DOLAR 17,0163
EURO 17,5202
ALTIN 969,216
BIST 2371,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Piyasalarda yanılsamalar ve yatırımcılara stratejiler/ Ekonomist Cemre Yoldaş

Piyasalarda yanılsamalar ve yatırımcılara stratejiler/ Ekonomist Cemre Yoldaş
27.01.2022
A+
A-

“Kızılderililer sonbaharda yeni seçilen kabile büyücüsüne gitmiş ve kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sormuşlar. Modern dünyanın âdetleriyle yetişmiş genç büyücü eskilerin sırlarından bihabermiş ve kışın nasıl geçeceği konusunda hiçbir fikre sahip değilmiş. Ne olur ne olmaz, işi sağlama alayım diye düşünen genç büyücü, kabile üyelerine soğuk bir kışa hazırlanmalarını salık vermiş. Birkaç gün sonra aklına gelmiş ve Meteoroloji Müdürlüğü’ne telefon açmış ve soğuk bir kış bekleyip beklemediklerini sormuş. Görüştüğü meteorolog ise kışın sahiden soğuk geçeceğini düşündüğünü söylemiş. Bunu üzerine büyücü kabileyi toplamış ve daha fazla odun depolamalarını buyurmuş.
Aradan birkaç hafta geçmiş. Büyücü meteorolojiyi bir kez daha aramış. Meteorolog bu sefer, ‘Çok soğuk bir kış olacağa benziyor’, demiş. Büyücü bunun üzerine kabilesini yine toplamış ve bu sefer ormanda ne kadar yakacak odun, dal, kıymık, bulursa toplamasını söylemiş.
Yine birkaç hafta geçince büyücü Meteoroloji İşleri’ni bir kez daha aramış ve durumu sormuş. Meteorolog bu kez çok heyecanlanmış. ‘Gelmiş geçmiş kışların en soğuğu olacak, öyle görünüyor,’ demiş.
Büyücü, ‘Ciddi misiniz?’ demiş ve eklemiş. ‘Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?’

Meteorolog bir an duraklamış ve ‘Kızılderililer,’ demiş, ‘çılgınca odun topluyorlar!’ (Cathcart & Klein, 2010)

Gerçeklik nedir?

Gördüğünüz renklerden mi oluşur ya da burnunuza gelen kokulardan, tattığınız yemeklerden mi? Peki, çevrenizde oluşturduğunuz bu dünyanın bütün renkler, dokular ve seslerle bir yanılsama olduğunu, bu detayları beynin sizin için tasarladığını, gerçekliği beynin bu gösterileri olmadan algılasaydınız onun renksiz, kokusuz, tatsız olduğunu bilseydiniz nasıl hissedersiniz? Uzun zamandır süre gelen ve hala devam eden evrimleşmenin sonucunda dünyanız daha renkli bir hal almış durumda. Fakat bu beynin gelişimini tamamladığı ve hatalar yapmadığı anlamına gelmez. Beynin yanılsamaları hala bitmiş değil. Yukarıdaki anlatı da beynin bu yanılsamasından biri olan Petitio Principii yani diğer bir deyişle döngüsel nedensellikten doğan safsata için anlatılan Felsefe fıkrasıdır. Fıkra olduğunda komik ve gerçeklikten uzak gözükse bile döngüsel nedensellikleri komik olmayacak düzeyde günlük hayatta yaşarız. Örneğin İskoçya’nın kuzeyinde yer alan Hebrid Adaları sakinleri için saçlarındaki bitler hayatlarının önemli birer parçasıdır. İnançlarına göre eğer bitler ev sahipliği yaptığı insanları terk ederse o insanlar hastalanır, ateşlenir. Kimse hastalanmak istemeyeceği için de bile isteye insanlar saçlarına bitler yerleştirir. Fakat asıl olay şudur ki hasta insanlar ateşlenmeye başladığında bitler o insanın saçından uzaklaşmaya başlar. Ya da Jaws filminin insanlarda ortaya çıkarttığı korkudan dolayı filminden sonra insanlar köpek balığı saldırısına uğrayacaklarını düşünerek Kaliforniya sahillerine gitmekten vazgeçmiştir. Köpek balıklarının Kaliforniya sahillerinde nadiren görülmesine rağmen insanlar filme inanmayı tercih etmiştir.

 

Safsata veya laf ebesi

Antik Yunan’da “laf ebesi” anlamında kullanılan sofistes kelimesinden gelen safsata, ilk başlarda geçerli ve ikna edici olarak görülür ve çoğunlukla insanlar bu anlatılanlara inanır. Ancak detaylı bakıldığı zaman anlatılanların sahte argümanlardan oluştuğu anlaşılır. Bu tür argümanlar insanlarda duygusal tetiklemeyi ortaya çıkartarak birilerine avantaj sağlarken bir başka kesimi avantajdan mahrum bırakır, mantıksal argümanları örtbas eder ve safsataların saplanmasını zor hale getirir. Kısaca; başkalarını aldatmak için bir yol sağlar.

Safsatalara inanmak için çok çaba harcamaya gerek yoktur. Çünkü insanlar genellikle tercih ettikleri sonuçlarla en iyi şekilde uyumlu olan varsayımları seçme eğilimi gösterirler. Bu yüzden de kendi düşüncesini destekleyecek olan argümanları rasyonelleştirme olayına girişir. Kısaca; eğer bulduğunuz argümanlar savunduğunuz düşünce ile uyuşuyorsa bunlara inanmak için zaten hazırsınızdır. Bir anlamda kendi düşüncenizi destekleyecek fikirlere ihtiyacınız vardır. Buna uygun kanıtlar bulduğunuzda ise bunun bilimsel olup olmadığı ile çok ilgilenmezsiniz.

Charles Lord, Lee Ross ve Mark Lepper adında üç bilim insanı bir deney yapmışlardır. Bu deney idam cezasını şiddetle destekleyen veya şiddetle kınayan kırk sekiz Amerikalı üniversite öğrencileri arasında gerçekleşmiştir. Her öğrenciye, idam cezasının ne kadar etkili olduğunu ve idam cezasının yararsızlığını gösteren iki ayrı bilimsel çalışma sundular. Tabii bu sunulan çalışmalar aslında bilim adamları tarafından deney için uydurulmuş çalışmalardı. Öğrencilere bu çalışmaları inceledikten sonra okudukları çalışmaların ikna edici bulup bulmadıkları soruldu. Cevap evetti öğrenciler sunulan delilleri ikna edici bulmuşlardı ancak sadece kendi fikirlerini destekleyen çalışmaları. Sonuç olarak idamı destekleyen öğrenciler deneyden daha da idam destekçisi, idama karşı olanlar ise idama daha da karşı olarak deneyden ayrılmışlardı.

Kırmızı ringa balığı tekniği…

Hatalı bir bilgiyi savunduğunu bilmek insanların çok hoşlandığı bir durum değildir. Bu yüzden devamlı kendi düşüncelerini doğrulamaya çalışırlar. Sürekli kendi düşüncesini doğrulamaya çalışmak ise düşünce hatalarının arasında en tehlikeli olanlardan birisidir. Eğer bulunan kanıtlar savunulan düşünce ile uyuşmayan bilimsel argümanlar ise insanlar genellikle o kanıtları küçümseme ve bu kanıtlara karşı gelme eğilimi sergilerler. Ya da kendi düşüncesini güçlendirmek için bazı argüman türleri ortaya çıkartır. Bunlardan bir tanesi “sazanlamak” olarak kullanılan “kırmızı ringa balığı” tekniğidir. Bu teknikte insanların dikkatlerini konudan uzaklaştırmak için sahte argümanlar yaratılır ve insanların dikkati o argümana yönlendirilir.

Bir diğer teknik ise seçici argümanlardır. Bunda da olumsuz kanıtlar görmezden gelinerek başka uygulanabilir alternatif yokmuş, tek alternatif kişinin kendi sunduğu argümanmış gibi davranılır. Bu tekniklerle insanlar hatalı bilgileri savunmaya devam eder. İnsanların bu tekniklere başvurma nedenlerinden birisi de insanların sürekli olarak dünyaya ve kendi düşüncelerine anlam vermeye çabalamalarıdır.

Siyah kuğu

Siyah Kuğunun yazarı İstatistikçi Nassim Taleb bu durum için: “İnsanların ikna edici buldukları öyküler oldukça basit öykülerdir. Soyut değil somutturlar, yeteneğe, aptallığa ve niyetlere şanstan daha büyük bir rol atfeder ve meydana gelemeyen sayısız olay yerine birkaç çarpıcı olaya odaklanırlar. İnsanlar geçmiş hakkında dayanıksız açıklamalar uydururlar ve uydurduklarının doğruluklarına inanarak kendilerini sürekli kandırırlar” demiştir. Başka sözlerle ifade edersek insanlar halihazırdaki görüşleri ile çelişen bilgileri eleyerek onları görmezden gelerek hakikatleri ortadan kaldırmaya çalışırlar.

Finans piyasalarına uygularsak

Amerikan yerlilerinin bilgisine güvendikleri kabile büyücüsünü, yatırımcıların bilgisine güvendiği, finans piyasalarındaki öngörüsü konusunda güvenilir olan ancak finans piyasalarında çalışmayan kişiler olarak düşünelim . Meteoroloji müdürlüğündeki görevliyi ise, finans politikalarını belirlemede yetkili kişiler olarak… Öncelikle, kabile büyücüsünün bilgisine ihtiyaç duyurulurken, bu bilgiyi talep edenler için bilginin bilimsel bilgi olup olmamasının bir önemi yoktur. Onlar kendilerine kazanç sağlayacak doğru bilginin peşindedirler. Büyücünün ise bu bilgiyi paylaşmaktaki çıkarı, kendisine bu bilginin doğruluğu ile statü devşirmesidir. Bu bilgi alışveriş döngüsünün sürekliliği hem bilgiyi talep edenlerin kazancını hem de büyücünün statükosunu yeniden inşa etmesi için gereklidir. Oysa meteoroloji müdürlüğündeki kişinin bilgisinin doğruluğu bir ön kabul olarak kendini gösterir. Onun bilimsel bilgisindeki yeterliliği zaten o işi başlamadan önce sınanmış olmadır. Onun bilgisi artık sınanan değildir. Eğer o, bilimsel bilgiye sahip değilse zaten sürdürdüğü işi yapması beklenemez. Meteoroloji uzmanının işi sadece doğruyu bilmek değildir, mevcut bilgisiyle doğru kararlar alarak ortaya çıkan durumları ve kurumu doğru şekilde idare etmektir. Dolayısıyla Meteoroloji uzmanı kendi bilgisinin doğruluğunu sürekli kanıtlamak zorunda değildir.

Bilginin kaynağının bilimsel olmayan yerlerde aranması…

Böylesi bir kurguda, kendisinden bilimsel bir bilgi beklenmediği halde büyücü, bilgisini doğrulatmak üzere bilimsel bilgiyi temsil eden kişiye dönüp bakmasında hiçbir problem yoktur. Ancak, ilgili konuyu zaten bilmesi gereken kişi bilginin kaynağını bilimsel olmayan yerlerde arıyorsa bu durum şu sorunlara yol açacaktır; (i) eğer yatırımcılar başka birinden destek alıyorsa; bilimsel olmayan bilgi, piyasada “güvenilir” kişiler aracılığıyla iki aşamalı olarak hızla yayılacaktır, (ii) eğer yatırımcılar piyasayı analiz etmek için kurumsal davranışlara bakıyorsa; bilimsel olmayan bilgi tek aşamalı olarak hızlıca yayılacaktır, (iii) içerisinde işlem yapılan piyasaların idaresi, bilimsel olmayan bilgilerle yönetildiği için piyasaların varlığındaki rasyonalite ortadan kalkacaktır. Böyle bir döngüyü anlamak zaman alabilir. Hatta bilimsel bilgiyle hareket etmesi gereken insanların bilimsellikten uzak davranışlar sergilediğini anladığınızda bile bu kişiler görevlerini sürdürmeye devam edebilirler.

Yukarıdaki metafordan da anlaşılacağı gibi, Petitio Principii yanılsaması ekonomide çok fazla zararlara neden olur. Bunun örnekleri için çok fazla geçmişe bakmaya gerek yok. Özellikle Türkiye ekonomisinde son yıllarda yaşanan olaylara bakmak yeterli olacaktır. Ekonomik kararlar verilirken uzun bir süredir ekonomi alanında uzman kişilerin bilime dayalı görüşleri, söylemleri göz ardı edilerek, safsatalarla yaratılmış olunan gerçekliğe göre kararlar alındı.

Piyasalarda yaşanan yanılsamalardan yatırımcı kendisini nasıl korur?

Geçen hafta piyasalarda yaşanan sert hareketler ise, uzun zamandır bilimsel olarak uyarılan fakat dikkate alınmayan -ki hala da dikkate alınmayan- sürecin sonuçlarından sadece birisiydi. Yatırımcıları koruması gereken yetkili kurum ve kişiler önlem almadıkça bu gidişatın düzelebilmesi oldukça zor gözüküyor.

Kendini korumak için de küçük yatırımcılar bazı önlemler almalıdır. Bu önlemlerin en başında ise kendi dogmalarınızla savaşmak gelir. Beyin bilgilerden haz duymaya programlanmıştır ve yaşadığınız dijital dönem bu hazzı oldukça fazla beslemektedir. O yüzden edindiğiniz bilgiler sadece kendi lunaparkınızı inşa ettiğiniz bilgiler olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Diğer bir söylemle eğer bir konuda öğrendiğiniz yeni bilgiler, önceki bilgilerinizi destekliyorsa bunu çabuk bir şekilde kabul etme eğilimi göstermeyin.

Onun yerine öğrendiğiniz bu yeni bilgiye daha eleştirel yaklaşarak haber kaynağının neresi olduğunu ve bu sonuca nasıl ulaştığını sorun kendinize. O gün piyasaya bakmadan önce normale göre daha mı sinirliydiniz yoksa daha mı mutluydunuz bu şekildeki sorularla verdiğiniz kararların duygusal tepkiler olup olmadığını anlamaya çalışın.

Vereceğiniz yatırım kararı ya da vermek zorunda kaldığınız yatırım kararlarınıza karşılık başka bir alternatif olup olmadığını bir kez daha gözden geçirin. 30 dakika kuralını uygulayın, eğer gözlemleriniz ve teorileriniz çelişiyorsa, çelişen gözlemlerinizi ilk 30 dakikada bir yere kaydedin. Çünkü çelişen gözlemlerinizi ilk 30 dakikada kanıtlayamazsanız daha sonrasında beyin bunu unutacaktır siz de belki sizi zarardan kurtaracak olan bilgiyi unutmuş olacaksınız.

Sizi sonuca ulaştırırken kurduğunuz mantık kusursuz olabilir. Peki ya bu mantığı dayandırdığınız öncül bilgiler? Eğer öncül argümanlarınızdan biri kusurluysa aldığınız yatırım kararınız bir işe yaramaz, ortaya çıkan sonuçların sizi yanıltmaması için tüm öncül argümanlarınızı parça parça düşünmek daha faydalı olacaktır. Eğer bunu yapmazsanız vardığınız sonucu uygulamak için gerçekçi olmayan argümanlarla kendinizi ikna etmeye çalışarak kendi döngüsel nedensellikten doğan safsatanızı yaratmış olursunuz.

Şahsi inançlarınıza dayalı konuları bilim ile karıştırarak birini bir diğeriyle açıklamaya çalışmayın. Her zaman Amerikan yerlilerinin çılgınca odun toplaması o kışın çok soğuk geçeği anlamına gelmez.

“İnsanların en iyi becerdiği şey, yeni bilgileri var olan görüşler işler durumda kalacak şekilde filtrelemektedir.” Warren Buffet

Cemre,

Kaynakça
Cathcart, T. & Klein, D., 2010. Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer…. 1. dü. İstanbul: Aylak Kitap.
Akçay, G., 2018. Mantıksal Safsatalar-1: Nedir? Neden Kullanılır? Nasıl Saptanabilir?. [Çevrimiçi]
Available at: https://bilimfili.com/mantiksal-safsatalar-1-nedir-neden-kullanilir-nasil-saptanabilir
[Erişildi: 1 1 2021].
Klemm, W. R., 2021. Specious Reasoning: How to Spot It and Stop It. [Çevrimiçi]
Available at: https://www.psychologytoday.com/gb/blog/memory-medic/202104/specious-reasoning-how-spot-it-and-stop-it
[Erişildi: 01 01 2022].
Eagleman, D., 2018. Beyin Senin Hikayen. 12. dü. İstanbul: Bkz Yayıncılık.
Dobelli, R., 2014. Hatasız Düşünme Sanatı. 6. dü. İstanbul: NTV.
Dobelli, R., 2014. Hatasız Düşünme Sanatı 2. 2. dü. İstanbul: NTV.
Kahneman, D., 2017. Hızlı ve Yavaş Düşünme. 6. dü. İstanbul: Varlık Yayınları.
Sharot, T., 2018. Başklarının Aklı. 1. dü. İstanbul: BKZ.

YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.