İnsanoğlu yaşamı anlamaya çalışmak durumundadır. Bu çabayı gösteremezse ne kendini keşfeder ne de dünyayı. Sıradanlaştığında ise kaybolur gider. Bazı şeyler kişiyi ayakta tutar. yaşam amacı ve sevinci, sevdikleri ve özgüveni gibi.

Her gün umut dolu yeni bir başlangıç yaparız. İçimiz nasılsa dünyamız da öyledir. Dünya bir aynadır, bizi yansıtır. Kendimizle barışık , içimiz huzurlu, psikolojik sermayemiz yüksek ise bazı sorunların olması çok endişe vermez. Bazen de fazla kaygıdan devreleri yanmış, intihar etmiş bir beyin kalır geriye.. Buna plastik beyin mi yoksa tekdüze bir yaşam mı dersiniz bilemiyorum.

 

Yaşamda mutluluğun ve huzurun yerini hiçbir şey dolduramaz. Kişinin kendine öz saygısı olmadan mutluluğu da çeyrek porsiyondur. Öz saygı marketten veya insanlardan aldığımız bir şey değildir. Kariyer ,başarı gibi özgüvende hediye olarak gelmez. Şimdi zihnimizde bir pencere açıp özgüven dünyasına girelim.

 

kişinin kendini (benliğini ) inşa etmesinde kıymetli kaynağı, varlığı özgüvendir. Özgüven ,İnsanın kendinde gördüğü bilme,yapma,sürdürme duygusu, potansiyeli,azmidir.

 

İnsan içine dönemiyorsa öz saygısı düşüktür. Kendini gerçekleştiren olgun kişiler yalnızlıktan kaçmazlar tam tersine onu ararlar. Bu yetkin kişiler, yalnızken en verimli konumdadırlar. Çünkü insan yalnızken kendi iç dünyasına odaklanır. .Kendini yenilemek, kendini tanımakla başlar. içimizde olanı biteni görebilirsek ve bunu doğru bir şekilde dillendirir yorumlarsak bize yarayan bir analiz yapmış oluruz. Yeterlilik duygumuz , öz saygımızı geliştirir, özgüven güçlenir.

 

insanları memnun etme çabamız doruk yaparsa sıkıntı yaşarız . Kendimizi beğendirmek adına cendereye girersek hedeflediğimiz ve çok arzu ettiğimiz şeylerden gittikçe uzaklaşırız rh 30.8. Hayır diyebilme cesareti gösterirsek kendimizi iyi hisseder ve öz saygımızı artırırız.

 

Kişiler mevcut güçlerini ,davranışlarını ve kaynaklarını ; inançları, duygu ve korkuları, düşünceleri nedeniyle sınırlarlar. Özgüven, insanın olabilirlik ve yapabilirlerine karşı kuvvetli bir inancıdır özgüven ; kişinin karar alma ,hareket ve iletişim ,başarıya ulaşma ve duygularını yönetme biçimini etkiler.

 

Özgüven iç dünyamız hissettiğimiz ve çevremize yansıttığımız bir çeşit kendine güven duygusudur. Özgüvenli insan bazı riskleri göze alır, daha kolay, cesur,soğukkanlı karar verir, İnsiyatif kullanır,kendini gösterir. Böylece yaşamda, insanlar arasında söz sahibi olur. Yüksek özgüvenli insanlar kendilerine ışık, renk olacak değerleri ,hedefleri,kimlikleri arar bulurlar.Kendi içlerine dönüp bakabilirler ve özleriyle sağlam bağlantılar kuracak yeni bir iletişim dili geliştirebilirler.

 

Bir kişinin kendine yakıştırdığı değerdir, özdeğer. Özdeğer, insan için hem bir ihtiyaç hem de bir duygudur. Özdeğer , kişinin kendisine layık gördüğü ,biçtiği özellikler ve özelliklerinden kendine çıkardığı bir tür görüştür, sonuçtur. Peki bu görüşü, sonucu biz nereden,neyle çıkarıyoruz. Tabii insanlarla kendimizi karşılaştırarak. Bu bazen bizim ayarımızda, çapımızda,boyutumuzdaki kişilerle olduğu kadar bunların dışındaki insanlarla da kıyaslama olabiliyor. Özdeğeri yükselten bazı faktörler vardır. Kendimizi açıklama araçlarından birisi kişilik donanımızdır. Karekterimiz içe dönük,dışa dönük,saldırgan,yapıcı, elini veren kolunu alamayan vb. yapıda olabılir .

 

Öz saygımızı yitirmememiz gerekir. Süpermen değiliz uçamıyor ve gözlerimizden ışınlar çıkaramıyoruz. Özgüvenımız yeterliyse başkalarının sözleri bize sivrisinek vızıltısı gibi gelir.Kişinin atılım yapmasını engelleyen bir faktör de kendisine saygısının yetersizliğidir.Böylece kişi şikayetler, bahanelerle, savunma mekanizmalarıyla zaman ve enerji kaybeder, günlük amaçlarına ulaşamaz. Kendisine saygısı olanlar dengededir, kendinle barışıktır.. Yaşadığımız olaylar bir yandan bizlere deneyim katar diğer taraftan kendimize saygıyı artırır. Saygının büyüklüğü bizim önemli çalışmalarımızdan kaynaklanır. Hatasız kul olmaz hatalardan ders çıkartmayıp kendimize ceza kesersek saygımızı yitirebiliriz.

Sevgilerimle


Benzer Yazılar

  • Biraz da patronum kişisel gelişsin!

    Biraz da patronum kişisel gelişsin!

    Kişisel gelişim, farkındalık ve pozitif psikoloji hem dünyada hem de ülkemizde altın çağını yaşıyor. Vahşi kapitalizmin acımasızca bozduğu dengemizi, kişisel gelişim eğitimleri, farkındalık organizasyonları ve pozitif psikoloji seansları ile yeniden…
  • Rekabet piyasasında bir işletmenin fırsatları yakalaması

    Rekabet piyasasında bir işletmenin fırsatları yakalaması

    Rekabet piyasasında bir işletmenin fırsatları yakalaması; var olan performansına, rekabet gücüne ve hata düzeyine bağlıdır. Önceleri üretim süreçlerindeki hataları yok etmek için geliştirilmiş araçlar takımı olarak çıkan altı sigma, zamanla…

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler