Uzm.Dr. Seda Ülgen

Uzm.Dr. Seda Ülgen

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
İlişkilerdeki 7 ölümcül günah yazımın ilk bölümünde mutlu sonla biten masalların, aslında son kısmının huzura erme değil, asıl masalın başlangıç noktası olduğunu anlatmaya çalışmıştım...
Anlaşılmak dünyanın en zor şeyi sanırım. Herkes bir şeyleri anladığını, bildiğini iddia ediyor ama konu insana dair bir şeyler olduğunda işte orada tüm kuramlar çöküyor. Kaos ve kafa karışıklıkları başlıyor. Her şey biraz bulanıklaşıyor.
Farkında mısınız hiçbir masalda veya filmde iki sevgili kavuşunca hikaye devam etmez,” mutlu son” kavuşma anında biter.
Hepimizin aşk, para, kariyer, sağlık gibi bir çok kavramın peşinden koşarken aslında aradığımız şey aslında çok basit. Aslında “Mutlu olma” peşindeyiz. Bazılarınız belki itiraz edeceklerdir, ben insanlara yardım etmenin peşindeyim ya da iyi bir şey üretmenin gibi yanıtlar gelecektir.
En zayıf varlık insan…. Ağır bir söylem belki, ama zayıf işte… Kalbi o kadar kolay kırılıyor ki, bir daha açmaya korkuyor.
Bazen dönemler vardır, elinizi neye atsanız her şey kötüye gider. Sevdiğiniz insanlar, sizi görmüyorlardır. Durumu düzeltmek için çabaladıkça her şey daha kötüye gider, sanki ortalık daha çok dağılır. Size olan bakışlar daha soğuklaşır.
Hayatlar karmakarışık, hayallerimize bu karmaşıklığın içerisinde yer açmaya çalışıyoruz. Sığdıramadıkça, bir şeyler eksik kaldıkça öfkeleniyoruz, çaresiz hissediyoruz. Nasıl başa çıkacağını bilememek, yetersizlik hissi bizi dışarıda bir çözüm aramaya yöneltiyor.
Ne kadar da büyük ikilemdeyiz değil mi? Bir yerde nasıl besleneceğimizi, nasıl uyuyacağımızı hatta nasıl konuşmamız gerektiğini anlatan bilimsel yazılar, bir yerde bu yazılara uymayan gündelik yaşam…

Kategorilerden Seçmeler