DOLAR 8,3198
EURO 10,1141
ALTIN 499,70
BIST 1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Gök Gürültülü
İstanbul
24°C
Gök Gürültülü
Çar 26°C
Per 24°C
Cum 20°C
Cts 22°C



Pandemi döneminde sağlıklı iletişim

30.04.2021
36
A+
A-

İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa çok eski bir atasözü öyle değil mi?

Ama iletişimimizin nasıl başladığını ortaya çıkartıyor.

İlk insanlar ne yapıyormuş? Mağara duvarlarına bir şeyler yazıyormuş, kazıyormuş. Gidiyormuş avlanıyormuş mesela avlandıktan sonra gelip o avını anlatıyormuş. Aslında tiyatronun doğuşudur, tiyatro tarihi bilenler daha iyi bileceklerdir. Zamanla ne olmuş; insan birbiriyle iletişim kurmak için hayvanları eğitmeye başlamış güvercinleri eğitmişiz mesela, güvercinlerle iletişim kurmuşuz daha sonra telgrafı bulmuşuz telgraf yoluyla mors alfabesiyle iletişim kurmaya başlamışız. Sonra telefon falan derken….

Şu an bir iletişim çılgınlığının içindeyiz ama birbirimizle ne kadar sağlıklı iletişebiliyoruz acaba?

Bugün bu konuya değinmek istedim. Bazı durumlarda öyle şeyler oluyor ki, hayat gailesine o kadar kendimizi kaptırıyoruz, işlere kendimizi o kadar kaptırıyoruz, bir yakınımız arıyor annemiz babamız bile olsa “ya şimdi zamanı mı? İşin gücün arasında bu aranır mı?” gibi yorumlarda bulunabiliyoruz. Ya da bir arkadaşımız diyelim hep yemek saatinde aramayı tutturuyor mesela, yemeğe tam oturuyoruz bir lokma alacağız o arkadaşımız arıyor. Diyoruz yine aradı yine yine beni rahatsız etti.

Baktığımızda aslında bu gerçekten rahatsızlık mı?

Ya da bu kadar sosyalken birbirimizle sağlıklı iletişim kuramamamız normal mi?

Instagram üzerinden her şeyi paylaşmamız, Facebook üzerinden her şeyi paylaşmamız normal mi? Bunların hepsi sağlıklı iletişim konusunun içine giriyor. Sağlıklı iletişimde ilk olarak irdelememiz gereken benim anne baba grubum şuan için 65 yaş dönemindeler ve bu videoyu izleyenlerin de anne babasının 40 ile 80 yaş arasında bulunduğunu düşüneceğim. 40 olan kısmı biraz elediğimizde 60dan skalayı başlattığımızda da, bu grubun aslında bir çok teknolojik gelişmeyi gördüğünü göreceksiniz. Bu grup arkadaşlarıyla mektuplaşırken, şu an WhatsApp gruplarında birbirine yemek tarifi atıyor. İlk önce bu grubu iletişimdeki bu becerilerinden dolayı tebrik etmemiz gerekiyor. İkincisi de bu grupla iletişim kurduğumuzda, meşhur hep duyduğumuz XYZ dediğimiz kuşaklar var ya; onları da biraz dikkate almamız gerekiyor. Çünkü bizim iletişim kurduğumuz grup genelde X kuşağı. Benim de olduğum kuşak (anne babalarınızın olduğu kuşak diyorum böyle içim acıyarak) bir de bundan önce babybloomer kuşağı var. Eğer anne babalarınız o yaşlardaysa, büyükanne büyükbabalarınız o yaşlardaysa eğer bir de onlarla iletişim kuruyorsunuz ki ki onlarla kurduğunuz iletişim biraz daha farklı olarak ilerliyor. Her neyse çok uzatmayacağım konuyu. Bu iletişimi kurarken de aslında bu insanların hepsinin bu aşamalardan geçtiğini ve bu aşamalardan geçerek bu güne geldiğini bilin. Yani bu insanlar ellerinde akıllı telefonla doğmadı. Hatta telefon yoktu mesela. Bir telefon ev telefonu bağlatmak için bile aylarca yıllarca bekleyebiliyordu bu insanlar. Ama şuanda bir telefon uzağınızdayken sizi aradığında da; sizin işten kurtulmanız için, küçük bir mola vermeniz için bir fırsat olabilir bu aramalar. Ya da siz bir mola verip onları arayabilirsiniz.

