DOLAR 8,3221
EURO 10,1263
ALTIN 499,62
BIST 1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
24°C
Parçalı Bulutlu
Sal 24°C
Çar 26°C
Per 24°C
Cum 20°C



Geleceği yazmak

28.04.2021
32
A+
A-

Geçti gerçi ama yine de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun. Salgın nedeniyle 2 senedir Milli bayramlarımızı da kutlayamaz olduk. Önceki yıllarda il ve ilçelerde okulların bando takımları, şiir koroları, konuşmalar, tiyatro, halk oyunları ve çeşitli şölenler eşliğinde şehir stadyumunda kutladığı, büyük şehirlerde okulların kendi çapında tören düzenlediği ve herkesin biraraya geldiği 23 Nisan bayramı da payına düşeni aldı ve dijital dünyaya yansıdı.

Kabul etsek de etmesek de hayatımızı dijital ortamda sürdürmeye başladık. Alışverişi, banka işlemlerini, toplantılarımızı, eğitimlerimizi, çalışma hayatımızı dijital ortama taşıdık. Ne kadar başarılıyız, ne kadarı işimizi görüyor veya ileriye gidiyor tartışılır. Çünkü salgın nedeniyle ani şekilde internet ortamına geçiş oldu, adaptasyonu sağlamada çoğu kişi zorluk çekti ve çekiyor. Ancak hayat ve koşullar aynı kalmanın mümkün olmadığını, değişimin her zaman, her alanda şart olduğunu bize gösteriyor. Özellikle de eğitim alanında.

Salgın nedeniyle 2 senedir okullar kapalı. Tüm öğrenciler zorunlu olarak eğitime devam ediyor. İşin doğrusu şu ki, salgının ne olduğu, önemi ve tehlikesi konusunda ilköğretimdeki çocuklar farkına varmaz. Okulların kapanması onlar için daha ziyade tatil ve eğlence demektir. İnternet ortamı ise oyun, film izleme ve arkadaşlarıyla konuşma anlamına gelir.

İlköğretimde okuyan çocukların derse konsantre olması veya katılımları okul ortamında diğer öğrencilerle ve öğretmenle bir araya gelmeleriyle sağlanır. Okul ortamı çocukları eğlendirirken, disipline sokar, olgunlaşmasını sağlar. Çocuklar öğrenmenin ve eğitimin ciddiyetini bu şekilde kavrayabilir. Çocukların dünyasında okul dışındaki ortamlar rahatlama, oyun, eğlence ve dinlenme alanıdır. Ancak salgın nedeniyle yaz boz tahtasına dönen hayatlarımız okulları da etkiledi. Eğitim hayatı apar topar internet ortamına alındı. İnternet ortamında çocukların dersi dinlemesi, adapte olması, öğretmenin hakimiyet kurması oldukça zor. Öğretmenin hem teknolojiye hakim olması, ders vereceği uygun ortamı oluşturması, hem çocukları ekrana ve derse çekebilmesi gerekiyor. Çocuklar içinse durum daha zor, çünkü internet erişimi olabilen var, olamayan var. Olanlar için evde derse ciddi katılım sağlanacak ortamın olması gerekiyor. Bu konuda da ailelere iş düşüyor. Çalışan anneler için de çocuğun evden derse katılması durumu ayrı bir konu. Evden çalışmaya başlayanlar için çok fazla sorun olmasa da ofise gitmek zorunda olanlar için çocuğu evde bırakmak için planlamalara gidilmesine neden oluyor. Bunlar çocukların disiplini açısından değişik etkenlere sahip.

2020 yılı eğitim açısından ne kadar başarılı oldu dersiniz. Bu sene de açıldı açılmadı derken ne kadar başarı elde edilecek. Hem öğretmenler, hem veliler, hem de öğrenciler için gerçekten zor bir süreç yaşanıyor. Çocuklar internet üzerinden derslere yönelik “dinle geç” modunda olabiliyor. Verilen ödevler neyse onu yapıyor ve muhtemelen fazlasına yönelmiyor. Hangi konuya ne kadar hakim olabiliyor veya öğreniyor. Farkında mıyız bilemem ama hem hayatımızdan hem de geleceğimizden 2 sene boşa gidiyor. O nedenle bu süreci aslında fırsat bilip çocuklarla hem daha iyi zaman geçirmek hem de onların eğitimleri açısından dijital dünyada alternatifleri değerlendirmek gerekiyor.

Çocuklar, dersleriyle ilgili araştırmalara yönlendirilebilir. İnternette düzenlenen yarışma ve etkinliklere katılım sağlanabilir. Her gün yarım saat bile olsa birlikte kitap okumaya zaman ayrılabilir. Enstrümana, müziğe ilgisi varsa veya dansa internet üzerinden eğitimlere katılabilir. Birlikte yemek yapılabilir. Hatta gerekiyorsa ev içinde saklambaç veya kovalamaca da oynanabilir. Çünkü çocukların enerjilerini bir şekilde atmaya ihtiyaçları var, okulların kapanması bir çoğu için eve kapanmak oldu.

Süreç hepimizi, önümüzü görmekte zorlandığımız değişik bir döngüye soktu. Yoğun şekilde yapılan çalışmalar hayatımızın normale dönmesi için. Umarım en kısa sürede sonuç alırız, ancak şu zaman zarfında önceliğimiz geleceğimizin yapıtaşları olan çocukların eğitim ve öğretimlerini sağlıklı sürdürebilmeleri olmalıdır. Onlar için kaybedecek zaman yok. Çünkü geleceğimizi onlarla yazıyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.