Özel okul öğretmenlerine iş güvencesi yok

Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda yer alan bir cümle, özel okullarda görevli öğretmenlerin iş güvencesini ortadan kaldırdı. Yargıtay'ın söz konusu yasaya dayanarak aldığı karar uyarınca, işe iade davası açılamayacak

 

Özel okullarda görev yapan öğretmenler, Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na tabi olarak “süreli sözleşme” ile çalışıyorlar. Bir öğretmen ile özel okul arasında zincirleme olarak birden fazla süreli sözleşme yapılması halinde, bu sözleşmenin “süresiz sözleşmeye” dönüp dönmediği konusunda Yargıtay 7. 9. ve 22. Hukuk Daireleri tarafından önceki yıllarda farklı kararlar verildi. Zincirleme sözleşmenin süresiz sözleşmeye dönmesi halinde, haklı bir nedene dayanmadan sözleşmesi yenilenmeyenler işe iade davası açabiliyor, ihbar ve kıdem tazminatı alabiliyor.

Konuyla ilgili Yargıtay kararları arasında farklılıkların giderilmesi amacıyla Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu tarafından geçen yıl 2018/2 sayılı karar alındı. Özel okullar, bu kararı gerekçe göstererek, sözleşmesi yenilenmeyen öğretmenlere kıdem tazminatı ödememeye başladı. Okurlardan Habertürk’e bu konuda çok sayıda soru geliyor.

“BELİRLİ SÜRELİ” Mİ, “BELİRSİZ SÜRELİ” Mİ?

Belirsiz süreli iş sözleşmeleri, ihbar, kıdem tazminatı, işe iade gibi iş güvencesine ilişkin hükümlerden yararlanmaya olanak sağlıyor. Belirli süreli sözleşme sürenin bitiminde kendiliğinden sona ermişse, çalışanlar, kıdem tazminatına hak kazanamadıkları gibi, ihbar tazminatı, iş arama izni, işe iade davası açma haklarından da yararlanamıyorlar.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde, iş güvencesinden yararlanmak için sözleşmenin belirsiz, yani süresiz olması öngörülüyor. Bu nedenle belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamıyor. Normalde, işveren ile çalışanlar arasında peş peşe birden fazla belirli süreli sözleşme yapılmışsa, belirsiz sözleşmeye dönüşüyor. Bu durumda çalışan açısından iş güvencesi hükümlerinden yararlanma hakkı doğuyor.

KANUNDAKİ BİR CÜMLE ÖĞRETMENLERİ YAKTI

Genel Kurul kararında, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9. maddesinde, öğretmen ile öğretim kurumları arasında “en az bir yıl süreli” sözleşme yapılmasının zorunlu kılındığı vurgulandı. Kararda, kanun hükmü ile sözleşmenin belirli süreli yapılması gereken hallerde belirli süreli sözleşmenin zincirleme yapılmasının, sözleşmenin belirli süreli olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı ifade edildi. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararı, oy çokluğuyla alındı.

KARŞI OY YAZISI

Çoğunluğun kararına katılmayan üyelerin kaleme aldığı karşı oy yazısında, İş Kanunu’nda öngörülen iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için genel kuralın belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi olmak gerektiği vurgulandı. İşçi belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışıyorsa iş güvencesinden yararlanamayacağı kaydedilen karşı oy yazısında, “5580 sayılı Kanun uyarınca, eğitim elemanı ile yapılan sözleşmeyi, kanun açık olmadığı halde belirli süreli saydığımızda, eğitim elemanı iş güvencesinden yoksun kalacaktır” denildi.

Karşı oy yazısında şöyle devam edildi:

“Çoğunluk görüşü ile özel okul kurumu eğitim elemanları iş güvencesinden mahrum kalmışlardır. Asgari süre sonunda işverenin feshinden dolayı ihbar tazminatı talep edemeyeceklerdir. Zincirleme yapıldıkları ve belirli süreli olma özelliklerini korudukları için süre bitiminde (örneğin 10’uncu yılın sonunda) kendiliğinden sona erdiği için kıdem tazminatı talep etmeleri tartışmalı hale gelmiştir.”

Karar, Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na tabi okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, özel öğretim kurslarını, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kurslarını, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, sosyal etkinlik merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenleri etkiliyor. Sayıları 150 bin kişiye ulaşan öğretmenlerin iş güvencesi, ihbar ve kıdem tazminatı haklarının sağlanabilmesi için 5580 sayılı Kanun’un 9. maddesinde değişiklik yapılması ve özel okullarla imzalanacak sözleşmenin "belirli süreli" değil, "asgari süreli" olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Asgari süre ifadesi konulduğu takdirde zincirleme sözleşme yapanlar haklarına kavuşabilecek.

Değişiklik yapılmadığı takdirde, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uygulanmak zorunda. (Habertürk / Ahmet Kıvanç)

 


Benzer Yazılar

  • Çalışanlar dikkat: Bu izinlerde de ücret kesilmiyor...

    Çalışanlar dikkat: Bu izinlerde de ücret kesilmiyor...

    Yaz aylarının gelmesiyle birlikte çalışanlar ve işverenler arasında en çok konuşulan konuların arasında izinler geliyor. İş Kanunu mazeret izinlerini düzenlerken bu günlerin çalışılmış gibi sayılacağını söylüyor.
  • Tatile çıkmadan önce hangi sigortaları yaptırmalısınız?

    Tatile çıkmadan önce hangi sigortaları yaptırmalısınız?

    Yazın gelmesiyle birlikte birçok kişi tatil planları yaparken, bazılarımız çoktan yollara düştü bile. Fakat hatırlatmakta fayda var. Tatilde yanınıza sigortanızı almayı unutmayın
  • Memuriyetten SGK'ya geçenlerin hangi hakları devam ediyor

    Memuriyetten SGK'ya geçenlerin hangi hakları devam ediyor

    Memuriyetten, işçilerin kıdem tazminatı almasını gerektirecek bir sebeple ayrılanlar, istifa sonrası Bağ-Kur’lu veya SSK’lı olarak çalışsalar bile memur olarak geçirilen süreye ilişkin ikramiyelerini alabilirler.
  • Ticari alacak sigortalarına talep artıyor

    Ticari alacak sigortalarına talep artıyor

    2018 son çeyrekten itibaren devam eden kurlardaki yükselişin ticari riskleri artırması, Türkiye’ de değişen ticari anlayışla beraber zaten büyüme trendinde olan ticari alacak sigortalarına olan talebi büyüttü.
  • Sigorta sektörünün gözü bu düzenlemelerde

    Sigorta sektörünün gözü bu düzenlemelerde

    KPMG'nin hazırladığı Sigortacılık Sektörel Bakış 2019 raporuna göre 2018'i 39,5 milyar TL'lik toplam prim üretimiyle kapatan sigortacılık sektörü, 2019'a sıkıntılı başladı.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler