Edip Uras

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Kendi zindanından büyük kaçış

Kendine yapacağın en büyük kötülüklerden biri, hepimizin zaman zaman yaptığı gibi, kendi kendini küçültmek, suçlamak, yargılamak ve hatta aşağılamak.

Kendi değerini bilmeyenin değerini bilmezler derler, bu kısır döngü ‘hiçbir işe yaramıyorum’ veya ‘salağın tekiyim’ veya ‘mutlu olmayı haketmiyorum’ gibi kalıplarla oluşmuş kocaman bir duvar oluşturana kadar devam ediyor. Her kötü cümle, içinde olduğun zindanın duvarlarını biraz daha kuvvetlendiriyor.

Bu ses bazen o kadar güçlü oluyor ki, karşına gelenlerin sana kötü davranmaları, aşağılamaları, yok saymaları ve kalbini kırmaları bile normalleşiyor.

Oysa bundan kurtulmanın yolu var. Hem de sihirli bir yol.

Tek kelime dört hece ile: Far-Kın-Da-Lık.

Nerede oyundan düştüğünü fark etmek; kendine kurduğun tuzakları tek tek kaldırmak, duvara vurduğun balyozlarla özgürlüğe doğru adım adım ilerlemek demek.

Hangi tuzaklar bunlar, önce onları fark edelim:

Hangi tuzaklar senin kendi yoluna kurduklarından, hangileri senin duvarında var?

Ya Hep Ya Hiç düşünce tarzı. Önüne gelen her durumda ya siyah ya beyaz, ya çok kolay ya da imkansız, ya harika ya da ümitsiz yargısına varmak. Önce karşı tarafı, sonra da kendini suçlamak. Aradaki tonlara ve farklılıklara zaman ve yer tanımamak.
Olumsuz Filtreleme. İçinde bulunduğun durumdaki iyi gelişmeleri görmezden gelirken, sadece olumsuz olanları ön plana getirmek. Odak noktasını sadece negatif ve olumsuz gelişmelerde ve şartlarda tutmak.
Felaket Beklentisi. Ne olursa olsun, hayat yolunda bir felaketin, bir kötü haberin veya bir kabusun bir sonraki virajda karşına çıkacağına dair sarsılmaz bir inanç.
Akıl Okuma. Başkalarının ne düşündüğünü çok iyi bildiğini sanıyorsun değil mi? Sadece ne düşündüklerini değil, ne hissettiklerini de biliyor ve bu görüşlerini sarsılmaz birer gerçek gibi kabul ediyorsun. Daha ne hissettiğinin adını tam koyamadan, başkalarının niyetlerini, davranışlarının nedenlerini bildiğini sanmak.
Kötü Düşüncelerde Israr. Çoğunu kendinin uydurduğu ve varsaydığı olumsuzluklara sımsıkı sarıldığın için, olmadıklarına dair kanıt veya görüşleri tamamen görmezden gelmek.
Duyguları Düşünceleştirmek. Karar ve akıl yürütmeleri olan biteni düşünerek ve elindeki bilgilerle değil, duygularının sana dikte ettirdiği şekilde oluşturmak. Kelimelerinle karşı karşıya kaldığın sorunları yücelterek ve kendini onların karşısında ezerek kararlara varmak.
Suçlamak. Sorumluğu kendimiz almadan önce karşındakini olan biten tek sorumlusu yapmak. Karşıyı suçlamanın işe yaramadığına karar verdiğinde ise sadece kendini suçlamak. Bir uçtan diğer uca yolculuk yaparken, ölçüyü kaçırmak.

Bu tuzakları fark etmek, onların hemen ortadan kalkmasını sağlamayabilir. Bu düşüncelere düşmek, sadece senin için değil, hepimiz için gayet normal.

Çünkü aslında hep şunu kabul ediyoruz: önce görüyoruz, sonra hissediyoruz.

Aslında düşününce, hiç de de doğru değil. Hislerimiz çoğu zaman gördüklerimizi veya gördüğümüzü sandığımız olayları, davranışları ve kendimizi farklılaştırıyor.

Çoğu zaman algımızı belirleyen duygularımızdır. Korktuğumuzu görüyoruz karşımızda, çoğu zaman korktuğumuz şey orada olmasa da.

ABD Başkanlarından Roosevelt, göreve geldiğinde şöyle demişti:

‘Tek korkmamız gereken, korkunun kendisidir.’

Kendini korkularına teslim etme.

Kendi olumsuz düşüncelerinin, kendin ve çevren ile algını yönetmesine ve sana dikte ettirmesine izin verme.

Ne sen o kadar değersizsin, ne dışarıdaki dünya bu kadar korkutucu.

Kendine olan inancın, dışarıda olduğunu sandığın karanlığı dağıtsın


Benzer Yazılar

  • Çalışan memnuniyet anketi neden önemli?

    Çalışan memnuniyet anketi neden önemli?

    İnsanlar, yaşamın her alanında olduğu gibi çalışma ortamlarında da kendilerini değerli hissetmek isterler.
  • İşçi ve işveren bakış açısıyla motivasyon!

    İşçi ve işveren bakış açısıyla motivasyon!

    Geçmişten güzel bir gelecek diyerek hayatın her zaman daha güzel olabileceği inancı için çalışmalara başladık. Hayatımızı idame ettirmek için herkesin çalışması gerektiğinin farkında olarak...
  • Karşı tarafı hayatının merkezi yapmak...

    Karşı tarafı hayatının merkezi yapmak...

    Kendi merkezinden uzaklaşmak ve karşı tarafı hayatının merkezi yapmak. Birçok ilişkinin kısa sürmesindeki ya da tek tarafın çabası ile ilerlemesindeki en büyük sebep; bu hataya düşmek…
  • İş dünyasında psikolojik manipülasyon teknikleri

    İş dünyasında psikolojik manipülasyon teknikleri

    İnsanlar tarafından kurulmuş psikolojik manipülasyon tuzaklarına düşmek bazen dünyayı berbat bir hale sokabilir. Böyle zamanlarda dünya sizi birilerinin çıkarları için kullanılmış olduğunuz hissiyle baş başa bırakır.
  • Görsel beyin geleceği tasarlamamıza yardım eder

    Görsel beyin geleceği tasarlamamıza yardım eder

    Uzunca bir süre masmavi bir denize bakıp, kendini içerisinde kaybolmuş bulduğun oldu mu? Fiziksel olarak orda olsan da aslında bambaşka diyarlarda başbamka bir hayalin içerisinde buldun mu kendini...

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler