Hz. Ali der ki: 'Senin ilacın sende olduğu halde bilmiyorsun. İlletin de yine sende olduğu halde görmüyorsun. Sen kendini küçük bir cisim sanırsın. Halbuki büyük alem sende saklıdır, bilmiyorsun.'
Sevgili okurlarım;


Kendi potansiyelimizi keşfetmek, kendimizin en iyi versiyonunu yaratmak için karşılaştığımız zorluklarla mücadele edebilmeli, sorunlarla başa çıkabilmeliyiz. Kişisel sorumluluklarımızın bilinciyle kendimize doğru sorular sorarak içimizdeki kurtarıcıya ulaşıp sorunlarımızı çözebiliriz. Tek anahtar doğru soruyu sormaktır. Çünkü onlar bizi, sağlıklı ve çözümsel bir bakış açısına taşırlar.


Çözüm yeteneğimizin olmadığını düşünen çevrelerde yetiştiğimiz için hayatımız boyunca bize sürekli ne yapıp yapmamamız gerektiği söylendi. Bundan dolayıdır ki bir sıkışıklık yaşadığımızda, ne yapacağımızı bilemediğimizde kendimizi bir kurban gibi görebiliyor ve birinin bizi kurtarmasını bekleyebiliyoruz. Çözüm yeteneğimize saygı gösterilmiş olsaydı hangi okula gitmek istediğimize, hangi işi yapmak istediğimize, kiminle evleneceğimize bizim karar vermemiz sağlanırdı. Böylece hatalarımızı tekrar etmemeyi, sorunlarımızı kendimiz çözmeyi öğrenirdik.


Kendimizi bir yetişkin olarak değerlendirdiğimizde sorunlarımızı analiz edip çözme yeteneği kazanmış bir birey olmamız gereklidir. Bu da çözüm yeteneği gelişmiş bireylerde görülen bir özelliktir.


Peki sorunu yaratan zihniyetimizi nasıl çözebilir, sorunlarımızı nasıl analiz edebiliriz?
‘Sorularımızın kailtesi, cevaplarımızın kalitesini belirler.’


Bir sorunla karşılaştığımızda her şeyden önce bu sorunda kişisel sorumluluğumuzu fark etmeliyiz. Hayal kırıklığına uğradığımızda veya bir mücadele içinde olduğumuzda ilk tepkimiz olumsuz ve savunmacıdır.


‘Benim suçum değil’, ‘Benim sorunum değil’, ‘Benim sorumluluğumda değil’ , ‘Bu hatayı kim yaptı?’, ‘Kim suçlu?’


Bu sorular gözümüze masum gözükse de kişisel sorumluluğumuzun eksik olduğunu gösterir. Sorunlarımız karşısında suçlu aramak, fikirlerin en verimsizi ve yaygın olanıdır. Suçlu aramaktan vazgeçip kişisel sorumluluklarımızı uygulamaya başladığımızda, potansiyelimize ulaşma şansını yakalarız.


‘Sorular güneş gibidir, doğru bir soru göremediğimiz çözümleri aydınlatır.’


İşte bu gerçekten yola çıkarak sizinle bir formül paylaşmak isterim.


Sorun çözme denklemi:


‘SORUN’ kelimesinden ‘N’ harfini çıkartalım. Şimdi okuyalım: ‘SORU’


Demek ki sorunun içinde soru vardır, çözüm de oradadır.


Bazı sorular bizi zor durumda bırakırken, bazı sorular bizi çözüme götürebilir. Olumsuz, savunmacı ve yanlış sorular sormak bizde esaret yaratır ve bizi çözümden uzaklaştırır. Olumlu soruları sormak, olumsuz soruları bilmekten geçer.


Sorun karşısında kendimize ‘neden’, ‘nasıl’, ya da ‘kim suçlu’ vb. soruları sormak bizi çıkmaza sürükleyecek, dibe çekecek, hayat kalitemizi azaltacak, mutsuz olmamıza neden olacaktır. Sorularımız ‘ne’ ve ‘nasıl’ ile başlamalı, ‘onlar’, ‘biz’ veya ‘sen’i değil; ‘ben’ sözcüğünü içermelidir. Eylem odaklı olmalıdır. Örneğin;


‘Bugün işimi nasıl daha iyi yapabilirim?’


‘Hayatımdan neleri çıkartmalıyım?’


‘Nasıl daha huzurlu ve doyumlu bir insan olabilirim?’


‘Tam olarak nasıl bir desteğe ihtiyacım var?’


Doğru soru sistemini oturtursanız hayatta daha üretken ve başarılı olabilirsiniz. Kendinizi değiştirmek, bakış açınızı genişletmek, kurban rolünü oynamak yerine sorunlarınıza çözüm bulabilmek sizin için daha keyifli ve anlamlı olacaktır.

Sevgilerimle

Psikolojik Gelişim & Aile Danışmanı

Nur MERİÇ


Benzer Yazılar

  • İstesen de yapamazsın!

    İstesen de yapamazsın!

    Post Modern dönemlerin insanoğluna en sinsi saldırısı " İstersen Yaparsın !" Neo liberalizmin en havalı zihin manipülasyonu. Öncelikle sinsice bir kabulle başlıyor söze .. Yapmalısın !
  • Kişisel gelişim bir kaçış değildir

    Kişisel gelişim bir kaçış değildir

    Kişisel gelişim bir akım, moda, kaçış değildir. Tekamüldür, bireyin doğumundan ölümüne kadar yetenek ve potansiyelini geliştirmesi, hayat kalitesini artırması, hayallerini gerçekleştirmesidir. Nasıl mı? İşte böyle.. 
  • Biraz da patronum kişisel gelişsin!

    Biraz da patronum kişisel gelişsin!

    Kişisel gelişim, farkındalık ve pozitif psikoloji hem dünyada hem de ülkemizde altın çağını yaşıyor. Vahşi kapitalizmin acımasızca bozduğu dengemizi, kişisel gelişim eğitimleri, farkındalık organizasyonları ve pozitif psikoloji seansları ile yeniden…
  • Yaş takıntısı - Dr. Raci Hoşgör

    Yaş takıntısı - Dr. Raci Hoşgör

    Toplum içinde orta yaş düzeyinde bazı insanlar kendine öyle güzel bakarlar, özen gösterirler hayran oluruz.
  • 50 yaşında yaşamak istedim - Rosa Log

    50 yaşında yaşamak istedim - Rosa Log

    Veni -Vidi – Vici / Geldim. Gördüm. Yendim. Bu üç kelime, Sezar tarafından Ponty hükümdarı Parnac kralını yendiğinde eski arkadaşı Guy Maria'ya yazılmıştır.

Yorumlar  

#1 Guest 18-09-2017 12:01
Muhteşem bir yazıydı.

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler