DOLAR 9,2620
EURO 10,7921
ALTIN 526,44
BIST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
19°C
Sağanak Yağışlı
Paz 17°C
Pts 17°C
Sal 18°C
Çar 18°C

Kişisel markalaşma ve logo hikâyesi 1

Haziran 2020’den buyana ekonomidoktorunuz.com ‘da çeşitli konularda yazıyorum. Yazmak, düşündüklerimi ifade etmek ve başkalarına ilham olmak belki de benim en önemli misyon diye düşünüyorum.

Bunu içimden gelen paylaşma isteği ve tutkusu ile yapıyorum.

Bu yazımda kendi logo oluşturma hikâyemi anlatarak, kişisel markalaşma ve öneminden bahsetmek istiyorum.

Ben Burcu Topcu Ekelik; uzun yıllar finans sektöründe kredi tahsis, KOBİ ve Ticari Bankacılık alanında uzman ve yöneticilik yaptıktan sonra kendi kariyer haritamda farklı bir yol çizmeye karar verdim.

 

Toplamda 17 yıllık kurumsal bir geçmişe sahip olup bu süreci sol beyin ile yönettikten sonra, kariyer haritama, önce yine sol beyin ile devam edip, sigorta, gayrimenkul değerleme uzmanlığı, muhasebe, finans gibi alanlara yönelerek oluşturmaya çalıştım. Fakat öyle bir şey vardı ki içimde tarif edemediğim, bana hep bir şeylerin eksik olduğu hissi veriyordu.

 

Denemeler ve çok kadim öğretiler ile gelişim alanımı sağ beyin olarak keşfettim. Bu tarafı geliştirmek için okumaya, araştırmaya başladım. İçimde durdurulamaz bir öğrenme sevgisi büyümeye başladı. Tıpkı bir gülün ilk tomurcuk olması ve giderek çok güzel, büyüleyici güzellikte açması gibiydi benim için bu süreç. Gülün her bir katmanında kendi öğrenmelerimi gördüm ve şükrettim. Bu süreçte en büyük destekçim aldığım profesyonel koçluk eğitimi oldu. Kişisel gelişim merakı ile başlayan bu süreç benim için mesleğe dönüşmeye başladı.

 

Meslek olarak bunu nasıl yaparım?

 

Ülkemizde nasıl yapılıyor?

 

Ben kendimi nasıl ifade edebilirim?

Bu ve bunun gibi birçok sorular sorarken kendime, fark etmeden bir oluşumun içine girdiğimi anladım.

Üniversite eğitimimi Satış Yönetimi / Pazarlama ve İşletme üzerine almış ve yıllarca girişimciler ile çalışmış olmanın verdiği bir tecrübe ile kendi işletmemi oluşturmanın zamanının geldiğini anladım.

 

Çalışmalara ilk olarak neden ben? Sorusu ile başladım.

  1. Adım: Neden Ben?

Pazarda yeni olan ben, hangi özelliğim ve uzmanlığım ile bir yer edinecektim?

Hitap edeceğim müşteri kitlesi kimdi?

Ben onlara neden ben sorusunun karşılığını nasıl verecektim?

Bu sorular ile kimliğimi tanımaya ve yavaş yavaş oluşturmaya başlamıştım.

 

  1. Adım: Nasıl Yapacağım?

Kimliğim oluştuktan sonra insanların beni tanıması için bir isme ve görsele ihtiyacım olduğunu anladım.

Kişisel olarak kendi markamı yaratacak ve bu pazarda bir ismim, beni anlatan bir görselim olacaktı.

Bu çalışmaları yaparken, önce kendime koçluk yaptım. Uzman koçlardan koçluk ve mentörlük desteği aldım.

 

  1. Adım: Yola Çıkma ve Sürdürebilir Motivasyon ile Yolda Yürüme

Birçok girişimci yola çıkmayı o ilk adımları zor görür. Oysa en zor olanı yolda kararlılık ile devam etmek ve motivasyonu sürekli yüksek tutmaktır. Bu konuda ayrı bir yazı daha yazacağım J

 

Bu adımları uygularken, kişisel olarak markalaşma ve logo oluşturma hikayemi sizler ile paylaşmak istiyorum. İlham olması dileğiyle….

 

Hepimizin yaşamında dönem dönem kısır döngüye girdiği zamanlar olmuştur. Benim de oldu. Sorguladığım, kızdığım, kırıldığım, kavga ettiğim ve savaştığım…
Öyle bir savaştı ki bu, kazananın kaybedeceği, kaybedenin kazanacağı, tüm bilinenlere ters stratejiler ile dolu…
Buna hayat diyorum ben ve iyi ‘ki yaşamışım 🙂

 

Bunları neden bu kadar büyük bir kabul ile söylüyorum? Mevlana’nın şu sözleri hep kulaklarımda çınlar;
– “Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.”

Koçluğu meslek olarak yapmak istediğimi, yaşam amacımdaki tüm değerlerimle birlikte en önemlisi tamamlanmamı sağlayacağını fark ettim. Bu bağlamda, yukarı bahsettiğim adımlar ile kişisel markamı ve logomu oluşturmak için kendime sorular sormaya başladım.

Adı ne olmalıydı?
Adler ekolünden eğitim alıp ” Olma Hali” ile yoğrulduktan sonra bulmak kolay olmadı ”Be” olacaktı. Hem olmak anlamına geliyordu, hem de adım ve soyadım 🙂 Tesadüf mü bilemem ancak çok sevdim 🙂

İsmi bulmuştum ama logosu yani olma halini anlatan simgesi ne olacaktı?
Beni de anlatan, yaşam amacımı barındıran, ona baktığım hep bana Mevlana’ yı yani hiçliğimi anlatan bir simge olmalıydı.
Logo görselleri ararken, elimle çizerken bu şekil oluşmaya başladı. Tamam dedim, beni anlatıyor. Biraz araştırdıktan sonra buna çok benzeyen bir şey buldum. Enso ya da Zen çemberi. Anlamını okuduğumda inanamadım, çizerken hissettiğim her şey tam da okuduklarımdı.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Solve : *
18 × 4 =


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.