Toplum içinde orta yaş düzeyinde bazı insanlar kendine öyle güzel bakarlar, özen gösterirler hayran oluruz.

Zihinlerini,ruhlarını en iyi şekilde besler, arındırır,zararlı alışkanlıklardan uzak olumlu ,ılımlı dengeli yaşam sürerler. . Bu kişilerin kendilerinden çok genç insanlarla yaptıkları evlilikleri de önyargıların aksine huzur,mutluluk dolu olabilmektedir.

Bazı genç insanlarda tam aksine kendilerine emanet vucutlarına yapmadıkları işkence, kötülük kalmaz. Bedenlerine,ruhlarına işkence ederek zehirli huylar edinerek ( çeşitli bağımlılıklar, sigara,nargile, yoğun gece hayatı,stres vb) içlerini dışlarını harabeye dön

dürürler. Hemen sinirlenirler,kavga çıkarırlar.devamlı sorun yaşarlar.Şimdi soruyorum özetle gözünüzde canlandırmaya çalıştığım bu ikiliden hangisi daha yaşlıdır. Hangisinde günümüzde insanların en çok ihtiyaç duyduğu birikim, anlayış, beklentileri karşılama,şevkat ,merhamet,muhabbet,olgunluk vb değerler, düşünceler. duygular, davranışlar fazladır. Yaş demek birikim, deneyim , olgunluk, kıymet bilme,olanaklar demektir

Değişik nedenlerle haber,röportaj yapılan görsel basın yayın kuruluşlarında birçok ünlü ,ünsüz çiftleri görür, acımasızca hemen etiketleriz. Aslını astarını bilmeden vay canına bak kızı kandırmış , yok efendim genç adamın gözünü boyamış ,müneccim kullanmış, hokus pokus yapmış, yok şöyle yapmış yok böyle yapmış . Sonunda kafasına silah dayayarak evlenmemiş, zorla , gönülsüz kaçırmamış anlaşmış, uzlaşmış evlenmiş. Uzlaşmanın neresi kötü.. Toplumda uzlaşan çiftler aileler yaşantılarına devam eder,uzlaşan şirketler gelişir, uzlaşan ülkeler büyür. Uzlaşmaya,orta yolda buluşmaya hepimizin ihtiyacı ve Allahın rızası vardır. Allahın onayının olduğu helal işlerde kullara yorum yapmak düşmez. Ayrıca maddi manevi kazan kazanı oynamak güzeldir. Herkes için faydalıdır.

Yaş takıntılılar gözlerine kestirdikleri kişilere yaklaşarak önce yaşını sormakla muhabbete başlarlar. Bekarsanız bu kişilerden hemen uzaklaşın. Yaşı genç olanı dev aynasında görürler, gösterirler. Karşı tarafın birikimlerini,muhabbetini,iletişimi becerilerini ,olgunluğunu güzel yönlerini görmezden gelirler, önyargılı davranırlar. Katı şemaları, kalıpcı, toptancı bakışları vardır. Yalnızca yaş karşılaştırması gibi tek düze ufuksuz boyuttan bakarlar. Ama bu genç , güzel, bir de üniversite diploması var derler..Ama önerilen diplomalı kişi etraftaki tek genç ve güzel insan, bulunmaz hint kumaşı değildir.Binlercesi, hatta milyonlarcası böyledir. Herkesin iyi kötü bir diploması,yeteneği olabilir..Manken gibi güzel,yakışıklı olmayan iletişim becerisi iyi birçok kişi evliliklerini gayet olumlu bir şekilde sürdürebilmektedir. Olgun kişinin de onlarca güzel huyu,suyu,nitelikleri,becerisi,birikimi,bilgeliği,deneyimi ,olanağı vardır. Terazide yaş gibi sade bir faktöre takılıp kalmak saplantıdır.Basitliktir. Ufuksuzluktur.

Birçok yerde yaşları denk olmadığını sandığımız insanlarla karşılaşırız. Hemen dikkat kesilir içimizden veya yanımızdakiyle olumsuz yorumlar yapmaya başlarız. Peki bize ne oluyorda bazı çiftleri görüp onları birbirlerine yakıştıramıyoruz. Bize bir söz düşmemesine rağmen herkesiz hayatına karışma edepsizliğini ,hakkını nereden kimden alıyoruz. Yoksa onay makamı bizmiyiz?

Alan almış .Yok onun için yok bunun için parası için karizması için kafamıza göre bahane uydurup niye herkese, herşeye biçim vermeye çalışıyoruz. Sana ne, ne içinse..Onların mutlu,huzurlu olması bizi niye rahatsız ediyor. Acaba ruhlarımız hasta, kumaşımız defolu mu? Aslında bu durumda bize mutluluklar dilemek veya şokella yemek düşmez mi? Bence bu tür insanları gönül fethetme becerilerinden dolayı kutlamak lazımdır. . İçimizdeki o kötü fısıldamayı , o habis ulumayı susturmak gerekir. Karışacaksak kendi kötü yönlerimizi düzeltmeye çalışmalıyız Toplumda haset,iftira, kıskançlık diz boyu olmuştur….Aaaa.bak adama cillop gibi kızı kapmış evlenmiş , kart kadına bak gencecik bir koca bulmuş kardesim..Sen de bul. Genç ve güzellerde kıtlık yok. Gücün varsa seni tutan da yok. Bulamıyorsan haline yan,aynaya geç kendinle yüzleş. Bu işler yalnızca fit olmakla, podyumlardaki moda ikonu gibi güzel ,yakışıklı gözükmekle,kendini bedeni güzellik kalıbı içine sokmakla olmaz. . Kendini sevdireceksin,beğendireceksin. İnsanları takdir edeceksin. Sosyal medyada herkesi sıraya dizip oyalanmayacaksın . İyiyi makulu bulunca aç gözlülük etmeyeceksin. Yoksa güzel veya yakışıklı olarak turşunu kurarlar,yalnız yaşar,kedilerle,köpeklerle fotograf çektirir,ona buna hayıflanıp ömrünü geçirirsin.. İnsanlar, sevimlilikleri,tatlılıkları,cömertlikleri,özgüvenleriyle, bilgelikleriyle ,dürüstlükleriyle, iletişim beceriyle,karizmalarıyla, duygusal zekalarıyla,eğlenceli , güzel yönleriyle çekici ise onlardan feyz almak,örnek almak gerekir. Fakir erkek,kadın tesellisi yaparak aşağılık kompleksi duyarak eleştirmekle değil…. Çamur at izi kalsın anlayışı olsa olsa ilkel kalmış ,basit insan sendromudur.Bu arada hatırlatayım. Kimse kimsenin duygusal boşluklarını doldurma aracı olarak görülmek istemez. Sevgi dışında her şeyin raflarda bulunduğu çağda aradığımız güzelliklerin kimde bulunacağı bilinmez. Gönül ferman dinlemez. Hepimiz yaşlanıyoruz, ama ihtiyarlamıyoruz Büyük lokma yiyelim büyüklenerek konuşmayalım.

 


Benzer Yazılar

  • İstesen de yapamazsın!

    İstesen de yapamazsın!

    Post Modern dönemlerin insanoğluna en sinsi saldırısı " İstersen Yaparsın !" Neo liberalizmin en havalı zihin manipülasyonu. Öncelikle sinsice bir kabulle başlıyor söze .. Yapmalısın !
  • Kişisel gelişim bir kaçış değildir

    Kişisel gelişim bir kaçış değildir

    Kişisel gelişim bir akım, moda, kaçış değildir. Tekamüldür, bireyin doğumundan ölümüne kadar yetenek ve potansiyelini geliştirmesi, hayat kalitesini artırması, hayallerini gerçekleştirmesidir. Nasıl mı? İşte böyle.. 
  • Biraz da patronum kişisel gelişsin!

    Biraz da patronum kişisel gelişsin!

    Kişisel gelişim, farkındalık ve pozitif psikoloji hem dünyada hem de ülkemizde altın çağını yaşıyor. Vahşi kapitalizmin acımasızca bozduğu dengemizi, kişisel gelişim eğitimleri, farkındalık organizasyonları ve pozitif psikoloji seansları ile yeniden…
  • 50 yaşında yaşamak istedim - Rosa Log

    50 yaşında yaşamak istedim - Rosa Log

    Veni -Vidi – Vici / Geldim. Gördüm. Yendim. Bu üç kelime, Sezar tarafından Ponty hükümdarı Parnac kralını yendiğinde eski arkadaşı Guy Maria'ya yazılmıştır.
  • Gelecekteki sen vazgeçme diyor - Burcu Şen

    Gelecekteki sen vazgeçme diyor - Burcu Şen

    Ağustos ayı geldi çattı. Zaman ne kadar hızlı akıyor değil mi? Yaz bitti diyenlerden mi yoksa yazı daha yeni yaşayacağım diyenlerden misin?

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler