DOLAR 8,3983
EURO 9,9767
ALTIN 488,97
BIST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak
İstanbul
36°C
Sıcak
Çar 35°C
Per 36°C
Cum 38°C
Cts 32°C



İkinci hayatın tek bir hayatın olduğunu anladığında başlar

01.05.2021
412
A+
A-

İKİNCİ HAYATIN TEK BİR HAYATIN OLDUĞUNU ANLADIĞINDA BAŞLAR

 

‘ADIM ADIM MUTLULUĞA’

‘Aslında mutsuz değilim ama tam olarak mutlu da değilim. Mutluluk ellerimden uçup gitti ve bunu biliyor olmak çok korkunç bir his! Fakat böyle bir şey için doktora gitmek istemiyorum, kesin depresyonda olduğumu söyleyip bir sürü ilaç yazar! Aslında tek sorun ruhsuzluk… önemli bir sorun sayılamaz belki ama işte… sanki artık içimden hiçbir şey gelmiyor. Ayrıca bütün bunların bir anlamı olup olmadığından emin değilim.’

 

Kitabın Adı     : İkinci Hayatın Tek Bir Hayatın Olduğunu Anladığında Başlar

Yazarın Adı.   : Raphaelle Gıordano

Yayınevi         : Pasaj Yayınevi

Sayfa Sayısı   :237 Sayfa

 

Uzun zamandır yeni kitaplarla tanışmadığımızı fark ettim ve sizler için beni derinden etkileyen ve uzun süreli tam kapanma günlerinde bize umut vaat edeceğine inandığım bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Kitabın ismi bile bir başka. İkinci Hayatın Tek Bir Hayatın Olduğunu Anladığında Başlar.

 

Her zaman şu soruyu sordum kendime ‘Neden bir şeyleri kaybettiğimde onların varlığını sorgular oluyorum ya da neden sadece onları kaybettiğimde özlüyorum? Oysa varken yüzüne bile bakmadığımız herhangi bir şey kaybedince ne kadar da değerli oluyor değil mi? Bahsettiğimiz bir eşya olduğunda sorun olmuyor tabi ki. Peki ya mutluluğumuz? Gözümüzün önünde mutluluğumuz ellerimizden kayıp giderken  ne yapıyoruz? İşin daha da kötü yanı bunun farkına bile varmıyoruz. Ve fark ettiğimizde ise artık çok geç oluyor. Artık bu düzenden sıkılmadık mı? Haydi bu kapanmada bu kitapla içimize bir yolculuk yapalım kendimizi keşfedelim. Dönüşüme sadık kalalım. Bizi değiştirmesine izin verelim. O zaman siz de bunu istiyorsanız hadi kitabımıza göz gezdirelim.

 

Bu sefer Fransız edebiyatına giriş yapıyoruz. Üstelik bu kitabımız 12. Baskısını yapan ve Fransa’da bestseller 3 milyon satış rakamına sahip. Hal böyle olunca kitap inanılmaz dikkatimi çekti. Ama dikkatimi çeken başka bir durum daha var tabi ki. Kapak tasarımı öyle güzel ki. Hemen beni al ve oku diyor. Asla karşı çıkamıyorsunuz. Pek karşı durmayı seven bir insan da olmadığımdan çok da diretmedim ve işte karşınızda…

 

Bize büyük bir değişim gösteren karakterimiz Camille. İyi bir işi olan Camille, onu seven bir eşe çok hareketli olsa da oldukça sevimli bir eşe sahiptir. Aslında mutlu olması gereken bir hayatı vardır. Fakat bu hayattan çok da memnun değildir. Var olan şeyin tam anlamıyla mutsuzluk olduğunu da savunamaz.

 

Bir gece karanlık bir yolsa iş için ilerlerken talihsiz bir kaza yaşanır. Ne yapacağını bilemeyen Camille ileride bir ev görüp aileden yardım istemiştir. Ona kapıyı açan, açar açmaz da büyük bir güven ve şefkat sunan ise Claude’dur. Ve Claude daha ilk andan büyük bir güven vermiştir ona. Öyle bir güven ki bu sanki ona tüm hayatını anlatmak ister gibiydi Camille. Zaten hep öyle olmamış mıdır? İnsan her daim yabancılara kendini daha mükemmel anlatır.  Bu güvenin yanında Camille, Claude’n rutinologdur. Ne …log dediğinizi duyar gibiyim. Evet o bir rutinolog. Hemen Google search açıp aradınız değil mi? Ama ne yazık ki cevabın bu kitapta olduğunu söylemeliyim size. Başka bir yerden bu bilgi zor edinilebilir.  Camille de bu mesleğe karşı bir bilgiye sahip değildir. Ama Claude Camille için ayakları yere basan, kendine inandığı ve mutlu olduğu bir hayat sunmaktadır. Peki sizce Camille mutlu sona erecek mi? Bunun için kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

 

Fakat ben size kitapta uygulanan birkaç yöntemden bahsetmek istiyorum. Çünkü kendimde bunları denedim ve çok yararlı olduğunu düşünüyorum.

 

Bunları ise söyle sıralayabiliriz:

  • Güç Veren Şarkılar Listesi:

 

Sırtınıza kanatlar takmanızı sağlayan, size cesaret ve çoşku veren bir çalma listesi oluşturun.

 

  • Hayali fotoğraf makinesi:

 

Hayali fotoğraf makinenizi çalıştırmak ve gerçeği algılama filtrenizi değiştirmek için yapmanız gereken teş şey, güzel olanı aramak olmalı: sokakta ya da toplu taşıma araçlarında veya her nerede olursanız olun, bütün dikkatinizi güzeli hoş ve iç açıcı şeylere verin. Böylece içsel bir pozitif imaj kataloğu oluşturmuş olursunuz ve bu, beyninizi olumlu şekilde yeniden programlamak için son derece yararlı bir yöntemdir.

 

  • Kararlılık Defteri

 

Ulaşmak istediğiniz hedefleri ve kendinizle ilgili aldığınız kararları not edeceğiniz ve bunların gerçekleşmesi için somut olarak taahhüt altına girmenizi sağlayacak bir defter. Her bir hedef ve kararınızı gerçekleştirip gerçekleştirmediğinizi not etmelisiniz. Unutmayın, önemli olan ‘ne yapmanız gerektiğini bilmek değil’, onu yapmaktır. Yap işte!

 

 

Bunlar sadece benim uygulayıp çok sevdiğim ve devamlılığını sağlayacağım etkinlikler. Siz kitabı okuduğunuzda çok daha fazlasıyla karşılacaksınız ve ben şiddetle tavsiye ediyorum.

Bununla beraber sizinle bir oyun oynayalım diyorum ne dersiniz? Haydi benimle sizi güçlü kılan şarkıları paylaşın.

Mail adresime yazabilir ya da instagram hesabımdan bana ulaşabilirsiniz ve ben de benimle güç veren şarkısını paylaşanlardan birine bu şahane kitabı hediye edeyim. Cevaplarınızı bekliyorum.

 

Ebrudegirmenci10@gmail.com

Bir_ogretmeninkitapligi

 

Haydi durma yaz bana!

 

Sevgiyle.

 

Ebru DEĞİRMENCİ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.