Bir diğer sağlıksız iletişim kurduğumuz grup ise arkadaşlar grubu. Şimdi normalde de pandemi dolayısıyla arkadaşlarımızla görüşemiyoruz, yüz yüze görüşme müptelası olan ya da böyle dokunsal insanlar için gerçekten çok zor bir süreç. Çünkü arkadaşlarımızla sohbet etmek istiyoruz, oturup vakit geçirmek istiyoruz, onlara dokunmak sarılmak istiyoruz ama pandemiden dolayı bunu gerçekleştiremiyoruz ve gerçekleştirebileceğimiz neresi var?  Toplantılar, Zoom, Teams  vs. Bazen Sözleşilip falan böyle arkadaşlarla bir arada Zoom’da toplanıyorlar. Konfor olarak çok konforlu. Ona hiçbir şey demiyorum, ama iletişim olarak ne kadar sağlıklı o biraz tartışılır. Tabi ki pandemi şartları olduğu için ve buna uymak zorunda olduğumuz için bu konuyu da çok fazla irdelemeyeceğim. Çünkü normalde bizim uyum sağladığımız, zorunluluk vasıtası ile yaptığımız ve açıkçası bize çok ciddi de vakit kazandıran uygulama oldu. İstanbul için konuşuyorum, bir arkadaşınızla buluşmaya gittiğinizde, 1 saat falan yol gidiyorsunuz git gel dediğinizde en az 1 saatiniz gitmiş oluyor. Ama şu an evinizin konforunda evden bile çıkmadan arkadaşınızla görüşüyorsunuz. Sağladığı önemli artılardan biri. Ama arkadaşlarla iletişim bir ayağı daha var o da sadece sosyal medya arkadaşlığı. Yani sosyal medyada görüyorsunuz bir kişiyi. “aa diyorsunuz işte Kartalkaya’ya gitmiş, işte atıyorum kayak yapıyor şöyle böyle” deyip geçiyorsunuz. O kişinin macerasını yani 2-3 saat harcayıp yada 2-3 gün harcayıp yaşadığı macerayı siz 2 saniyede ortak olma şansı yakalıyorsunuz. Bu da sosyal medyanın neden bu kadar çok sevildiğinin kanıtı. Biraz da dedikodu tarafı “aa şu evlenmiş” bak “bu ayrılmış” bak “bu bunla beraber olmuş “ gibi şeylerden de haberdar olabiliyorsunuz. Ancak bu sosyal medyanın da şöyle bir dezavantajı var: Bizi biraz daha böyle sesli iletişim kurmaktan alıkoyuyor. Nasıl oluyor bu? Biz arkadaşımızın zaten bütün hayatını biliyoruz, “oraya koyduğu kadarıyla” ama o an o insan Kartalkaya’ya giderken neler yaşamış yada belki orda gittiği kişiyle partneriyle kavga etmiş yada belki arkadaşıyla gitmek istemiş ondan sonra başka arkadaşı gelmiş vb. bunları bilmiyoruz. Sadece onu bir resim yada video kadar tanımış oluyoruz aslında. Bu da işte arkadaşlık ilişkilerindeki samimiyete yansıyor. Bu sefer o samimiyeti kaybetmeye başlıyoruz yavaş yavaş ve doğum günlerinde aramalar, bayramlarda aramalar gidiyor. Uzunca süre iletişim kuramamalar, sonra sosyal medyada “like”lar geliyor.

Bu yüzden sözlü iletişiminizi sağlıklı hale getirmek için bu yazıyı okuduktan sonra, hemen kapatıp videoyu arkadaşınızı sevdiğiniz bir arkadaşınızı arayıp “nasılsın napıyosun” diye bir halini hatrını sormanızı istiyorum. Tek ricam bu J

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.