Türkiye için enflasyon mu, cari açık mı iyi

Türkiye ekonomisinde oluşan veri setlerinde bozulmada enflasyon mu cari açık mı hedefllenmeli?

Türkiye ekonomisi nasıl düzelir hangi parametreler üzerinde daha çok durulmalı? Konuyu habertürk yazarı piyasaların duayen ismi Abdurahman Yıldırım yorumladı. işte o yazı...

Enflasyon mu, cari açık mı?

Enflasyon veya cari açıktan başlayan tetiklenme faize, faizden konuta, konuttan işsizliğe, işsizlikten tüketime, tüketimden devletin bütçesine kadar bozulmalara yol açtı. Abdurrahman Yıldırım yazdı
grafik

TİM’in her yıl yaptığı Türkiye’nin 1.000 ihracatçı kuruluşunu açıklamak üzere TİM Başkanı İsmail Gülle gazetecilerle bir araya geldi. Burada açıklanan 10 büyük ihracatçı şirketin 5’i otomotiv firmalarından oluştu.

Bilindiği gibi otomotiv ise daha çok ithalata dayalı bir sektör. Ama sıralamada ithalat dikkate alınmıyor. Sadece ihracat tutarı üzerinden sıralama yapılınca da Türkiye’nin en büyük ithalatçısı şirketlerinden Tüpraş aynı zamanda en büyük ihracatçısı olabiliyor. Liste net ihracata göre yapılırsa daha anlamlı olur diye düşünüyorum.

İHRACATIN SEYRİ NE DURUMDA?

-Toplantıda ihracatın seyri de ele alındı. Son yıllardaki kur artışının da desteği ile ihracatta belli bir ivme yakaladığımız doğru ama zor bir döneme giriyoruz.

-Çünkü asıl hedef pazarımız olan Avrupa ekonomilerinde sert sayılabilecek gerilemeler gerçekleşiyor. 2019 yılı için AB büyüme tahmini yüzde 1.9 iken yüzde 1.1’e indirildi, son olarak ECB tahminini 0.1 puan artırılarak büyümeyi yüzde 1.2’ye çıkarıldı. Avrupa ekonomilerinin yavaşlaması ihracat açısından karşılayacağımız en büyük sorun. Bunun işaretleri de alınıyor zaten.

2020’de 200 MİLYAR DOLAR

-Böyle bir ortamda kur artışının avantajını da iyi kullanamıyoruz. Daha fazla mal satıp daha az döviz geliri elde ediyoruz. Ya da ihracatı ucuza yapıyoruz. Nitekim TÜİK verilerine göre nisan itibariyle son bir yılda ihracat birim fiyatı 98.5 düzeyinden 91.5’a geriledi ve yüzde 7.1 azaldı.

-Buna karşılık ithalatımızdaki fiyat azalması sadece yüzde 2.8 düzeyinde kaldı. Bu nedenle ihracat miktar olarak yüzde 12.6 artarken kg fiyatı düşüyor. Tutar olarak toplam ihracat artışı yüzde 5.5 civarında gerçekleşiyor.

-Son olarak ihracatımızın ulaştığı düzey nisan ayı itibariyle 182 milyar dolar. TİM Başkanı İsmail Gülle’ye “Bu yıl 200 milyar doları yakalar mıyız” diye soruldu. “200 milyar dolarlık ihracatı bu yıl olmasa bile gelecek yıl kesin olarak yakalarız” dedi.

SIKIŞIK DÖNEME DOĞRU

-Yılın ilk 4 ayı itibariyle ihracattaki artış yüzde 3.2. Geçen yıllardaki ivmesini azaltarak devam ettiriyor. Bunda da kur artışından gelen dopingin gücü, yavaşlayan Avrupa büyümesiyle kırılıyor.

-Nitekim İSO’nun yeni yayımlamaya başladığı Türkiye İhracat İklimi Endeksi giderek bozuluyor. Henüz kritik değer olan 50’nin altına inilmiş değil ve mayıs ayını 51.9 düzeyinden tamamladı. Ama son bir yılda 54.8’den gerilemeyle buraya geliyor. Bir yıllık düşüş 2.9 puan. Düşüşten ziyade aşağıya olan yönü düşündürücü.

-İçinden geçmekte olduğumuz süreçte ihracat artışı ekonomik performans için belirleyici. Çünkü cari açığı azaltmak, dış kaynak ihtiyacını düşürmek ve enflasyonla mücadele etmek için, yurtiçi talebin baskılanması gerekiyor. Talebi kendimiz kısabileceğimiz gibi, piyasaya bırakmak da mümkündü. Biz piyasaya bıraktık ve ekonomide küçülme yaşadık.

KONUTTA KÜÇÜLME

-Küçülmenin en önemli sonuçlarından birini konut ve inşaat sektöründe görüyoruz. Faizlerin yükselmesinin sonucu olarak konut satışları mayıs ayında yüzde 31 geriledi. Bu mayısta geçen yılın aynı ayına göre 37.403 konut daha az satıldı. Az satışın 31.6 binini ipotekli satış azalması oluşturdu. İpotekli satışlar yüzde 85.8 azalmayla 36.865’ten 5.231’i indi.

-Yılın beş aylık döneminde ipotekli konut satışlarında 100 bin azalma meydana geldi. Toplam satışlarda ise azalma 103.531 konut ve yüzde 19.6 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarındaki azalma ise 5 ayda yüzde 64.8 düzeyine vardı.

İSTİHDAMDA AZALMA

-Konut sektöründeki bu talep yetersizliği inşaat sektörüne ve dolayısıyla istihdama da yansıdı. Yine dün açıklanan işsizlik verileri içinde en belirgin zayıflamanın yüzde 25 ile inşaat istihdamında gerçekleştiği görüldü. Geçen yılın mart ayında 2 milyon 69 bin kişiyi istihdam eden inşaat sektörü bu martta 1 milyon 538 istihdama indi. İnşaat sektörü bir yılda 531 bin istihdam kaybetti.

 

-Genel işsizlik oranı yüzde 14.1 oldu. İş aramayıp da çalışmaya hazır olanlar da dahil edildiğinde geniş anlamdaki işsizlik yüzde 21’e kadar çıkıyor.

BÜTÇEYİ DE BOZDU

-İnsanların en büyük gelirleri istihdamdan. İstihdamda son bir yılda 704 bin kişilik azalma meydana geldi. İşini kaybeden gelirinden, gelirinden olan harcamalarından kesiliyor. Sonuçta iç tüketimin daralıyor.

-Tüketim azalması aynı zamanda tüketim üzerinden alınan vergileri azaltılıyor. Tüketim azalınca üretim de, ithalat da azalıyor. Bu alanlardaki veriler de düşüyor.

-Sonuçta dün açıklanan bütçe verileri 5 aylık bazda yüksek bir açığa işaret ediyor. Yılsonu için 80.6 milyar lira açık verilmesi öngörülmüşken, 5 ayda 66.55 milyar lira açık oluştu.

ZİNCİRLEME ETKİ

-Sorun sadece cari açık değil bir de yüksek enflasyon. Enflasyondan faize, faizden konuta, konuttan işsizliğe, işsizlikten tüketime, tüketimden devletin bütçesine olan zincirleme etki nasıl bir günah işlediğimizi ortaya koyuyor. Kaynak Habertürk


Sayfada bulunan bilgiler tavsiye veya yönlendirici niteliği taşımayıp, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Benzer Yazılar

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler