Bilinçaltı Dönüşüm Terapist ve Eğitmeni / Aslıhan Uysal

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Bilinçaltımızdaki inançları nasıl değiştiririz?

Bir konuyu çok fazla düşünüp enerji yükledikçe kemikleşir ve beynimizde iki nöronu sıkı bir şekilde birbirine bağlar.

Bu şekilde sıkıca bağlanan nöronlar güçlenir yani kas yapar,aslında kemikleşmiş inançlarımız bu şekilde oluşurlar…

İsteklerimiz ya da dileklerimiz bir türlü gerçekleşmiyorsa ,bunun anlamı ikinci bir inanç oluşturduğumuz ve bu, birinci inancımızdan daha güçlü çalışmakta demektir.İkinci oluşturduğumuz bu inanç,dileğimizden daha güçlü çalışmakta demektir.

Örnek verecek olursak kişinin ilişki ya da evlenme gibi bir dileği varsa ve bir türlü olmuyorsa bu inancını devre dışı bırakan ve olumsuz olan başka bir inancı daha vardır.

Bir dilek ya da istek cümlesi oluşturabilir günde on dakika bunu tekrarlayarak o isteğimize enerji yükleyebiliriz, ama kalan süre zarfında ne düşündüğümüz de çok önemlidir. Kalan süre zarfında diğer inancımızı destekleyen olumsuz düşünce ve duygulara girdiğimizde o ayırdığımız on dakikanın fazla gücü kalmayacaktır; çünkü altta yatan inanç çok daha sıklıkla düşünüldüğü için titreşim alanımıza ağırlıklı olarak o hakim olacaktır.

Hatta bazen dileğimizin gerçekleşmesine çok azbir süre kaldığı halde bir türlü olmaz.Kişi aslında çok istemektedir ya da öyle gözükmektedir, ama içten içe o isteğinin gerçekleşeceğine yeterince inanmamakta ya da kabul edememektedir ya da hazır değildir…

Şimdi kendi  içinize bir bakın, tam istediğimiz gibi mi yaşıyorsunuz, yoksa  memnun olmadığınız şeyler var mı? Eğer varsa o durumu yaratan inançlarınızı sorgulayın. Bilin ki hayatınızın memnun olmadığınız o noktasında güçlü bir inancınız çalışmaya ve kendi gerçekliğini yaratmaya devam etmektedir.

İşin en ilginç taraflarından birisi de bu inançların büyük bir kısmı bize ait değildir. Çoğunlukla anne babamızın, yakın çevremizin, kardeşlerimizin , öğretmenlerimizin,ya da arkadaşlarımızın inancıdır.

Bu inançlar daha çok erken yaşlarda yani çocukluğumuz da biz daha neyin iyi, neyin doğru  olduğunu  bilmediğimiz zamanlarda atılmış olduğu içindir ki sorgusuz sualsiz kabul edilmiştir.

Derinlerde kemikleşmiş inanç kalıplarını her kimden almış olursak olalım bunları dönüştürebiliriz, değiştirebiliriz demiyorum yaşanılan olay aynen yaşanmış olarak elbette ki kalır, ancak bizim o duruma yüklediğimiz anlam yani duygular değişecektir.

Derinlere yer etmiş inançları bulmak için basit bir yöntem uygulayabiliriz…

Bir defter ya da ajandanın ilk sayfasına kendinize dair tüm inançlarınızı yazın.

 Örneğin; “Kişisel özelliklerim” başlığı altında;

Ben başarısızım

Ben yeterince iyi değilim

Ben hiçbir işe yaramam

Ben bencilim

Ben fedakarım

Ben duygusalım

Ben şanssızım

Ben cimriyim

Ben cömerdim

Ben tembelim

Ben korkağım

Ben sevgisizim

Ben ……………………

Bu listeyi hemen her konuya dair inançlarınızı yazarak olabildiğince uzatabilirsiniz. Karakter özelliklerinizden başlayıp paraya, sağlığa, arkadaşlığa,aşka,ilişkilere,erkeklere/kadınlara,evliliğe,sekse,sevgiye,dine,hayata işinize dair tüm inançlarınızı ayrı ayrı sayfalara başlıklar atarak alt alta yazın.

Bir diğer başlığınız “ İlişkiye dair inançlarım“ olabilir.

Ben sevilmeyi hak etmiyorum

Ben her daim sevilirim

Ne kadar şanşlı benimle birlikte

Ne kadar şanşlıyım onunla birlikteyim

Sevilmem için verici olmam gerekiyor

İlişkim de karşı tarafı kızdırmamam gerekiyor

Duygularımı açıkça ifade edersem benden vazgeçebilir

Onun yanında tutulup kalıyorum

Onun yanında beş yaşındaki çocuk gibi oluyorum

Kendimi ifade edemiyorum

İlişkilerim başladığı gibi bitiyor

Sonra tek tek her biri üzerinde düşünün…

Bu inançlardan hangileri size ait

Özellikle “ Ben tembelim” ya da “korkağım” gibi direk kendi kişiliğinize dair inançlarınız sizin sınırlarınızı belirler. Bu cümleler kendinizi nasıl gördüğünüzü açıklar ve bu nedenle özellikle önemlidir, çünkü sizin kimliğinizi oluşturur.

Tüm inançlarınızı çıkarttıktan sonra bütün olarak sizi yöneten  inançlarınızı görüyor olacaksınız. Bu inançlarınız titreşim alanınızı tutan ve gün içinde sizden sürekli yayılan düşünce dalgalarıdır, çünkü gün içinde sürekli bunları düşünür ya da çevrenize sürekli sözlü olarak ifade edersiniz. Alanınıza mühürlersiniz…

İlk olarak size hizmet etmeyen düşüncelerinizi seçin.listenizde “Ben sevilmeyi hak ediyorum”  inancınız varsa ve bunu  size olumsuz bir etkisi yoksa o cümle orada kalsın; ama hemen ardında “Ben değersizim” inancınız varsa bu hayrınıza hizmet etmiyor demektir.

Değiştirmek istediğiniz olumsuz inançlarınızı kırmızı bir kalemle çember içine alın ve inancınızın köküne inmeye çalışın.

Aynı örnekten hareketle ““Ben değersizim” inancınız ilk nerede oluştu ?

Anne ya da babanızdan mı ,okul zamanlarınızdan mı edindiniz,bir ilişkide mi ilk bu duyguyu alenen hissettiniz acaba?

Değersiz hissettiğiniz bir olayı net olarak anımsıyormusunuz*

Olumlu bir inancı tekrar ederek yer ettirmeye nazaran olumsuz bir inancın asıl kaynağını orada bulup dönüştürebilirsiniz .

Sakin bir ortamda oturup bu sorulara odaklandığınızda,göreceksiniz ki aklınıza tahmin ettiğinizden çok daha fazla resim gelecektir.

Gözleriniz kapalı iken, her şeyin ilk olarak nerede başladığını tekrar tekrar düşünün. Bu inancınızı onaylayan anılarınız belki çok çok eskilerde hatta çocukluğunuzda kalmıştır, ancak bilinçaltınız hala o inançlarla çalışmaktadır.

Değersiz,muhtaç, başarısız,tembel, bencil, yetersiz olduğunuza dair inançlarınızı tek tek bu şekilde sorgulayın. ilk ne zaman ,nerede, kim tarafından söylendiğini düşünün.

Aklınıza ilk gelen görüntü, isim ve yere dikkat edin doğrudur. Bunu fark ettiğiniz anda size ait olmayan, ancak kendinizin zannederek benimseyip hayatınıza dahil ettiğiniz bu kalıplar kökten bilinçli olarak değişmeye başlayacaktır.

Bilinç seviyesinde artık kendinizin olmayan kalıpları daha doğrusu başkasının düşüncelerini yıllarca yük olarak taşımaktan vazgeçip farklı bir düşünce, davranış ve titreşim aralığına geçeceksiniz.

Kendinize artık farklı bir gözle bakmanın zamanının geldiğini içsel gücünüz  size  gösterdikçe, doğru diye düşündüklerinizden artık emin olamayacağınız için bu inançlarınızdan uzaklaşmaya başlayacaksınız. Buda bilinçaltı seviyesinde evrene gönderdiğiniz negatif inançlarınızın gücünü azaltacaktır.

“Değersizlik”örneğimize geri dönecek olursak; bu inancınızın içi tüm bu süreçte boşalıyor olduğundan gücü zayıflayacaktır. Yani bundan sonra ne kendinizi , ne de başkalarını buna inandırmak zorunda değilsiniz.

Zaten artık “değersizlik”frekansından yayın yapmadığınız için size bunu hissettirecek olan kişilerde alanınızdan çıkıyor olacak.

Yeri boşalan inancımızı (evren boşluğu sevmez)yeni bir inanç cümlesi ile doldurmamız gerecektir.

“Artık negatif düşüncelerin bana ait olmadığını biliyor ve beni destekleyecek yeni inançları kabul etmeyi seçiyorum. Ben değerliyim ,kendi değerimi biliyorum ve bana değer veren kişileri,ortamları hayatıma çekiyorum”

Bu cümleyi bir kez tekrarladıktan sonra kısaltın.

“Ben değerliyim, kendi değerimi biliyor, ve hayatıma bana değer veren kişileri çekiyorum.”

Eğer bu cümleyi üç gün inançlı bir şekilde tekrarlarsak gittikçe daha çok kabulleniriz. Eski inancımızın direnci içimizde kırılmaya başlayacak ve titreşim olarak yeni inancımızı yaymaya başlayacağız.

Yüksek sesle söylemek inancımızı içimizde kökleştirmek gibidir. Her tekrarımızda biraz daha derine giden bir kök düşünün sağlam bir kök…

Eski inancınız direncini kaybetse de zaman zaman yüzeye çıkacaktır. Endişe etmeyin sadece onu görün, enerji verip beslemeyin, kaçmadan, direnç göstermeden onun varlığını kabul edin…

Farkındalığınıza getirdiğiniz her negatif düşünce dağılmaya mahkumdur.  Onun eski inancınız olduğunu fark edin, varlığına direnmeyin ve sonra yeni inancınızı bir kez daha tekrarlayın.

İstikrarlı olursanız bir zaman sonra eski inancınızın kaybolduğunu fark edeceksiniz.

Bu çalışmayı hayatınızı ciddi şekilde yönlendirdiğine inandığınız ,en kuvvetli olumsuz inancınızla başlayın.

Her yeni inancınız sizi biraz daha güçlendirir ve de özgürleştirir.Yeni inancınızı birkaç kez yüksek sesle söyleyin .İçinizde Onun gücünü ne kadar çok hissederseniz istediğiniz titreşim alanını o kadar çabuk oluşturursunuz.

Mucize olarak tabir ettiğimiz şeyler titreşim alanımızı değiştirdiğimiz anda gerçekleşir.

Üstelik bu çevremizdeki kişilerinde titreşim alanını etkileyeceği için onların davranışları da olumlu yönde değişecektir.

ASLIHAN UYSAL….

BİLİNÇALTI DÖNÜŞÜM TERAPİST VE EĞİTMENİ

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler