Uğur Durak

Uğur Durak

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bundan tam 418 gün önce doğdum. Ciyaklayarak, ağlayarak ve bolca kötü sözler söyleyerek doğdum. 12 Kasım 2018 benim tekrardan doğduğum gün olarak tarihe geçti.
Bir arkadaşım için…Bir arkadaşıma alıyorum…Bir arkadaşımın başına gelmiş…Merhaba dostlar, arkadaşlar…! Bu yazımı “Bir Arkadaşım” için yazmıyorum. Çünkü yazdıklarım ve anlatacaklarım doğrudan başıma gelmiştir.
Müşterilerine reklamlarında: ” Ücretsiz e-Dönüşüm Paketiyle KOBİ’leri geleceğe taşıyoruz! “ diyen bankadan Zaytung haberi gibi olay.
Kız İsmet, Marmara Kazım, Vagon Necmi, Komodin Bahattin, Gardrop Fuat, Gerzek Hamdi, Şişçi Coşkun, Sansar Selim, Bombacı Mülayim, Manyak Rıfat gibi birbirinden komik lakapları hayatımıza sokan…
Günümüzün en sert ve görünmeyen kelepçesi sosyal medya uygulamaları olarak hayatımızda yerini aldı. Evet, kullandığımız akıl telefonlar aslında her an bizi kontrol eden ve yaşamımızı etki altında tutan birer kelepçedir.
Günümüzde “İşsizlik” geçmiş dönemlere göre daha fazla hissediliyor. İşi olan da iş arıyor, işi olmayan da iş arıyor. Hal böyle olunca CV’ler havada uçuşuyor.

Kategorilerden Seçmeler