İçsel Dönüşüm Terapisti / Gonca Kubat

İçsel Dönüşüm Terapisti / Gonca Kubat

Çocukluğumdan beri ben neden dünyaya geldim, hiç olmamak nasıl bir duygudur diye merak edip, soruyordum. Bana göre herkesin yaşamda bir amacı vardı ve ben bu amacı bulup buna göre yaşarsam hayalimdeki hayatı yaşayabilir, mutlu olabilirdim.

Önce okulumu bitirip iş yaşamına atılmak ve yönetici olmak istedim. Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdim ve bana uygun işler aradım. Kimi zaman sadece para kazanmak için sevmediğim işleri yapmak durumunda kaldım. Biliyordum ki her şey bir basamaktı ve ben de adım adım hedefime doğru yürümeye devam ettim. Kalite Yönetim Müdürü olduğumda 27 yaşımdaydım. Bu hazzı iki yıl yaşadıktan sonra aslında istediğimin bu olmadığını anladım ve İnsan Kaynakları alanına yöneldim. Bu alanda 7 yıl çalıştım ve bu arada yüksek lisansımı da yaparak kendimi geliştirdim. Çalıştığım işyerine Mükemmellik Modeli kurarak ekibimle firmama ödüller kazandırdım.

Kişisel gelişimin birçok alanında eğitimler aldım, seminerlere katıldım. İnsan Kaynakları Danışmanlık Firmamı kurduğumda adaylarla yaptığım görüşmelerde insanlara yardım etmekten ve onların mutluluğuna vesile olmaktan keyif aldığımı fark ettim. İş bulma konusundaki yardımlar dış kaynaklarla kısıtlı kaldığından kişilerin özel dünyalarına ışık tutmam gerektiğini fark ettim.

İnsanlara içsel gelişim için rehberlik yapmak istiyorsam işe önce kendimden başlamalıyım diyerek önce kendimi beslemeye giriştim. Bu süreçte birçok şey denedim araştırdım, sorguladım. Çeşitli kişisel gelişim teknikleri, enerji çalışmaları, uzun seyahatlerle farklı kültürleri tanıma süreçlerine girdim. Bir gün yaptığım bir iyiliğin bana o zamanlar acı diyebileceğim bir dönüşümü oldu. Bu neden başıma geldi, diye sorgularken o zamana kadar öğrenmiş olduğum tekniklerin hiç biri sorunumun bendeki etkilerini gidermeye yetmiyordu. Çare olacağını düşündüğüm bir tekniği kendime uygularken, okuduğum kitabın sayfaları havuza uçunca bunu bir mesaj olarak aldım ve kitabı kapattım. Tüm öğrendiklerimi uygulamayı bir kenara bıraktım. Uykularım kaçıyor, sürekli ağlama isteğine giriyordum ve içimden bir şey yapmak gelmiyordu. Derken bir gün karşıma Esmalar (Allah’ın manaları) çıktı. O an beni huzura götüren şey zikirler oldu. Huzur ve mutluluk sadece dış şartlara bağlı olmayıp, aynı zamanda psikoloji ve maneviyatla da ilişkili. Esmalar konusunu bilimsel yönüyle de araştırmaya başladım. Zikir yaptığımızda beyinde ilgili hücre grubunda bir biyoelektrik akım meydana geliyor ve bu, bir tür enerji şeklinde bedene yükleniyor. İhtiyacım olan Esmaları zikrettiğimde bilincimdeki dönüşümleri ve yaydığım frekanslardaki değişimleri fark ettim. Kuantum ve tasavvufla bilincimde dönüşümleri gözlemlemeye başladım. Artık kendimi daha mutlu ve huzurlu hissediyordum, ilişkilerimde de ilgi talep eden taraf olmaktan çıkıp, ilgi gören taraf oldum. İş konusunda ne yapacağım diyerek umutsuzca düşünmek yerine yeni fikirler üretmeye başladım. Bu konuda öğrendiklerimi paylaştığım insanlar da hayatlarındaki gelişmeler için bana olumlu dönüşler yapmaya başladı. Sonuç olarak tek bir yönteme odaklanmak yerine ihtiyaç duyulan ve olumlu dönüşümler gördüğüm teknikleri kompakt olarak uygulayarak, danışanlarıma hayallerini gerçekleştirme konusunda yollar sunuyorum.

Bireysel Danışmanlığın yanı sıra Yaratıcı Düşünce, Hayata Farklı Bak eğitimleri veriyor, Gibberish, Kahkaha & Dans Terapisi etkinlikleri yapıyorum.

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
“Neye elimi atsam kuruyor”, “Bunu yapacak yeteneğim yok”, “Yaşım geçti”, “Başarılı kişilerin arkasında biri var”,
Onaylanma ihtiyacı insanın doğasında vardır. İnsanlar yaptıklarıyla, söyledikleriyle, başarılarıyla onaylanmak ister. Ancak bu aşırı derecelere vardığında kişiyi mutsuz edebiliyor.
Hayatımın değişmesi için olumlamalar yapıyorum ama olmuyor” diyenlerden misiniz?Olumlamaların beklediğiniz etkiyi göstermemesi için birçok etken var.
Mutluluk çağlar boyu üzerinde en çok araştırma yapılan konulardan biri. Kimileri mutlu bir hayat yaşarken, kimileri neden mutsuzluktan ölmek üzere hisseder?
Birden patlarız ya, içimizde bastırdıklarımız daha fazla tutulmaz hale gelmiştir. Tepkilerimizin çoğu duygusal birikmişliklerdir...
Bir bilim dergisi olan ResearchQuarterly‘de imgeleme üzerine ilginç bir araştırma yayınlanıyor. Bu araştırmaya göre basketbol oynayan öğrenciler üç gruba ayrılıyor.

Kategorilerden Seçmeler