Dünya yıldızımız milli gururumuz Arda TURAN. Hikâyesi ders niteliğinde… Eğitimlere konu olacak bir başarı hikâyesi diyebiliriz. Altıntepsi Makel Spordan Barcelona takımına, İstanbul Bayrampaşa’dan İspanya’ya; söylemesi kısa ama anlatması zor bir efsane...


Arda ile ilgili bu yazıyı yazma amacım 05 Haziran 2016 tarihinde izlediğim ve hazırlık statüsünde olan Slovenya- Türkiye Milli Maçından ibarettir. Şöyle ki Arda bu müsabakada çok vasattı. Topu ayağında çok ezdi. Atmak istediği çalımlarda ve son hareketlerde başarılı olamadı. Ayrıca biraz hantal mı kaldı diye düşündürtmedi değil.


Hazırlık maçları genelde antrenman seviyesinin bir tık üstünde oynanır. Kısaca hazırlık maçları ile resmi maçların karşılaştırmasını yaparsak eğer; puanlamamızın da, zorluk derecelerine göre, en zoruna beş ve en kolayına bir puan vereceğimizi varsayalım. Oynadığımız hazırlık maçının iki buçuk puandan fazla olamayacağını söyleyebilirim. Peki bu hazırlık maçlarında oyuncu performanslarını fazla dikkate almalı mıyız Yoksa almamalı mıyız?


Aslında Arda aynı Arda fakat bu kadar vasat görünmesinin altında yatan bazı nedenler var. Bu nedenleri kendi düşüncelerimle sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bana Ülkemizde altyapılardan yetişmiş ve dünya çapında isim yapmış kaç tane dünya yıldızı sayabilirsiniz. Evet bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar az. Altyapılardan oyuncu yetiştirmek ve dünya yıldızı yapabilmek ülkemizin en büyük kanayan yarasıdır. Ülkemizde altyapı denince aklıma gelenler ise şöyle. On iki amatör takımın tek sahada antrenman yaptığı , soyunma odalarında kırık camları olan, duşlarından su akmayan yerlerdir ilk aklıma gelenler. Bayrampaşa Altın Tepsi ’den Galatasaray’a oradan da İspanya’nın Atletico Madrid takımına giden, anlattığım altyapı zorlukları içinden çıkarıp yetiştirdiğimiz kişi Ardadır. Burada müthiş bir üç sezon geçirdikten sonra Barcelona’ya transfer olup hayallerini gerçekleştirdi. Arda’nın çocukluktan buyana Barcelona’da oynama hayalleri vardı. Bunu da gerçekleştirmiş oldu. Böylelikle, altyapılardan bin bir zorlukla yetiştirdiğimiz bir futbolcumuz dünya çapında adını tarihe yazdırdı.
(Bknz. Arda TURAN biyografi; http://www.biyografi.info/kisi/arda-turan)


Ülkemizde dünya yıldızlarının kolay yetişmediğini söylemiştik. Son oynanan hazırlık maçı ve ondan önceki maçlarda Arda’nın hantal ve eskisi gibi teknik olmadığını gözlemledik. Şimdi vasat görünmesinin altında yatan sebepleri kendimce özetlemeye başlıyorum.


Arda bence bir geçiş sürecinde. Hayallerini süsleyen Barcelona takımına transfer olduğunda hayalleri İle gerçekler arasında farklar olduğunu gördü.
Türkiye’de topun önünde geçen idmanlardan sonra, İspanya’da topun arkasında geçen idmanlara ayak uydurmaya çalıştı, başardı. Barcelona’ da ise bu idmanlar zirve yaptı. Hantallığı ve teknik düşüşünün sebebi, alışkanlıklarının değişmesiydi. Türk Futbolu Fiziğe dayalı topu kovalayan bir antrenman programı içerir. Ayrıca Türk futbol antrenmalarında kaytarmak işin doğasında vardır. Üst düzey takımlarda ise kaytaramazsınız. Antrenmandan kaçamazsınız. Birde gittiğiniz yerde antrenman programları alıştığınız programların tam tersi ise zorluk yaşarsınız. İspanyada antrenman programları ise ülkemizdekinin tam tersi idi. Arda asla pes etmedi. Barcelona’da olmak hayallerinin takımında olmak alışkanlıklarını değiştirmeye itti. Zorluklar yaşadı. Uyum sağlamaya çalıştı. Tembelliğinin ve teknik düşüşünün sebebi belki de hiç bu kadar üst düzey bir antrenman yapmaması ve kaytaramaması neden olabilir miydi Bana göre evet. Ya sizce?


İlk on bir oyunculuğundan Yedek kulübesinde oturmaya başlaması uzun zaman doksan dakika oynayamayan bir konuma gelmesi aklıma gelen diğer nedenlerdi. İster istemez performansı etkilendi. Mental olarak etkilendi. Maç eksikliği yönünden etkilendi. Oynamayan ve katkı sağlayamayan bir Arda olarak görünmeye başladı belki de öyle hissetti.


Oysaki Atletico Madrid’de Galatasaray’da Milli Takımın son Avrupa Şampiyonasında harikalar yaratan bir Arda. Şimdi ise tembel ve teknik düşüşte görünen bir Arda.
Avrupa Şampiyonasında takıma katkısı eskisi gibi olur mu dedirten bu son performansı düzelecek mi? Tabi İspanya basını ile bazen acımasız eleştiriler yapan Türk basınını da unutmamak gerekir. Maça çıktığında futbol bilgisi olmayanlar ve hunharca bağırıp küfür eden taraftarları da.
İşte benim sıralayabileceğim nedenler bunlardı. Haksız mıyım?

 

Sevgili futbolseverler Milli takımın kaptanı Barcelona’nın oyuncusu dünya yıldızımız Arda’dan bahsediyoruz. Şimdi onun desteğe ve morale ihtiyacı var. Eminim benim gördüklerimi gören ve iyimser olmayan binlerce taraftar vardır. Bu yazıyı yazmamdaki en büyük nedenlerden diğeri ise ona bu moral motivasyonu sağlayabilmekti. Şimdi destek vaktidir. Kötü olanı görmeme vaktidir. “Sen yaparsın” deme vaktidir. Ülkemizde alt yapılardan bir dünya yıldızı kolay mı yetişiyor ki onu kolayca harcatalım. Onu İspanya basınına malzeme yaptıralım. Hatta onun için “Gitmek isterse ısrar etmeyiz” açıklamaları bile yapılmıştı. İnatçıdır. Çalışkandır. Zekidir. Asla pes etmez dedirtelim. Şampiyonaya günler kala takımımız için en büyük katkıyı sağlayacak duruma getirelim.


Katalonya’da hem Türk hem Müslüman olmak; inançlarını yaşayabilmenin çok zor olduğunu düşünüyorum.
İşte Arda bu yüzden Katalonya’da fazla istenmiyor. Basın ile taraftar üstüne geldikçe mahalle baskısı ile oynatılmıyor. Sürekli olumsuz eleştirilere maruz kalıyor. Madrid bir nevi daha keyifli ve anlayışlıydı. Ama kendine has tutumu olan bu bölge çok katı ve kuralcıdır. Oynamayan bir Arda biraz tozlanmış olsa da bu Milli değerimizi sahipsiz bırakmamalıyız. Eski günlerine kavuşması için ne gerekiyorsa yapmalıyız.

 

Başarılarının katlanması için destek olmalıyız.

 

Özellikle de Türk basınından hassas davranışlar ve yaklaşımlar bekliyorum. Eleştiri insanın gelişimi için en önemli eğitimdir. Doğru eleştiri yerini bulur merak etmeyin.

 

Arda TURAN bizim milli değerimizdir. Milli takımın kaptanıdır. Barcelona oyuncusudur. Ülkemizde çok değerli birisidir. Kısaca Arda TURAN bizdir. Şimdi bir olma zamanı şimdi Arda’ya ve Ardalara sahip çıkma zamanı. O da bizim bu söylediklerimizi duyacak ve üzerinde ki hafif tozları atacaktır. 

“Vurduğun Gol olsun Arda” “ Vurduğun gol olsun Türkiye”.

 


Benzer Yazılar

  • Masa başında çalışanlara öneriler!

    Masa başında çalışanlara öneriler!

    Günümüzde masa başında çalışan ve bilgisayar kullanan herkeste sırt ağrısı, duruş bozukluğu, bel/boyun fıtığı veya omurga rahatsızlığı mevcut.
  • Uzun bir aradan sonra Ekstra Futbol ile karşınızdayız!

    Uzun bir aradan sonra Ekstra Futbol ile karşınızdayız!

    Futbol severlerle uzun bir aradan sonra her hafta Pazartesi günü saat 21'de TGRT Euro ekranlarında Extra Futbol ile birlikte olacağız. Spor camiasının değerli isimlerini ağırlayacak, gündemi tartışacak ve sorularınızı alacağız! 
  • Ah Beşiktaş vah Beşiktaş!

    Ah Beşiktaş vah Beşiktaş!

    Bir zamanlar bir mahallede zayıf, çelimsiz kendi halinde bir çocuk yaşarmış. Bu çocuk oturduğu evin penceresinden sokakta oyun oynayan çocukları seyredermiş.
  • Fonksiyonel antrenman nedir ve ne işe yarar?

    Fonksiyonel antrenman nedir ve ne işe yarar?

    Fonksiyonel antremanlar spor yapanların tüm vüdunu çalıştırılması açısından çok önemlidir. Fonksiyonel sporu yaparken sporcunun dikkat etmesi gereken detaylar vardır. peki fonksiyonel spor nedir nasıl yapılır? Sırasıyla fonksiyon nedir ile başlayarak…
  • Kışın kilo vermenin 10 yolu

    Kışın kilo vermenin 10 yolu

    Kışın kilo vermek çok zordur. Kışın hareketsizlikten, fiziksel aktivitelerin kısıtlanmasından ve sıklaşan ev ziyaretlerinden kilolar da artar. Kış aylarında aldığımız kilolar ortalama 0,5- 1 kg arasında değişiklik gösterir. Liv Hospital’dan…

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler