.Bu gelişmeler elbette ki toplumun sosyo-kültürel yapısını,psikolojisini de derinden etkileyecektir.


Bir yandan hayatı kolaylaştırır gibi gözükse de sanal teknolojilerin bu denli hakim kılınmasıyla insanlığın nereye gideceği oldukça tartışmalı bir konudur.İnsanlık adeta büyük bir bilgisayar ağı etrafında yönlendirilebilir hale geliyor.
Gelişmeler neticesinde yapmamız gereken, hızlı bir şekilde elimizden geldiği kadar uyum sağlamak. Gerekli alt yapıyı sağlayıp gelişmeleri takip edemezsek, gün gelir nereye doğru yönlendirildiğini anlamayan birer robot haline dönüşebiliriz.


Yüzyılımızdaki değişim, insan algısını dönüştürebilecek gelişmelere gebe.Öyle ki sanal ile gerçeklik yer değiştirebilir.Gerçeklik her türlü sanal düzlemden yönetilebilir .Bu da dış dünyayı algılamada değişik sonuçlara yol açabilir.
Bize düşen,dikkatlice takip etmek ve bir o kadar da bu gelişmeler karşısında insan bilincinin durumunu sorgulamak .İleriyi görmek, sağlam ve alternatif düşünerek bugünden istikrarlı ve temkinli adımları atıp,öyle yaşamaktır.

Benzer Yazılar

  • Düşüncenin evrimi!

    Düşüncenin evrimi!

    İnsanı daha iyi anlamak, bilmek için tarih boyunca oluşturulmuş düşünsel çeşitliliği, derinliği öğrenmek, sorgulamak durumundayız. İnsan ve varoluşumuz hakkındaki gerçekleri farklı yönleriyle bilmek için düşüncenin geçirdiği evrimsel süreci ve iyi takip…
  • Edebiyat ve felsefe ilişkisi nedir?

    Edebiyat ve felsefe ilişkisi nedir?

    Felsefe ve edebiyat arasındaki ilişki tarih boyunca önemli olmuştur.Bu ilişkinin ilk izlerini sistematik olarak Antik Yunanda görürüz.
  • Yabancılaşma ve yozlaşan insanlık

    Yabancılaşma ve yozlaşan insanlık

    Merhaba sevgili okuyucularım, Yabancılaşma bireyin,toplumsal,kültürel ve doğal çevresine olan uyumun azalması özellikle çevresi üzerindeki denetimin azalması ve bu denetim ve uyumun azalmasının giderek bireyin yalnızlığına ve amaçsızlığına yol açmasıdır.
  • Sanat özgürleştirir!

    Sanat özgürleştirir!

    Sanat bireyin ve toplumun bilinçlenmesi,her açıdan zenginleşip,güçlenmesi için gereklidir.Toplumların gelişmişlik düzeyinin dışa vurumudur.Bir toplumun yaratıcı ve özgür duygu ve düşünceye verdiği değer , sanata verdiği önem ve destekle doğru orantılıdır.
  • Gerçekliğin yerini simulasyon evreni alacak!

    Gerçekliğin yerini simulasyon evreni alacak!

    Jean Baudrilliard’ın Simulasyon kuramına göre çağımızda,imaj,taklit gerçekliğin yerini almıştır.Toplumsalın sonunun geldiğini sembollerle, imajların gerçeklerin yerini alarak ,gerçekle gerçek dışının yer değiştirdiğini ve gerçekliğin artık sentetik bir şekilde üretilerek gerçekliğin yerini…

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler