DOLAR 8,6591
EURO 10,1605
ALTIN 491,27
BIST 1.407
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Gök Gürültülü
İstanbul
17°C
Gök Gürültülü
Cum 20°C
Cts 23°C
Paz 25°C
Pts 24°C

Selin Kılıç Röportajı: Melih Erdurmuş ile soru cevap

SELİN KILIÇ
Kurumsal Eğitmen / Girişimci ve Kobi Mentoru
29.01.2021
1.537
A+
A-

MELİH ERDURMUŞ         Co – founder at WALKINO

• Dünyada GİRİŞİMCİLİK giderek yükselen bir kavram. Seni bu yola çıkaran neydi?

Çocukluğumdan beri etrafımdaki problemleri tespit edip bu problemlere çözüm üretmeye çalıştım. Bu benim için heyecan duyduğum bir tutkuydu çünkü farklı ve değerli bir yolla çözüm ürettiğim andaki keyfi başka hiçbir şeyden alamazdım.

Yıllar öncesinde çözüme kavuşturduğum problemler benim ve yakın çevremin problemleri oluyordu fakat hayal gücümün sınırlarını hep zorlardım. Bu dönemlerde girişimcilik dediğimiz kavramın ne olduğunu bilmiyordum ta ki üniversite hayatım başlayana kadar.

Üniversite hayatımın ilk yılında artık kendimin ve yakın çevremin değil daha büyük bir topluluğun, dünyanın sahip olduğu bir sorunu çözmem gerektiğinin farkına vardım. Şu anda da ekip arkadaşım olan Aleyna Arslankaya ve Kerem Sunay ile gördüğümüz problemler üzerine sürekli olarak konuştuk, tartıştık hayal gücümüzün sınırlarını zorladık ve hareketsizlik ile sosyalleşememe problemine odaklanma kararı aldık. Problemimiz ve çeşitli çözümlerimiz vardı fakat profesyonel değildik. O günlerde hayalleri olan gençlerdik. Bu profesyonelliği kazanmak için de İTÜ Çekirdek, BTM, Entrecom, Fikir Kampı ve Sinan Güler Startup Hızlandırma programı gibi yerlerde bulunduk ve profesyonel olarak adımlarımızı attık. Bizim için her zaman zorlu bir yolculuktu bu hem okulumuzu hem de iş hayatımızdaki adımlarımızı aynı anda atmamız gerekiyordu. Birçok kez sahneye çıkıp sunum yapma ile okuldaki sınava girme arasında seçim yapmamız gerekti ve biz girişimciliği seçtik.

İlk günlerimizde çevremizden bir destek alamadık çünkü hakikaten konuştuğumuz şeyler anlatmaya çalıştığımız şeyler büyüktü, hayallerimiz büyüktü ama peşini asla bırakmadık her düştüğümüzde ekibimiz içinde birbirimizin elinden tuttuk ve ayağa kalktık. Yaptığımız hatalardan öğrendik ve her gün bir önceki günden daha iyisini yapabilmek için çalıştık.

Uykusuz ve panik ataklarla geçen gecelerimiz çok oldu, kendimizi de çok sorguladık ama her seferinde içimizdeki tutku ve başarma azmi sayesinde çalışmaya devam ettik. Hayallerimiz ve başarma isteğimiz beni ve ekip arkadaşlarımı bu yola çıkardı ama bu sadece bize ilk adımı attırdı. Sonrasında ise o karlı ve fırtınalı yolda herkesin gittiği yoldan değil de kendi açtığımız yoldan gittik. Halen de gitmeye devam ediyoruz ve hayatımızın sonuna kadar da gideceğiz. Çünkü sürdürülebilir bir yaşam için ülkemizin ve dünyanın sorunlarını çözecek girişimlere ihtiyacımız var.

• WALKINO markası ile yarattığınız fark nedir? Fikir nasıl doğdu ve hangi aşamada?

Biz Walkino ile insanların hayatında bir yürüyüş alışkanlığı oluşturmaya çalışıyoruz. Uygulamamız içerisinde bulunan her özellik bir oyunlaştırmaya ve ödüle bağlı olarak işliyor. Bu sayede her gün bir önceki günden biraz daha fazlasını yapıyoruz. Attığımız adımların sayısı artıyor yürüdüğümüz yollar uzuyor ve bu hareketi sosyalleşme ile birleştiriyoruz.

Yeni insanlarla tanışarak ilgi alanlarımıza göre insanlarla birlikte yürüyüşler yapıyoruz, hedefler tamamlıyoruz ve iki kişilik ödüller kazanıyoruz. Bu fikri de kendimizden yola çıkarak bulduk düzenli olarak yürüyüşler yapmak istiyorduk fakat planlarımız hep suya düşüyordu 2-3 gün devam ettikten sonra araya başka şeyler giriyordu ve bırakıyorduk.

Sonra yürüyüş yapmayı başardığımız günleri incelemeye başladık ve bu günlerde asıl amacımızın yürüyüş yapmak değil de yürüyüşün sonrasında bir kahve içmek, yemek yemek, alışveriş yapmak ya da sohbet etmek olduğunu gördük. Yani o günlerde yürüyüş yaptığımızı fark etmiyorduk, o günlerin amacı sohbet etmek ya da çeşitli aktiviteler yapmaktı. Bunu görünce de yürüyüşü tek başına değil de oyunlaştırmalar ve ödüllerle keyifli ve düzenli bir hale getirebileceğimizi keşfettik. Ardından bizim bulduğumuz bu çözümü farklı gruplardan yüzlerce insanda denedik. Geri bildirimlerimizi aldık ve işi hayata geçirmeye başladık. Şu anda da uygulamamız MVP haliyle Google Play Store’da ve AppStore’da indirilebilir durumda.

• Geleceğe dair hedeflerin nelerdir? Çalıştığın yeni proje ya da fikir var mı?

Ekip olarak önümüzdeki 2 yıl içerisinde Walkino’yu Türkiye’de bilinen bir marka haline getireceğiz. Ardından bu topraklarda edindiğimiz bilgi ve deneyim ile globalleşme adımlarımızı atacağız. Bu sayede ülkemize katma değer sağlayıp Türkiye’den de büyük markalar çıkabileceğini göstereceğiz. Sonrasında globalde de hedeflediğimiz metrikleri tutturmak için çalışacağız.

En zirvede olduğumuz anda da girişimimizi satıp diğer problemleri çözmeye odaklanacağız. Yani hedefimiz seri girişimciler olabilmek ve sağladığımız yararı eksponansiyel olarak arttırabilmek. Şu anda tüm odağımızı Walkino üzerinde yoğunlaştırmış durumdayız çünkü problemin ve aranan çözümlerin getireceği değişimin farkındayız. Sonrasında ise gördüğümüz diğer problemler üzerine odaklanacağız ve yeni girişimlerde bulunacağız.

Ta ki enerjimiz tükenene kadar. Bu enerjimizin uzun bir süre tükenmeyeceğini biliyoruz ama o gün geldiğinde de bu sektörden aldıklarımızı geri vermek istiyoruz. Bizim gibi hayalleri ve gençlik ateşiyle gelen çalışma azmi en üst düzeyde olan genç girişimcilere destek olacağız. Girişimcilik ekosisteminden hiç kopmayacağız ama konumumuz ve yaptıklarımız zamanla değişecek bizden sonraki nesle her zaman sahip çıkacağız ve bu kültürü devam ettireceğiz.

• Süreç içerisinde seni en çok heyecanlandıran ne oldu?

Her iş görüşmesi öncesinde ya da yaptığımız işi her anlatmaya başladığımda büyük bir heyecan yaşıyorum sanki ilk günmüşçesine. İçimdeki tutku kalbimin daha hızlı atmasına ve ellerimin ya da sesimin titremesine sebep oluyor zaman zaman çünkü bir hayalin peşinden koşuyoruz.

İnsanların alışkanlıklarını iyi yönde değiştirmeye, yenilikçi bir yol ile çözüm üretmeye çalışıyoruz. Haliyle her hareketimize de yansıyor bu durum ama beni en çok kullanıcılarımızın hayatında oluşturduğumuz etki heyecanlandırıyor. Kullanıcılarımızın bize gönderdiği maillerde artan yürüyüşlerinden ve kazandıkları ödüllerden bahsederken ki mutlulukları paha biçilemez bir his. Onların da bizim heyecanımıza ortak olmaları güzel hislerimizin katlanarak artmasını sağlıyor.

• Girişimcilik alanına ilgi duyanların nereden başlamasını ve özellikle hangi noktalara dikkat etmesini önerirsin?

Öncelikle bir topluluğun sahip olduğu ve içten içe çözmek istedikleri o problemi tespit ederek ilk adımı atmalarını tavsiye edebilirim çünkü bir girişimde her şey değişirken asıl problem çok nadir değişir. Eğer problemi ve o probleme sahip olan kişileri doğru bir şekilde tespit edebilirsek işimiz çokça rahatlıyor o adımdan sonrası ise sürekli olarak insanlarla konuşmak ve deneyip yanılmak. Kesinlikle akıllarına gelen çözümleri fikrim çalınır diyerek anlatmamazlık yapmamalarını öneririm çünkü konuşmadan, anlatmadan gerçekten iyi bir çözüm bulup bulmadığımızı bilemeyiz.

Ellerimizi kirletmemiz lazım eğer sorunu ve hedef kitlemizi biliyorsak nerede olurlarsa olsunlar onlara gidip iç görü anketlerimizi hazırlayıp sorularımızı sormamız lazım ve onların hikayelerini dinlememiz lazım. Eğer hedef kitlenizden bir kişiyle konuşurken çözümü siz anlatıyorsanız bir sorun var demektir. Konuşmamızın %90’ını o problemi yaşayan kişiye ayırmak ve anlattığı hikâyeden çıkarımlar yapmamız lazım. Sorunu, çözümü ve hedef kitleyi belirledikten sonra ise bu işi birlikte yapacağımız kişileri bulmamız lazım. Burada yapacağımız işi ne kadar iyi bilirseniz hangi yetkinliklerin gerekli olduğunu da o kadar iyi görürüz. Yani önce kendimiz işi olabildiğince araştırıp öğrenmemiz lazım.

Bir girişimde en önemli şeyin ekip olduğunu düşünüyorum çünkü bu zorlu yolculukta sizinle aynı amaçları benimseyen kişilerle birlikte uyum içerisinde çalışabilmemiz lazım. Dışarıda zaten yeterince büyük problemlerimiz var içeride de çatlamalar oluşursa başarısızlığımız muhtemeldir. Aynı zamanda işin ana odağı ne ise kuruculardan en az birisi o işi biliyor veya o işi kendisi yapıyor olması lazım. Dışarıdan desteklerle yani taşıma su ile değirmen maalesef dönmüyor.

Son cümlelerimde ise kendimize ekibimize ve işimize inanmamız gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Eğer yaptığımız işe kendimiz güvenmezsek, inanmazsak karşımızdaki kişiyi de inandıramayız. Böyle olursa da destek göremeyiz ve belki de dünyayı değiştirecek o iş yarım kalacak ve kendisine inanıp güvenen başka birisi sizin bıraktığınız yerden tutup tamamlayacak. Bir işi başarıya ulaştırabilmek için hiçbir eksiğimiz yok yeter ki uyurken de uyanırken de kendimiz o işe adayalım ve sonuna kadar çalışalım, emek verelim.

YORUMLAR

Solve : *
2 + 16 =


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.