DOLAR 8,3367
EURO 10,1335
ALTIN 498,98
BIST 1.451
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
24°C
Parçalı Bulutlu
Sal 24°C
Çar 26°C
Per 24°C
Cum 20°C



Stres, geleceği kontrol altına alma isteğinden kaynaklanıyor

Değerli Okuyucular,

Geleceği planlamakla geleceği kontrol altına almak arasında büyük fark var.

Uzun yıllardır iş dünyasında ve alanında dünya lideri firmalarda çalışınca en çok gelişen kaslarımdan biri geleceği planlama kası oldu. Finansal planlarımız gelecek için kurguladığımız hikayemiz üzerine kurulu. Geleceği planlamakta sorun yok. Hatta elzem. Yaşamda da öyle, kendinize bir vizyon belirlerseniz ilerliyor, gelişiyorsunuz.

Ancak sorun, gelecek planlarını tam da planladığınız gibi “oldurmaya” çalıştığınız noktada başlıyor. Her şey planladığınız gibi gitsin istiyorsunuz. Yani geleceği kontrol altına almaya çalışıyorsunuz.

İşte bu noktada stres başlıyor.

Zira gelecek, sizin planlarınızda olmayan sürprizleri illa ki getiriyor.

Hiçbir yıl hatırlamıyorum ki çalıştığım kurumda yaptığımız iş planı aynen planladığımız gibi gerçekleşsin. Her yıl planda olmayan yeni bir “şey” veya “şeyler” çıktı karşımıza.

Bir sabah uyanıyoruz, ürünlerimizin fiyatlarına devlet tarafından tavan fiyat konmuş. Bir gün uyanıyoruz, TL dolar karşısında erimiş gitmiş. Veya bir gün uyanıyoruz, ülke deprem felaketiyle yerle bir vaziyette.

Tüm bunları planlarımızı yaparken ön görebilir miydik?

Çok zor.

Uluslararası muhasebe standartlarında “karşılık ayırmak” diye bir uygulama var, Türk muhasebe standartlarında olmayan. Ben çok severim “karşılık ayırma” konseptini. O da şu; finansal planlamanı yaparken ileride karşına çıkabilecek olası masrafları da planında dikkate al ve bu masraflara şimdiden olmuş gibi muamele yap ve kayda al. Oldukça ihtiyatlı, finansal tablolarınızı yağmurlu günlere hazır hale getiren bir uygulama. Böylece gelecekte bu masraf oluştuğunda “eyvah, karlılığımızda hesapta olmayan bir düşüş oluştu!” stresine girmenize gerek kalmıyor. Zira bu masrafı zaten evvelden planlayıp kayıtlarınıza almıştınız.

Bu muhasebe uygulamasından yola çıkarak yaşamda da stres seviyenizi azaltmak için, geleceği kontrol altına almaya çalışmak ve illa ki sizin planladığınız şekilde oldurmaya çalışmak yerine olası plan dışı durumlar için “karşılık ayırmanız” iyi olur düşüncesindeyim.

Yaşama karşı nasıl karşılık ayırabilirsiniz?

Birikim yaparak.

Kendinize yatırım yaparak.

Sağlığınızı koruyarak.

Kişisel ve mesleki gelişiminizi önemseyerek.

İlişkilerinizi geliştirerek.

Geleceğiniz planladığınız gibi gerçekleşmeyebilir. Ancak yukarıdaki örneklerde sıraladığım “karşılıkları ayırdığınızda”, gelecek nasıl gelirse gelsin onu hazır karşılayacağınıza eminim.

“Değişiklikle baş edemeyen bir plan kötü bir plandır.” Publilius Syrus

Sağlıcakla,

[İleti kısaltıldı] Tüm iletiyi görüntüle

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.