DOLAR 8,7155
EURO 10,4028
ALTIN 498,04
BIST 1.414
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Gök Gürültülü
İstanbul
24°C
Gök Gürültülü
Cum 26°C
Cts 27°C
Paz 26°C
Pts 26°C



Şaduman Karaca ile bitki gezileri

Şaduman Karaca
Doğal Tıp Uzmanı (Fitoterapist/Homeopat)
10.06.2021
256
A+
A-

Bitki gezileri Türkiye’de benim için 2008 yılında başlayan bir serüven. O sıralar hâlâ Almanya’da yaşamama rağmen talep üzerine Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bitki gezileri sunmaya başladım. Almanya’da ise bu gezilere daha önceki yıllarda başlamıştım.
Berlin’de uzun soluklu fitoterapi eğitimlerim sırasında, bitkileri tanımak için sadece Botanik Parklara gitmiyorduk. Orada zaten bitkilerin isimleri yazılıydı. Hocalarımızın önerisi üzerine kentin peyzaj parklarından başlayarak, mezarlıklarda ve kent çevresindeki doğal koruma alanlarında bitki gelişim evrelerini gözlemlemeye çalıştım yıllarca.

Berlin’deki yaşadığım evden yürüme mesafesindeki iki halk parkını, bir mezarlığı ve bir kanal şeridini yıllarca gözlemleyerek her bitkinin koordinatını ve çiçek açma-tohum verme dönemini adeta ezberlemiştim. On yılı aşkındır Berlin’de yaşamıyor olmama rağmen, hâlâ hangi parkın hangi noktasında dişbudak, kızılcık, kuşburnu, güz çiğdemi, süsen, veba otu, mazı, ıhlamur, kestane hatta mührüsüleyman olduğunu tarif edebilirim.

Fitoterapi nedir ve nasıl uygulanmalı? için TIKLAYINIZ!

Arkadaşlarla parkta yürüyüş yaparken gayri ihtiyari bitki isimlerini mırıldandıkça, benden gerçek bitki gezileri talep etmişlerdi. Berlin’deki bitki gezilerim bu şekilde başlamıştı. Türkiye’de ise bitki gezisi yapmak hiç planda yoktu. Ancak 2004 yılı itibarıyla, dijital kameram ile Türkiye’de bitki fotoğraflamaya başladım ve Türkiye’nin birçok bölgesinde bitkileri tanıma, tespit ve kayıt amaçlı yaptığım bitki araştırmaları yukarıda da belirttiğim gibi bu gezilere zemin hazırladı.

En uzun ve yoğun çalıştığım bölgeler Doğu Karadeniz, Artvin, Ardahan ve Kars civarıydı. Bu bölgelerin bitkilerini, bölgenin diğer kültürel değerleriyle tanıtmak, artık gelenekselleşen uzunca bir bitki gezisine dönüştü. Diğer bölgelerde en kısa birkaç saat veya tam gün olmak üzere kent ve kırsalda bitki gezileri yapıyorum. Yeni bölgelerin bazılarında gezi öncesinde etüt çalışması yapmam gerekebiliyor, ama çoğu bölgede artık doğrudan da bitki örtüsünü tanıtabiliyorum.

Bu gezilerde katılımcılar yenebilir otları ve şifalı bitkileri tanımak istiyorlardı ve bu gezilere talep, genelde kırsaldan ve tatil bölgelerinden geliyordu. 2013 yılında, Taksim Gezi Parkı protestolarının sonrasında kentlerdeki parklarda hangi ağaçların veya otsu bitkilerin yetiştiği merak edilmeye başlandı.

Bitki gezilerini artık her bölgede, il ve ilçelerde yapar oldum; insanların evinden sokağa çıkınca karşılaştıkları bitkilerden, yürüyüşlerini yaptıkları kent parklarından, kaç kuşaktır yaşanan çiftlikte yetişen otlardan en ulaşılması zor dağlık bölgelere kadar Türkiye’nin çoğu bölgesinde çok sayıda bitki gezisi yaptım.

 

Bitki gezilerini talep eden kişi, grup veya kurumun benden belirli bir beklentisi oluyor; lakin bitkileri tanıtmanın ötesinde her gezide aktardığım genel konulara ek olarak gezi rotasına özgü bir içerik oluşuyor. Son bitki gezilerinin ikisinden örnek verecek olursam; bunlardan birinde yerleşim bölgesinde ve tarım yapılan bölgedeki bitki örtüsünü karşılaştırırken, ikinci gezide ise aynı bölgenin sahil şeridinde bir dağın güney yamacındaki bitkilerle kuzey yüzünde yetişen bitkileri tanımak şeklinde olmuştu.

Tüm bitki gezilerinde şu konular hakkında farkındalık oluşturmaya çaba gösteriyorum. Sıralayacağım başlıklardan bazıları bitkileri tanıtmaktan bir adım öne çıkıyor benim için diyebilirim. Doğayı korumanın önemi, doğayı tahrip etmenin sonuçları, doğadan bitki toplayıcılığının sakıncaları, doğal yaşamdaki fenolojik bağlantılar gibi konularda özellikle farkındalık yaratmaya çalışıyorum.

Bunların dışında toplayıcılığa uygun bitkilerin hasat kuralları, kırsalda yaşam ve bitki bağlantıları, doğal yetişen bitkilerin tanıtımı ve yürüyüş rotasının bitki örtüsüne göre şekillenen konulardır. Ayrıca talebe göre tematik geziler de gerçekleştiriyorum: yenebilir otlar, kadın bitkileri, sahil bitkileri gibi.

Bitki gezilerim kesinlikle botanik gezi karakteri taşımıyor, çünkü ben botanikçi değilim. Ancak bazı bitkilerin botanik isimlerini konu ile bağlantısı var ise veriyorum, onun dışında bitkileri daha ziyade genel olarak tanıtıyorum; yenebilir mi, tıbbi mi, zehirli mi, yetiştirmeye uygun mu, endemik mi veya başka özellikleriyle. https://www.saglik.org.tr/makale-haber/fitoterapi-nedir-ne-zaman-tercih-edilir

Bitkileri ve doğayı seven herkes bu gezilere katılabilir. Gezinin odak noktaları katılımcılardan gezi başlamadan önce aldığım beklenti ve onların bitkiler konusundaki getirdikleri birikim ile şekilleniyor. Geziye katılan çocukların merakları veya ilgisizliklerini bile gezi içeriğine dâhil ederek geziyi katılanların arzularına, bilgi alma durumlarına göre şekillendiriyorum.

Yürüme rotasını yine katılımcıların doğada yürüme durumuna göre belirliyorum veya gezi öncesinde nasıl bir rota olacağının uyarısını yapıyorum. En son gezimizde olduğu gibi bazen de çok özel bir misyonumuz oluyor. Örneğin son gezimizin bölgesinde JES yapılması planlandığı için benden bölgedeki insan ve hayvan sağlığında önem taşıyan bitkilerin tanıtımı ve envanteri istenmişti. Bu geziyi talebe uygun şekillendirdik ve gezi sonucunda da bir bitki envanteri oluştu.

Gezilerin ücretlendirilmesi ise oldukça farklılık gösteriyor. Kent parkı gezilerini genelde ücretsiz yapıyorum daha çok insanın katılabilmesi amacıyla. Kendi maliyetim olmadığı zamanlar da ücret almayabiliyorum. Ama özel olarak düzenlenen gezilerde belli bir ücretlendirme yapıyoruz. Son dönemlerde 50-100 TL arasında armağan ekonomisi uygulaması yapıyoruz.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.