Ahmet Tamtekin

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Sizi heyecanlandıran konular sizi başarıya götürür mü?

Kurumsal hayatta en üst görevlere çıkan yol inanılmaz zorlu bir yoldur.  Zirveye çıkan yol, insanüstü çaba gerektiren görevler,

Bizans oyunları, korkunç zor rekabet şartları, zaman zaman gelen başarısızlıklar gibi insanı her an yıldırabilecek, havlu attırabilecek bir sürü mania ile doldur. Binlerce kişinin başladığı yarışta bir avuç insan bu zorlukları aşarak zirveye varır.

Hiç kendinize bu insanları ne motive ediyor diye sordunuz mu?  Nasıl oluyor da bu özel insanlar mücadeleden vazgeçmiyorlar? Neden “Biz yeterince yükseldik. Bu bize yeter” demiyorlar?  Nasıl oluyor da bu kişiler en iyi olmak için gereken azim, sabır ve ihtirası sergileyebiliyorlar?

Biz kendimize bu soruyu sorduk. Zirveye varan insanları neyin heyecanlandırdığı, motivasyon kaynaklarının ne olduğu sorusunun cevabını bulmak istedik. Sorumuzun cevabını bulmak için de çok değerli uzmanlardan oluşan bir takım kurduk. Nörobilim uzmanları, istatistikçiler, yetenek avcıları ve üst düzey koçlardan oluşan bir ekip aylarca çalışıp Motivation Buttons© adında bilimsel temellere dayanan dijital bir değerlendirme aracı geliştirdi. 

Aracımız hazır olunca da Türkiye’de üst düzey yöneticilik pozisyonuna gelmiş, başarılı Genel Müdürler ve Genel Müdür Yardımcılarına onları neyin motive ettiğini bilimsel bir yöntemle sorduk. Türkiye’de iş hayatında en üst noktalara gelmiş, en çok hayranlık duyulan yüzlerce üst düzey yönetici de araştırmanın parçası olmayı kabul etti.

“Nasıl oldu da bu kadar üst düzey yönetici size yardım etti?” diye sorabilirsiniz. Sebebi basit.
Projemiz Türkiye’de yönetici değerlendirmesi ve yetiştirmesi için çok önemli bir çalışmaydı. Çünkü orta-üst kademe yöneticilerin değerlendirilmesi için kullanılan değerlendirme araçları ABD ve Avrupa’dan örneklemeleri baz almaktadır. Oysa Amerika’da iş kültürü, Almanya’dakinden, Almanya’daki de Türkiye’den farklıdır. Biz IK departmanlarına  Türk iş kültüründe başarılı olacak yöneticileri değerlendirmek ve yetiştirmek için bir araç sunmak istedik. Türkiye’de başarılı üst düzey yöneticiler bu eksikliği çok net olarak görmekteler. Çalışmanın parçası olmayı da bu nedenle kabul ettiler.

Motivation Buttons© 18 olası farklı motivasyon kaynağından hangilerinin başarılı yöneticiler için önemli, hangilerinin önemsiz olduğunu sorguladı.

En önemli 5 motivasyon kaynağı şunlardı:

1.) Sorunlara mantık çerçevesinde, somut verilere dayanarak çözüm bulmaktan duyulan heyecan.

2.) Fikrini başkalarına kabul ettirmenin verdiği heyecan  

3.) Kendisine verilen hedeflere ulaşmanın verdiği haz.  .

4.) Birey olarak değil de takım olarak kazanmanın mutluluğu.

 

5.) Üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmenin verdiği mutluluk.

İlk beş şaşırtmıyor.

 

Peki listenin sonlarında ne var? Yani başarılı insanlar için bu 18 heyecan kaynağının içinde en az önemli olanlar nelerdir? Bu sorunun cevabı ise gerçekten çok şaşırtıcı! Son sıralarda şu heyecan düğmeleri var.

  • Başkalarıyla yarışa girip, en iyi olduğunu ispat etme motivasyonu (en sonucu sırada)
  • Yaptığın işte en ince detaya girip, kusursuz iş çıkarmanın hazzı (17. Sıra)
  • Sezgilerine güvenmek ve sezgileriyle karar vermenin mutluluğu (16. Sıra)
  • Çevrelerindeki insanların sosyal baskısıyla dikkatli davranmanın motivasyonu. (15. Sıra)
  • İnsanları mutlu etmenin, onları üzmemenin verdiği mutluluk (14. Sıra)
  • Başkalarının duygularını anlamanın, empatinin verdiği haz (13. Sıra)

 

Neden heyecanlandığımız, ne kadar başarılı olacağımızı belirliyor. Doğru şeylerden heyecanlanmak, önemsiz motivasyon kaynaklarından da uzak durmak lazım.

 

Kariyerinizde ilerlemek istiyorsanız sezgilerinizi değil mantığınız kullanmaktan haz duyun, kararlarınızı somut verilere dayandırın, fikriniz olsun ve fikrinizi kabul ettirmede utangaç olmayın, ikna ettikçe mutlu olun. Bireysel başarı değil takım başarısı arayın, söz verdiğiniz hedeflere ne olursa olsun ulaşmaya gayret edin, sorumluluklarınızı önemseyin, kurallara uyun, bağlılığınız yüksek olsun.

Diğer yandan “ben herkesten iyiyim” diye böbürlenmekte mutluluğu aramayın, rekabetçilikten kaçının, sezgilerinizle karar vermeyi liderlik sanarak heyecanlanmayın, empatide ve iyilikseverlikte ölçüyü kaçırmayın,  aşırı detaya fazla gömülmeyin ve bunları delege etmeyi öğrenin.

Bilimsel olarak bakınca Türkiye’de kurumsal hayatta başarılı olan nadide insanlar bu şekilde başarılı  ve mutlu oluyor.


Benzer Yazılar

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler

FACEBOOK

TWITTER

LINKEDIN