Hepimizin hayata farklı bakış açısı vardır. Bu bakış açısı kendi deneyimlerimize, çevremizden edindiklerimize ve epigenetik olarak bizimle gelen kodlara göre şekillenmiştir.

Burada bu konuları detaylı incelemeyeceğiz. Bu konuları başka bir zaman inceleriz. Bugün hayata bakışımıza esneklik katmak, hayatımızda yaşanan farklı dönemlerde de kendimiz olabilmek, her gün en azından bir arpa boyu da olsa yol alabilmemiz için bakış açılarımızda bir balans ayarı yapacak hepimizin bildiği ama uygulamadığı 4 bakış açısını anlatacağız.

Görelilik: Karşılaştığımız her konunun tersinden bakıldığında farklı bir gerçeklikle yüz yüze gelebiliriz. Aynı 6 sayısına bakarken olduğu gibi. Şimdi düşünün 6 sayısına A kişisi normal yazıldığı gibi B kişisi de tersten bakıyorken "bu sayı kaç" diye sorduğumuzda. A kişisi 6, B kişisi 9 diye yanıtlar. Ve ikisi de doğrudur. Peki bu iki kişinin tartışması ne kadar anlamlıdır. İşte bizi esnetecek bakış açısı bana buradan 9 görünüyor gel bak, diğeri de 6 görünüyor sen de gel bak dinginliğinde iletişim kurup her ikisi de diğer bakış açısını deneyimleyebilir. Tartışma ve kendi doğrunu diğerine dayatma son bulur.
O zaman her zaman görelilik kavramının hayatın bir parçası olduğunu bileceğiz.

Gizemlilik: İşte bunu nasıl anlatacağım kısmında hepimizin bildiği yaşanan her şeyin ardında hayr vardir. Bizim büyük resmi göremememizin verdiği bir gizemdir bu. Hatta bir kıssa ile durumu somutlaştıralım. Zamanın birinde bir padişah ve çok sevdiği lakin sürekli "her şer de bir hayır vardır" demesine de kızdığı vezir varmış. Padişah bu ya avlanmayı çok severmiş. Bir gün av gidecekler nereye gidelim derken vezirin tarifi üzerine bir av alanına giderler. Bu av sırasında padişahın eli yaralanmış. Vezir vardır bir hayır demiş. Padişah bunun üzerine senin yüzünden geldik buraya bahanesiyle elinin yaralanmasını hayır vardır teskiniyle geçiştiren veziri zindana attırır. Vezir "her şerde bir hayır vardır” der yine. Padişah bu hale de kızar tabi. Padişah daha az adamla insan ayağı çok değmeyen bir yere ava gider bu defa. Bu ıssız yerde yerlilerin baskınına uğrarlar herkes kurban edilecektir. Lakin padişahın eli yaralı olduğu için "yerliler inancı gereği yaralı, sakat insanları kurban etmezmiş" kurban edilmekten kurtulmuş. Bu yaşananlar padişaha veziri hatırlatmış evet bir hayır varmış elini yaralanmasında da peki vezirin zindanda olmasının hayrı nedir diye de sormadan edememiş. Döndüğünde zindandan çıkartılan vezire bu durumu sorduğunda" ben de sizinle olsam beni de kurban ederlerdi" yanıtını almış.
Yaşadıklarımızın bir gizemi var bize hayrı olan ama o an biz bunu bilemeyebiliriz bilsek de idrak edemeyebiliriz. Her zaman büyük resimdeki görmediğimiz gizeme odaklanarak yaşanana bakabilirsek duygusal değil kabulde olur ve zorluk diye tanımladığımız deneyimlerden geçmemiz kolaylaşır.

Geçicilik: İki kapılı han olarak tanımlanan şu madde evreninde hayat doğum yaşam ve ölüm diye nasıl da kısaca anlatılıyor. Hayatta sen düğün dernek kurmuşken bir bakıyorsun ölümle yüzleşmiş yastasın. Hayatta insanlar, canlar, devletler, kurumlar, üzüntüler, sevinçler, neşe, kaygı, belirsizlik, zenginlik, yoksulluk her şey doğar büyür ölür. Her şey geçici minvalinde baktığımızda içinde bulunulan hale çok kapılmadan kendi özünü bilerek tam da olması gerektiği gibi dengede ilerlersin hayat yolunda.

Gelişim: Çok yönlü bir ifade ama hem şahsi olarak hem de Mutlak Gelişim Koçluk olarak gelişime bakış açımız beden-ruh -kalp olarak gelişimi daim kılmak yaşamda en büyük yardımcımızdır diyoruz. Bu üçünün senkronize olarak hedeflenmesi ve bu bilinçle hareket edilmesinden yanayız. Gelişim, bireyin olabileceği en iyi hale gelmesi için ilerlemesidir. Bu ilerleme farkındalıkla; kendine doğru yapılan, bir yolda olma hali ve bu hali kabulleniştir.

Hayatımızı dengeleyecek ve maneviyatımızı arttırıp çevremize bakış açımıza katkı sağlayacak perspektifleri kolaylıkla uygulamak niyetiyle.
Sağlıcakla kalın. Sevgiler...
Hülya Özbayram


Benzer Yazılar

  • Ali Emiri'nin değerlisi

    Ali Emiri'nin değerlisi

    Meşrutiyetin ilk yıllarında, bir güz sabahının tazeliğinde, günün ilk ışıkları boğazın gümüş sularından çoğu iki katlı, tertemiz boyalı, cumbalı evlerin duvarlarına yansıyor, sokakları büyülü bir aydınlık kaplıyordu.
  • Düş ile başlar herşey - Kendini gözlemleme (II)

    Düş ile başlar herşey - Kendini gözlemleme (II)

    Simya için yeni bir hayatın başlangıcıydı kendine hediye ettiği kitap . Ama o henüz farkında değildi.
  • Cesaret edemediklerini, yarın başkası yapıyor olacak

    Cesaret edemediklerini, yarın başkası yapıyor olacak

    Farkında mısın? Hayat yolculuğunda günler geçerken sen hala olmak istediğin haline bir hayal gibi uzaktan bakıyorsun. Adım atamıyor, göze alamıyor ve başlamıyorsun. Sen dururken bugün bir kişi daha cesaret etti…
  • Düş ile başlar herşey (I)

    Düş ile başlar herşey (I)

    Bugün yine zamanın nasıl geçtiğin bilmeden akşam oldu. İşinden çıkar çıkmaz doğru eve zaten başka bir şey yapacak gücü de kalmıyordu.
  • Koronavirüs ve Karanşebeş Savaşı

    Koronavirüs ve Karanşebeş Savaşı

    1788 yılının serin bir Eylül akşamıydı.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler