Bu günlerde haklı olarak velilerimiz tatlı bir telaş içindeler ciğerparelerine, göz bebekleri olan çocuklarına üniversite ve bölüm seçiminde yardımcı olmak için çırpınır durumdalar...

Nedense üniversitelerin reklamları çok şirin. Özel üniversitelerin başkanları, üst yöneticileri belediye başkanı adayları gibi çok mutevazi, yardımsever, cömertler.. Aman Allahım gören melek sanır, insanın sarılası gelir...

Ancak bazı gerçekler göründüğü gibi değil.Bu yazımda mesaj niteliğinde olsa da kimsenin cesaret edemediği bazı mayınlı alanlara dokunacağım. Velilerimiz bu konuları dikkate alırlarsa kendileri ve evlatları için hayırlı olur. Meslek seçimi tabii ki yaşamdaki başarımızın anahtarıdır. Doğru meslek seçimi yapan kişiler edindikleri bilgi ve deneyimle çevrelerine ışık ve renk olur, toplumun zenginleşmesinde büyük katkı sağlarlar.Gençliğimize yalnızca bu güzel toprakları değil tüm kültür hazinemizi emanet edeceğimizden onların sağlıklı yetkin kişiler olmasına özen göstermeliyiz. Meslek seçimi kadar bu hızlı değişimin üstesinden gelecek bilgi ve becerilerle donanmış olmakta önemlidir. Çünkü herkesin gönlünde yatanın karşılanması pratikte geçerli olmayabilir.Ülkemizin evlatlarını ilkokuldan başlayarak doğru yönlendirebilirsek yumurta kapıya geldiğinde şaşkın ördek pozisyonundan kurtulabiliriz. Böylece iş arama ,meslek ögrenme ,para kazanma dertlerini gündemimizden çıkarmış oluruz. Her kesin bir sanat alanına erken yaştan girmesi verimliliği artırır, toplumsal huzursuzluğu giderir. sorunu kaynağında çözmemiz lazım.Sorunları zamanında çözemezsek onlar bizi çözer, intikamları acı olur.


İşe ; kendinizi sosyal aktivitelerle ve entellektüel bir kişi olarak yetiştirebileceğiniz öğrenci odaklı bir üniversite seçmeyle başlayabiliriz. Akademik kadronun ders sunum kalitesi, uygulamaların içinde olması piyasadaki etkinliği , gücü, geniş bir çevresinin olup olmadığı önemlidir. Üzülerek söylüyebilirim ki üniversitelerde maliyet kaygısıyla kaliteleri çok düşmüştür. Derme çatma barakalarda ders gören üniversitelerle kıt kanaat geçinen öğretim üyelerinin üyelerinin sayısı az değildir. Daha da tehlikelisi sıkça toplantıların yapıldığı ünlü seminer salonlarında yada bilindik birçok mekanın toplantı salonuna ayağı değmemiş iş yaşamından  uzak bazı üniversitelerin profesörleri çoktur. Bir çoğuna (çekine çekine geldikleri) toplantı salonunun yolunu bulmalarında yardımcı olmuşumdur. Yine hicap duyarak söylüyorum gittiğim yüzlerce uluslararası kongre,zirvenin ,toplantının bazılarında bu öğretim üyeleriyle karşılaşmışımdır. Çocuklara üniversitelerde ders diye neleri okutuyorlar...Hepsi için söylemesemde çoğu için söz konusu. Bu yüksek paraları alan , öğrenciye diploma diye kabartma tozundan başka bir şey vermeyen üniversitelerin vicdanı sızlaması lazım. Uluslararası zirvelere gitmeyen yalıtılmış bir dünyada yaşayan çakma yöneticilerle, öğretim üyeleriyle veliler ,çocuklarımız kandırılıyor.Kendisine hayrı dokunmayan bu tabela üniversitelerin kime hayrı dokunacaktır bilemiyorum. Ayrıca, öğretim üyelerinin seçim sonuçlarından sorumlu bazı üniversitelerin rektörleri koltuk kaygısından kurtulup, yönetim kurulu başkanlarını üniversiteleri ticaret kurumu olmaktan eğitim kurumu olmaya ikna ederlerse büyük sevap kazanacaklar. En hayırlısı bu..


Yine kısa bir parantez açıklamadan sonra yazıya devam edeyim. Üniversite seçimlerinde yayınlarının kalitesi ve çokluğu , dünyaca ünlü üniversitelerle işbirliği ( staj , değişim programları vb) olanaklarının olup,olmadığı değişik eğitim ve sanat etkinlikleri öğrencilerin yetişmesinde , geleceğin dünyasında söz sahibi olmalarını sağlar. Gitmeyi planladığımız üniversitesin ne çeşit olanaklara sahip olduğunu, kütüphanesini,laboratuarlarını, spor salonlarını,,klüplerini, sanayi ve üniversite etkileşimini, bilişim alt yapısını, uluslarası alanda yetkinliklerini, ilişkilerini , alınan patentleri ,iki farklı dalda okuma ayrıcalığını, mezun kalitesini ,iş bulma durumunu görmemizde faydalar vardır. İş yoksa o mesleği edinmenin hiçbir anlamı olmaz. Örneğin ülkemizde ziraat mühendisliğinde , antropoloji de çok fazla yetişmiş insan var. Sececeğimiz mesleğe toplumumuzun ve dünyanın ne kadar ihtiyacı var bilmemiz gerekir. Ülkemizde . tıp ve mühendislik gibi teknik bölümleri seçenlerin daha çok iş garantisi var. İnsana dönük, hukuk, sağlık gıda bilişim, yazılım vb. yaşayan mesleklerde istihdam olanakları öne çıkıyor Uğraşı içinde olduğumuz meslek, sahibine ekonomik özgürlük sağlamalıdir. İnsanın geçimini rahat bir şekilde gerçekleştireceği yaşayan bir meslek olmalı. Moda meslek olmaması gerekir Bir ömür boyu rağbet görmese bile uzun süre değerlendireceğimiz bir meslek olmalı. Artık işyerlerinde kişilerin ‘ne kadar eğitilebilir oldukları’ da sorgulanıyor . Yeni mesleklere geçişler hızlı ögrenme süreçleri sonucunda oluşuyor. Kurumların zor,geç öğrenen kişilere artık tahammülü yok.


İnsanın sevebileceği bir mesleği yapması önce kişinin kendisini mutlu kılar. Bunun için öncelikle insanın kendini tanıması hangi mesleği neden yapmak istediğini bilmesi gerekir. Ben ne istiyorum ,benim melekelerim nelere yatkın bilmem gerekir..Hayatımda ne başarmayı çok istiyorum? Ya da insanların yaşamlarında nasıl ve ne denli büyük bir etki yaratmak istiyorum? Bir rehber hocaya ya da danışmana sormakta fayda vardır.Bu konuda Yökün tercih kılavuzunu okumak bir katkı sağlayabilir.

Gireceğimiz üniversite ve bölüm hayatımızı şekillendiren bir işlevi olduğundan nerede öğrenim yapacaksak  mutlaka yerinde görmek.gerekir. Öğrenim giderlerini (harcamalarını) karşılama durumu bölüm ve üniversite seçmeden önce bakılması gereken konudur. Öyle bir bölümde okuyabilmeliğim ki adını çekinmeden şerefle söyleyebileyeyim..Sonuç olarak öğrenci odaklı bir üniversite seçmemiz hızlı gelişmemizin ön koşuludur. Seçiminiz hayırlı uğurlu olsun.

Sevgilerimle

Raci Hoşgör


Benzer Yazılar

  • Bilmek ya da bilmemek!

    Bilmek ya da bilmemek!

    Geçen hafta marka danışmanımla bir proje üzerinde çalışırken, kendimizi Dunning-Kruger sendromunu ve etkisini konuşurken bulduk. “Cahil cesareti” ifadesini duymuşsunuzdur.
  • Özgüveni güçlendirmede kişisel gelişim

    Özgüveni güçlendirmede kişisel gelişim

    Mutsuz bireyler olarak yaşamımızı geçirmek istemiyorsak önce özgürleşmemiz, kalıpları kırmamız gerekir. Sınırlarını aşmak hayaller ve özgüvenle olur. Çocuklarımızı formüllerle boğup, ezberlerle zihinlerini örümcekleştirdik. Zekalarını kullanmalarına hayallerinin peşlerinden gitmelerine izin vermedik…
  • İngilizce öğrenebilmenin püf noktaları

    İngilizce öğrenebilmenin püf noktaları

    Uğur Koleji Yabancı Diller Bölüm Başkanı Zafer Çağlar’dan İngilizce öğrenmenin püf noktaları...
  • Beynimizin büyümesi hiç durmaz!

    Beynimizin büyümesi hiç durmaz!

    Beyimizde sinir hücreleri arasında bağlantı yolları var ve bu yollar sayesinde tüm hücreler birbiri ile haberleşerek sohbet ederler. Komşu sinir hücreleri, beyne yeni bir bilgi girdiğinde veya beyin çevresel bir…
  • Yapay zeka ve eğitim - Zeynep Dereli

    Yapay zeka ve eğitim - Zeynep Dereli

    Eğitim Devrimi Yapay Zeka (AI) kavramı günümüzde çok sıklıkla karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla 4. Endüstri devrimi kapsamnda taşımacılık, ilaç ve fabrika üretim hatları gibi şeylere uygulanmasında bahsediliyor.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler