Sanat bireyin ve toplumun bilinçlenmesi,her açıdan zenginleşip,güçlenmesi için gereklidir.Toplumların gelişmişlik düzeyinin dışa vurumudur.Bir toplumun yaratıcı ve özgür duygu ve düşünceye verdiği değer , sanata verdiği önem ve destekle doğru orantılıdır.

Sanatın amacı,birey ve toplum üzerindeki etkisi Antik Yunan’dan günümüze değin sorgulanmıştır.İnsanın kendisini bilmesi,farklı yönlerini keşfedebilmesi için sanat adına yapılan çalışmaların önemi büyüktür.


Sanat felsefesi açısından bakıldığında,sanat yapıtının ne olduğu,sanatçının yapıtı nasıl ortaya koyduğu,sanatın amacı gibi temel konulara filozoflar farklı yaklaşmıştır.
Antik Yunan filozoflarından Platon ve Aristo sanata “mimesis” yani taklit der.Sanatçı doğada var olan güzelliği eserinde taklit eder.Platon sanatı taklit olarak nitelendirmiştir.Ona göre sanat idealar evrenindeki gerçek varlıkların yansıdığı dünyadaki gölge varlıkların taklidinden ibarettir.Gölgeyi taklit ederek kişinin ortaya koyduğu eserle ulaştığı huzura da katharsis demiştir.Bunun yanı sıra Platon sanatın sosyal ve politik önemine de değinir.


Aristo ,’Poetika’ adlı eserinde tragedyanın, şimdiki anlamıyla tiyatronun insan ruhu üzerindeki arındırıcı etkisinden bahseder. Ve Şöyle der:” Tragedyanın ödevi,uyandırdığı acıma ve korku duygularıyla ruhu tutkulardan temizlemektir.” Aristoya göre katharsisin amacı kötü karakterlerin iyileştirilmesidir.Sahnede oynanan tragedya sayesinde seyirci kendini oyuncu yerine koyar ve arınma adeta beraber gerçekleşir.


Aristo için, sanatın amacı arınmadır.Amaçlanan arınma süreci insanın daha iyiye daha güzele yaptığı bir yolculuktur.İnsanı duygu ve akıl süzgecinden geçiren,kendisiyle yüzleştiren,sorgulatan bir süreçtir.Ve ruhu olumsuz duygulardan arındıran psikolojik önem arz eden bu arınma süreci aynı zamanda kişiyi daha yaratıcı,huzurlu ve özgür kılar.
İtalyan filozof Croce ise ,sanat eserinin doğayı taklit etmekten daha fazlası olduğunu savunur.Sanatçı yaratıcı yönünü ve hayal gücünü kullanarak doğadan aldığı izlenimleri ayıklar ve bir anlatıma dönüştürür.Sanat eseri olması için de özgün ve tek olması gerekir.


Alman şair ,filozof F.Schiller’e göre ise ,insan gerek oyun oynarken gerek sanatla uğraşırken kendini meşgul eden problemlerden uzaklaşır”.İnsan oyun oynadığı sürece tam insandır.” diyen Schiller bu sözüyle insanın gerçek özgürlüğe ancak sanat sayesinde kavuşabileceğini savunur.


Özetlendiği gibi sanat insan ve toplum üzerinde çok boyutlu dönüştürücü etkisi olan bir süreçtir.Sanat insana kendini ifade edebilme,iç dünyasını dışa yansıtma fırsatı verir.Güzel olanı arayan insan ,sanat yoluyla kendini anlatabilmekte,duygusunu bir şarkıya,çizgi,mısraya,heykele aktarabilmektedir. Sanat daha çok duygulara hitap etmekle birlikte,insanı derin düşünmeye iten,mesaj veren düşünmeye yönelik etkisi de göz ardı edilemez.


Doğada ve sanatta güzeli konu edinen“estetik” doğrudan güzele yönelir .Estetiğin bir dalı olarak ortaya çıkan sanat felsefesi ise yalnızca sanata ve sanattaki güzelliğe yönelir ve sanat eserlerinin ontolojik statüsünü sorgular.


Sanat eserlerinin bize hissettirdiği duygular,düşünceler bizde sanat yoluyla gizlenmiş olan güzelliğin ,estetiğin dışa vurumudur.Ruha iyi gelen ,huzur veren,yaratıcı yetenekleri geliştiren insana ilham veren sanat insan ruhuna açılan renkli bir pencere gibidir. İnsanın günlük hayat koşturmacası içinde farkına varamadığı duyguları sanat vasıtasıyla keşfedebilir.Güzel bir yazıyla,güzel bir şiirle,bir resimle ,coşku veren bir ezgiyle karşılaşıldığı zaman içimizde saklı duran duyguların açığa çıktığına hepimiz tanıklık ederiz.


Sanat çeşitli duygulanım ve yarattığı düşüncelerle insanı hem ruhen inceltir hem de bilinç olarak genişletir,zenginleştirir.İnsanı kavram ve kategorilerin ötesine taşır.Kendini farklı ve özgün yollardan ifade etmek için paha biçilmez bir etkinliktir.Yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olan sanat insana haz verir.İnsanın tüm duyularına hitap ederek insana geniş ufuklar açar,hayal ve düşünce dünyasını renklendirir.


Birey ve toplumun her açıdan ilerlemesi,ruhsal olarak uyumlu,daha huzurlu ve barışçıl ve özgür hissetmesi için sanat toplumun can damarlarından biridir.Nasıl ki bilim bir medeniyetin uygarlık seviyesini gösteriyorsa aynı şekilde sanatın özgürce icra edildiği toplumlar da bir o kadar yaratıcı,barışçıl,sevgi dolu ve aydınlık olacaktır.Sanat her türlü özgürlüğün ifadesi ve dışa vurumudur. Sanat ışığımız hep yansın ve aydınlığımız bol olsun.


Benzer Yazılar

  • Olduğu durumdan memnun olan ilerleyemiyor!

    Olduğu durumdan memnun olan ilerleyemiyor!

    "Korku, gölge kadar yanıltıcıdır ama vardır. Gölge de vardır, yanıltıcı ama vardır ve bazen gölge sende büyük etkiler bırakabilir.
  • Bilgi ve dönüşüm!

    Bilgi ve dönüşüm!

    Bilgi ve değişim,dönüşüm arasındaki bağlantı hayatı anlamak açısından her zaman önemli olmuştur.Hepimiz farklı bakış açıları kazanmak ,yaşadığımız hayat hakkında daha fazla bilgi edinmek ve onu daha iyi anlamlandırmak için sürekli…
  • Paradigma değişimi

    Paradigma değişimi

    Bilginin belirleyici olarak hüküm sürdüğü, iletişim ve sanal teknolojilerin hayatın her alanında günden güne hızla etkisini gösterdiği bir çağdayız.
  • Haftalık burç yorumu : Özgürlük ve değişim isteğimiz de artabilir!

    Haftalık burç yorumu : Özgürlük ve değişim isteğimiz de artabilir!

    İyi Haftalar Sevgili Okurlar! 16 Aralık Cumartesi günü Güneş ve Uranüs arasında üçgen açı oluşuyor. Yeniliklere açık olacağımız bugün özgürlük ve değişim isteğimiz de artabilir.
  • Mazhar Alanson Röportajı: “Beni Sanatın İçine İttiler”

    Mazhar Alanson Röportajı: “Beni Sanatın İçine İttiler”

    Sene 2001.Günlerden bir gün gözümü açtığım andan itibaren içimde bir şarkı çalmaya başladı.“Benim hala umudum var” diyordu şarkının sözleri “benim hala umudum var”.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler