Sosyal Hizmetler Uzmanı / Fatih Kılıçarslan

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Kumar ve beraberindeki psikolojik rahatsızlıklar...

Kumar bağımlılığı dürtü-kontrol bozukluklarından biridir. Kendisine, ailesine ve sosyal çevresine maddi zarar yanı sıra iletişim sorunlarına yol açar.

Tutkuya dönüşen kumar, yol açtığı stres, gerilim ve ilişki problemlerine rağmen bağımlı kişi oynamayı sürdürür. Sonuçlar ne olursa olsun kumar oynamak tek düşüncesi haline gelmiştir. Kumar oynamak, yaşamının bütününü kuşatmıştır. Kazansada oynar. Kaybetse de oynamaya devam eder. Kaybettiklerini geri kazanma umudu ve hırsı da bu tabloyu giderek kötüleştirir. Yapılan araştırmalar kumar bağımlısıyla evli eşlerde yüksek düzeyde stres ve buna bağlı fizyolojik rahatsızlıklar göstermiştir (Lorenz& Yaffe 1986, 1989) Depresyon, sinirlilik hali, güvensizlik, sürekli şüphelilik hali ve hatta kalp rahatsızlıkları bu araştırmaların bulguları arasındadır.


Kumar bağımlılığı olan bireylerin ailelerinde boşanma, istismar ve şiddet; Amerika’da 400 aileyle yapılan bir çalışma bizlere %28 ailede, direk kumar bağımlılığı sorunları yüzünden boşanma vakasını göstermiştir. Kumarın yasal hale geldiği bölgelerdeki boşanma vakalarının 3 katına çıkması düşündürücüdür. Aynı araştırmalar göstermiştir ki; Kumar bağımlısı olan ailelerde çocuk istismarı (cinsel, duygusal) ve şiddet diğer ailelere göre daha çoktur.(Eren Özdemir- Kumar Bağımlılığı) Artık kumar kuruluşları, yeni kumarhanelerin inşası için gereken paranın cüzi bir kısmıyla “web siteleri” kurup, internete bağlı bir bilgisayar bulunan her evi gerçek bir kumarhaneye dönüştürüyorlar. 1990’ların ortalarında İnternette yaklaşık 25 kumar sitesi vardı. 1997’de kumar siteleri 300 milyon dolar kazandı. 1998’de bu gelir artıp 650 milyon dolar oldu. 2000 yılında İnternetteki kumar siteleri 2,2 milyar dolar kazandı.

 

Şans oyunları giderek yaygınlaşıyor!

Milli Piyango, Sayısal Loto, İddaa, Şans Topu, 10 Numara, Kazı Kazan, Altılı Ganyan, Süper Loto gibi bahis oyunları her geçen gün yaygınlaşıyor. Özellikle futbol maçlarına bahis yapılarak oynanan “İddaa” oyunu futbolu bir “şans oyununa” dönüştürdü.


Devlet Denetleme Kurulu'nun 26 ilde yaptığı (2011) araştırmada, 18 yaş altı gençlerin yarısından fazlasının bahis oynadığı tespit edildi. 2009'da yürürlüğe giren yönetmelik kapsamında 18 yaşından küçüklere bahis oynatılması yasak. Ancak denetlenen 2 bin 700 bayiden 92'si 18 yaşından küçüklere bahis oynattığı için kapatıldı. Eski Yeşilay Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman yaptığı açıklamada(2014)18 yaşın altında bulunan gençler yoğun bir şekilde şans oyunlarına yöneldiği, yasal yaş sınırı (18) altındakilerin yüzde 28,4'ü Sayısal Loto, yüzde 25,9'u Piyango, yüzde 25,9'u İddaa, yüzde 19,8'i de Hemen Kazan oynadığını belirtmiştir. 

Önleyici aile ve toplumsal yaklaşımları!

Ebeveynlerin çocuklarıyla açık, duygularını anlamaya dönük ve güvenli iletişim kurabilme, çocuğun sınırlarını, yaşamın kural ve değerlerini oluşturabilmesi için rehberlik etmeli ve sağlıklı model oluşturabilmelidir.


Ana-baba zararlı alışkanlıklar yanı sıra koruyucu, bağımlı veya otoriter ve baskıcı tutumlardan kaçınmaları, çocukların hayatın sorumluklarını gelişimine uygun olarak vermeleri, yanlışlıklar karşısında önce ebeveynlerin “hayır” diyerek örnek davranışlar sergilemeleri önemlidir. Çocuğun “hayır” diyebilmeyi, ilişkilerinde “bağımsız sınırlarını” oluşturmayı, “rehber anne-baba” modeliyle desteklemelidir.


Çocukları etiketleyici, damgalayıcı, özellikle aile ve toplumdan dışlayıcı yaklaşımlardan kaçınarak çocuğu aile ve toplumsal hayatın içinde üreten değer birey konumu kazandırılmalıdır. Gelişim dönemlerinde yaptığı yanlış tutumlarından dolayı çocuğu suçlamak, yargılamak yerine olumlu ve yararlı tutumun nasıl gerçekleştireceğini somut düzeyde açıklayarak çocuğun ahlaki tutumlarını geliştirmelidirler. Ülkemizde kumar bağımlılığı ve zararlı alışkanlıklar sürekli artan bir eğilim içindedir. Zararlı alışkanlıklarla toplumsal mücadele günümüzde önemi artıyor. Önleyici yaklaşımlarda kamu kurumları, yerel yönetimle ve sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düşüyor.


Benzer Yazılar

  • Sınav başarısı nasıl sağlanır?

    Sınav başarısı nasıl sağlanır?

    Ortaöğretim öğrencileri geçtiğimiz günde TEOG sınavına girdi. Lise son sınıf öğrencileri LYS sınav hazırlıkları sürüyor.
  • Aile içi iletişim çatışmaları

    Aile içi iletişim çatışmaları

    Aile içi ilişkileri etkileyen birçok faktör bulunur. İlişkilerde yetiştirilme kültürümüz, duygularımız, düşüncelerimiz, rollerimiz ve davranışlara verdiğimiz anlam iletişim çatışmalarının sebeplerini oluşturur. Anne babalar, çocuklarıyla sık sık tartışma yaşarlar ve bu…
  • Özel hayatımızda tutku ve heyecan artıyor!

    Özel hayatımızda tutku ve heyecan artıyor!

    Merhaba Sevgili Okurlar! 6 Mart Salı günü Merkür Koç burcuna geçiş yapıyor, İletişimin ve ticaretin hızı artabilir, 7 Mart Çarşamba günü ise Venüs Koç burcuna geçiş yapıyor, özel hayatımızda tutku…
  • Çocuk gelişiminde köşe taşları doğru konumlanmalı

    Çocuk gelişiminde köşe taşları doğru konumlanmalı

    Çocuk gelişimin ilk döneminden itibaren çevresinde yaşayan aile üyelerinin davranış ve tutumlarını taklit eder. Bu taklit önce anne ve baba imajı ile başlar. Kişilik doğrudan doğruya anne- babanın çocuğu ile…
  • Kavanoz ve iki fincan kahvenin hikayesi

    Kavanoz ve iki fincan kahvenin hikayesi

    Modernizim toplumları dönüştürmeye tüm hızıyla devam ediyor. Sürekli hareket ve koşuşturmaca içinde insan sadece kazanma odaklı yaşamına yön veriyor. Değişen yaşam kültürü içinde etkilenen birey ’de kaygı, stres ve sıkıntılar…

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler