DOLAR 8,8188
EURO 10,3272
ALTIN 496,22
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
23°C
Sağanak Yağışlı
Çar 21°C
Per 22°C
Cum 21°C
Cts 22°C

Mindfulness ne işe yarar?

16.04.2018
335
A+
A-

Bugün doktorlar, terapistler, eğitimciler tarafından sunulan Mindfulness şekli aslında 1970’lerin sonunda Massachusetts Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Jon Kabat-Zinn önderliğinde kurulan Mindfulness Temeli Stres Azaltma Kliniğinde uygulanan programa dayanıyor. Adından da rahatlıkla tahmin edebileceğiniz gibi bu programın ana odağı stresinizi azaltmak. 

30 yılı aşkın zamandır yapılan araştırmalar artık şunu gösteriyor; Mindfulness pratiği yapmak belirgin bir şekilde stres, depresyon, endişe seviyemizi azaltıyor. Beyin görüntüleme yöntemleri ile yapılan çalışmalar göstermiş ki, düzenli Mindfulness pratikleri, strese maruz kaldığımızda ortaya çıkan duyguların oluşturduğu, nöral yolları değiştiriyor beynimizde. Yani, bu duygular değişiyor zamanla. Düzenli Mindfulness pratikleri ile strese maruz kaldığımızda verdiğimiz yanıt değişmeye başlıyor. Ayrıca Mindfulness pratiklerinin kan basıncını düşürdüğünü, bedenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve de uyku kalitesini iyileştirdiğini gösteren pek çok çalışma mevcut. Bunların hepsi bizim stres seviyemizi etkiliyor, bir diğer deyişle stres seviyemizin tüm bunlar üzerinde etkisi oluyor.

Bir kere daha tekrarlamak istiyorum. Büyüklerimizin söylediği şeyi aslında bilim de destekliyor. Derin bir nefes al sana iyi gelecek.

Ancak acı bir gerçek var: biz stresimizi yönetmekte pek de iyi değiliz. Yapılan bir araştırmaya göre katılımcıların yüzde yirmisi (%20) hiçbir şekilde stres yönetimi ile ilgili bir pratik, herhangi bir şey uygulamadıklarını söylemiş. Geri kalanların yüzde ellisi (%50) de demiş ki; sadece ayda bir ya da iki kere uyguluyorum. Ve stres yönetimi ile ilgili teknikler, pratikler uyguluyorum diyenlerin de çok az bir kısmı bunu sağlıklı stratejilere dönüştürmüş. Ne gibi mesela? Spor yapmak gibi ya da sevdikleriyle bağ kurmak gibi sağlıklı stratejilerden bahsediyorum. Bu kişilerin büyük bir kısmı potansiyel olarak zarar veren başa çıkma mekanizmalarına yönelmiş. Bunlar alışveriş, yeme, aşırı yeme ya da aşırı televizyon seyretme, internet kullanımı gibi başa çıkma mekanizmaları. Yarardan çok zarar veren.

Sanırım problemin bir kısmı şundan kaynaklanıyor; biz bedenimizin strese verdiği yanıtla nasıl çalışacağımızı, ne yapacağımızı bilmiyoruz. Çünkü, bize hiç öğretilmedi. İçimizde, ta atalarımızdan gelen, ilk insandan gelen bir kaç-savaş yanıtı var. Böyle bir mekanizma var beyinde. Ancak modern dünyada bunu kullanacağımız tehditler o kadar az ki. Mesela, en son ne zaman bir kaplan sizi kovaladı? Bizim doğal stres yanıtımız aslında çok seyrek uyarılması gereken bir şey ve de çok kısa süreler için uyarılmalı.

Bu tıpkı evdeki yangın alarmı gibi. Yani yangın alarmının çok iyi çalışmasını isteriz. Sadece ve sadece gerçekten yangın tehlikesi olduğunda yangın olduğunda çalışsın isteriz, değil mi? O zaman bizi uyarsın ve gereken önlemleri alabilelim. Her yemek pişirdiğimizde çalışsa ya da ısı arttığında alarm çalsa çıldırdık, değil mi? Sürekli tetikte, sürekli “bu ne zaman çalacak acaba” düşüncesiyle olurduk. Peki, günümüzde de böyle yaşamıyor muyuz? Sürekli tetikte, sürekli bir şeyleri bekliyoruz. Nereden tehlike gelecek diye sürekli savunmadayız.

Her günü bir krizmiş gibi deneyimlediğimizde, sürekli olarak bedenin stres yanıtını uyarıyoruz. Nihayetinde öyle bir noktaya kadar uyarılmış oluyor ki, fiziksel olarak ne kadar stresli, ne kadar ajite olduğumuzu fark bile etmiyoruz. Ta ki sessiz, sakin kendimize ait bir zaman bulana kadar. Ki bunu da çok ender yapıyoruz.

Mindfulness ile biz bedenin stres yanıtını yumuşatmak için rahatlatmak için fiziksel bir takım egzersizler öğreniyoruz. Mesela derin nefesler, nazik hareketler ya da kolay duruşlar. Hayatın taleplerini karşılamak için bilişsel stratejiler öğreniyoruz. Bedenin strese yanıtlarıyla, bedenin sistemleriyle onların esiri olmadan çalışabilmek mümkün. Mindfulness ile bunları deneyimliyoruz.
Mindfulness tabii ki hayatımızdaki stres faktörlerini ortadan kaldıramaz. Bunu hiçbir şey yapamaz. Ancak Mindfulness şunu yapar; çok güçlü teknikler ve pratikler öğretir. Bu stres faktörleri ile becerikli ve yaratıcı bir şekilde başa çıkabilmede bize yardımcı olacak. O zaman stres korkulacak bir düşman değil kanatlarımızın altında bize rüzgar olacak bir arkadaş haline gelir.

YORUMLAR

Solve : *
26 + 2 =


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.