Duygusal  Detoks  Uzmanı / Reyhan Elmasri

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Ezberinizi bozun, yeniden yazın!

Stres, keder, kızgınlık, öfke gibi gerginlik üretici tepkileri sadece düşünceyle yaratırız. Bunların açık kalması, süreklilik kazanması durumu da en küçük bir ağrıdan en ağır hastalıkların oluşumuna neden olur.

 

Gerginlikten aniden gelen mide ya da başağrısı aslında bize haber veriyor; sağlığın senin elinde, nasıl hissedersen öyle yaşarsın. Arada zaman tamponu olduğu için çok şanslıyız aslında. Yoksa tüm hastalıklar, olumsuzluklar aynı hızla gerçeğe dönseydi insanoğlu çok daha kısa ömürlü ve sağlıksız olurdu.

 

 
Diğer yandan iyi haberler de var; bilim insanları artık genlerin bile değiştirilebileceğini müjdeliyorlar. Genlerimizin pek azının aktif durumda olduğu ve kendimizde daha keşfedilecek çok şey olduğu ortada. Buradaki esas konu bir geni taşıyıp taşımamakta olmaktan çok, henüz ifade olmamış bir geni aktive etmek ya da kapatmak için ne yapmakta olduğumuz.


Bir diğer yandan da düşünce ve davranışlarımız üzerindeki bilinçli zihnimizin ancak %5’ini kullanabildiğimiz, %95 bilinçaltının kontrolünde olduğu gerçeği var. Bu maksimum %5’lik kontrol yetkisiyle kendimizi, genlerimizi, yaşantımıızı, çevremizi kontrol etmek ve yaratmak epey zor gibi görünüyor.

Bilinçaltımız bugüne kadar edindiğimiz kodlamalardan oluşuyor. Bu kodlamaların ürünü de duygular. Yani duygularımız yaşanmışlıkların nihai ürünleri. Küçük yaşlarda ekilen “sen yapamazsın” kodlamasını örnek alalım. Bu direkt “yetersizlik” ya da “çaresizlik” duygusunu oluşturur. Bir şey için harekete geçeceği zaman beyin bunu hatırlar, devreye sokar ve kişiyi belki de büyük bir başarıyla sonuçlanacak bir eylemden alıkoyar.

 

Geçenlerde bir kafede ortalarda koşturan 4-5 yaşlarında bir çocuğa annesinin “bak yerine oturmazsan seni doktora götürürüm” dediğini duydum. Bir tehdit gibi zorla oluşturulan bu doktor fobisi yetişkin yaşlarda basit bir tedaviyle giderilecek bir hastalığın felakete dönüşme olasılığını kat kat arttıracak.

 

“Çocuklukta edindiğiniz programlanmayı taşımak zorunda değilsiniz, ancak bir yetişkin olarak kesinlikle bunu onarmak zorundasınız ...” Dr. Deepak Chopra


Bu onarım çok da kolay olmayan bir dönüşüm süreci, ancak ödülleri çok çekici. Bu bir “duygusal detoks”. Bize genlerimizi bile değiştirecek bir sihirli değnek sunuyor. Korkulardan ve negatif duygulardan özgürleşmeyi vaat ediyor. Bilinçaltına yapılan her keşif ve kontrol bizi hayallerimize yaklaştırıyor. Edinilen her duygusal farkındalık yaşamı çok daha kolay ve akışta yönetmemizi sağlıyor. Tüm negatif ezberleri bozup yerine yenilerini koymak her zaman herkes için mümkün.


Benzer Yazılar

  • Bağışıklık sisteminizi temelden güçlendirin

    Bağışıklık sisteminizi temelden güçlendirin

    Özellikle kışa girerken bağışıklık sistemimiz daha da önem kazanıyor. Hayat kalitemiz üzerinde çok fazla etkisi var. Peki, bağışıklık sistemi deyince aklınıza neler geliyor? Fiziksel olarak güçlü ve sağlıklı olmak, kolay…
  • Erkekler neden aldatır?

    Erkekler neden aldatır?

    “ANGELINA JOLIE BİLE ALDATILIRSA.... BRAD PITT BİLE ALDATIRSA....” diye başlayan düşünce ve konuşmalara başlamadan önce bunu okuyun...
  • Şükür ve takdir için 7 neden

    Şükür ve takdir için 7 neden

    Google’ın yöneticilerinden Chade-Mang Tan’ın “Kendini İçinde Ara” kitabında Stresle Başa Çıkabilmek İçin Genel Prensipler bölümünde stres yaratan duygularla ilgili dört ana prensip yazmış. En başında da “Ne Zaman Acı Çekmediğini…
  • Stres gidermede nefes mucizesi

    Stres gidermede nefes mucizesi

    Bizi rahatsız eden küçük stresler birikerek daha büyük çöküntülere yol açar. Onun için içselleştirmeden çözüme ulaştırmak gerekir. Bununla zihinsel olarak başetmek oldukça zordur, çünkü strese neden olan etkenler daha baskındır.…
  • Şifa için şarkı söylemek lazım avaz avaz

    Şifa için şarkı söylemek lazım avaz avaz

    Gelecekte şifanın sadece titreşimlerle gerçekleşeceği görüşünden yola çıkılırsa , şarkı söylemenin önemi daha da anlaşılacaktır; çünkü insan şarkı söylerken yaydığı titreşimlerle kendi kendine rezonansa girer.Bu gerçekleşirken, hem ruhsal hem de…

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler