Selahattin Taşel

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Endüstri 4.0 Sanayi Devrimi ve Eğitim

Dünya yeni bir döneme evriliyor. Bu evrim ENDÜSTRİ 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi olarak tanımlanıyor. ENDÜSTRİ 4.0 birçok çağdaş otomasyon sistemini, bu sistemler arasındaki veri alışverişlerini ve üretim teknolojilerini de içeren kolektif bir terim.

Bu devrim nesnelerin interneti, internetin hizmetleri ve siber-fiziksel sistemlerden oluşan bir değerler bütününü oluşturuyor.

 

Biraz daha açmak gerekirse; dünya, teknolojilerin de olağanüstü ilerlemesi ile beraber, dönüşüme her zaman olduğu gibi ilk SANAYİ DEVRİMİ ile başlar. Endüstri 1,0’da buharlı makinaların icadı, Endüstri 2,0’da elektrikli motorların icadı, Endüstri 3,0’da bilgisayarların icadı ve nihayet Endüstri 4,0’da ise yapay zekânın icadı, internet devrimi, robot teknolojilerinin gelişmesiyle beraber devrim başlamış oldu.

 

Bu devrimi diğer önceki devrimlerden ayıran en büyük özellik ise, bilgi ve robot teknolojileri ile beraber, daha net ve düzenli veri kaydı, dataların çok hızlı analizi, tüm süreçlerin kontrolü ve hata gerçekleşmeden sisteme müdahalelerin yapılabilmesi, ihtiyaçların daha kolay ve hızlı tespiti, verimliliğin %30 ila %70’ler oranında artması, zamanın daha verimli kullanılması, sistemlere uzaktan müdahale edilebilmesi ve bunlar gibi birçok olağanüstü gelişmelerdir.

 

Burada dikkat çekilecek en önemli konu ise insan kaynağının yaptığı birçok iş ve eylemin makine ve robotlar tarafından yapılacak olmasıdır. İnsan kaynağının sistemde kalmış olanları ise, bu dönüşüme daha kolay ayak uydurabilecek olanlar ile bilgili ve yetkin olabilenlerdir.

 

Tüm sanayi devrimi süreçlerinden sonra sanayinin dışında kalan sektörlerde de bu devrime paralel olarak gelişim ve dönüşümler olmuştur. Endüstri 4.0’ da ise bu dönüşüm çok daha hızlı ve kaçınılmaz olacaktır, çünkü Endüstri 4.0 aslında tüm sistemlerin birbirine bağlanmasını ve entegrasyonunu hedeflemektedir. Yani devlet mekanizmaları, tüm kurumlar, STK’lar, bireysel olarak insan, üretim, satın alma, satış, pazarlama, finans, tüketim, eğitim, hizmet işleri ve bunun gibi tüm yaşam organizmaları bu sürece top yekûn dâhil olacaktır.

 

Evimizin ve eşyalarımızın akıllı uygulamalarla donanmış olduğunu hayal edin. Örneğin buzdolabınız, içerisinde eksilmiş olan ürünün bilgisini marketinize bildirecek, önceden sisteme kaydedilmiş kartınızdan, telefonunuzdan onay alınmak kaydı ile tahsilatı yapılıp, evde olduğunuz saatlerde evinize teslim edilecek. Bir robot herkes evden ayrıldıktan sonra evin temizliğini yapacak. Siz evinizi uzaktan kontrol edebilecek ve akıllı sistemleri uzaktan yönetebileceksiniz.

 

Aynı şekilde kurumlara gitmeden, kurumsal işlerimizi uzaktan halledebileceğiz. Çocukların eğitimi belki de okula gitmeden internet üzerinden yapılacak. Aynı şekilde iş yaşamı da bu dönüşümler nedeni ile farklı bir formata bürünecek.

 

Aslında bu anlattıklarımın şu anda tamamı var ve uygulamaları da mevcut. Yani insanlar neyi hayal etmişlerse gerçekleştirmişlerdir. Bir zamanlar filmlerde izlediğimiz birçok hayal gerçek oldu ve olmaya devam etmektedir. Şu anda bile henüz bizim bilmediğimiz binlerce yeni buluş, inavasyon ve gelişme, yarın gün yüzüne çıkmayı bekliyor.

 

Tüm bu gelişmelerin odağında yine insan faktörü var. Biz insanlar hayatımızı daha da kolaylaştırmak, verimliliği artırmak ve dünya kaynaklarını daha dengeli ve idareli kullanmak adına zekâmızın da yardımıyla bu dönüşümleri yüz yıllar boyu yapmaya devam ediyoruz. Bu sefer ki dönüşümde insan adına da bazıları öngörülemeyen tehditler de yok değil. Yani insanın yerini akıllı teknolojiler, robotlar ve yapay zekâlar alırsa insan nasıl yaşayacak, ne yapacak?

 

Bu devrim, yukarıdaki sorunun cevabı ne olursa olsun, kaçınılmaz gibi görünüyor. Tüm devrimlerde olduğu gibi, insan yaşamaya devam edecek, ama yaşam kuralları, hedefler, beklentiler ve yaşam formları değişecek belki de.

 

İşte bu dönüşümde insan için en büyük sigorta BİLGİ olacak, bilgi ise kaliteli EĞİTİM ve ÖĞRETİM ile gerçekleşebilir ancak. Yani bilgi, eğitim ve öğretim de 4.0’a entegre olabilecek teknoloji, değişim ve dönüşüme ayak uydurmak zorundadır. Bunun içindir ki, bu konunun uzmanları ve yetkilileri çok hızlı bir dönüşüm planını zaman kaybetmeksizin yapmak zorundadırlar.

 

Bir başka korunma aracı ise bu dönüşüme ayak uydurabilme yetisi olan DEĞİŞİM, KİŞİSEL GELİŞİM ve NLP olacaktır. BİLGİ ’ye ulaşan, DEĞİŞİME hızlıca ayak uyduran ve bu öğrendiği yeni bilgi ve formları hayatına hızlıca entegre edebilen insanlar başarılı olabilecektir bu ENDÜSTRİ 4.0 devriminde…

 

Sonuç olarak kaçınılmaz yeni dünya formu ve devrimi için “BİLGİ ve EĞİTİM ŞART” Bu değişim için toplumun tüm bireyleri, kurumları ve organizasyonları çok hızlı aksiyon almalı, bu sefer treni kaçırmamalı ve yönetilen değil yöneten ülkeler sınıfında olabilmeyi başarabilmelidir…

 

Bilgi, eğitim ve sevgiyle kalın.

 

Selahattin TAŞEL

Satış Eğitim Lideri

Satış Koçu, Danışman

 

Benzer Yazılar

  • Endüstri 4.0 üçlemesi ve çıkarımlarım!

    Endüstri 4.0 üçlemesi ve çıkarımlarım!

    Tekrar merhaba Sevgili dostlar, ENDÜSTRİ 4.0 SANAYİ DEVRİMİ ve EĞİTİM başlıklı ilk yazım ile tanışma fırsatı bulmuştuk siz değerli okurlarla. Hakkında çok da bilgi sahibi olmamama rağmen, yaklaşık bir ay…
  • Endüstri 4.0 tehdit mi fırsat mı?

    Endüstri 4.0 tehdit mi fırsat mı?

    KPMG’nin üretim sektöründen 300 CEO ile yaptığı araştırma, Endüstri 4.0’ın eşiğindeki sektörün sancılarını mercek altına aldı. CEO’ların yüzde 95’i, 4.0’ı tehdit değil fırsat olarak görüyor.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler

FACEBOOK

TWITTER

LINKEDIN