DOLAR 17,2276
EURO 17,6332
ALTIN 977,826
BIST 2378,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Ayrışmayalım, ayrıştırmayalım – Özer Akyol

31.07.2019
A+
A-

Hep anlatırım…
Ben; annemlerin beni götürdükleri çocuk doktorumuzun Yahudi ve yıllardır karşılarında oturan komşularının Alevi olduklarını 40 yaşımda bir sohbette tesadüfen öğrendim.

Çünkü bizim yaşadığımız yerde bize; kimin nereli olduğu, kimin hangi dine veya mezhebe mensup olduğu, kim sağcı, kim solcu, kimin zengin, kimin fakir olduğu vb asla anlatılıp öğretilmedi. Köy Enstitüsü ekolünden yetişmiş bir öğretmen olan rahmetli babam, herkese eşit mesafede ve özerklik tanımadan davranmamızı öğütlerdi. Bunun gibi onlarca öğreti daha sayabilirim ama konumuza dönelim.
Üniversite hayatımı geçirmek üzere askeri okula İstanbul’a geldiğimde, sağ ve solun sadece bir yön ifade etmediğini öğrendim.
Daha sonra rütbeli bir asker olmam nedeniyle güzel ülkemin birçok yerinde çalışma ve birçok yerini tanıma fırsatım oldu.
Bursa’da görev yaparken bir gün iş arkadaşlarımdan biriyle karşılaşıp birlikte semt pazarına gittik. Tam domates alacağım bana” Gel benim bir tanıdık var oradan alırız ” dedi. Söylediği tezgaha gittik. Tezgaha geldiğimizde tanıştık ve o zaman hem iş arkadaşımın hem de pazarcının her ikisinin de Diyarbakırlı olduğunu öğrendim. Diğer alacağımız tüm ürünlerde de aynı şeyler oldu.
Daha sonra Diyarbakır’a tayin oldum. Diyarbakır’da görev yaparken bir gün alışveriş yapmak üzere o zaman sadece tek olan büyük bir market zincirine gittik. Alışveriş arabasıyla giderken arkadan birisi çarptı ve refleks olarak arkaya dönüp baktım ve o da “Pardon, kusura bakmayın” dedi. Ama her ikimiz de birbirimize şaşkınlık ve hayretle bakıyorduk. Çünkü karşımda Kırklareli’den mahalle arkadaşım duruyordu. Kısa bir duraklamadan sonra kucaklaştık. O polisti , ben de asker ve her ikimiz de Diyarbakır’da görev yapıyorduk. Birbirimizden haberimiz bile yoktu. İkimizin de aklına “Diyarbakır’a gidiyoruz acaba orada hemşerimiz var mı ?” diye asla gelmemişti. Çünkü o şekilde kodlanmamıştık.
Bu bahsettiklerim gibi onlarca daha hatıram var zihnimde bir çırpıda aklıma gelen. Askerlik bitti sivil hayatta çalışmaya başladım. Çalıştığım şirket kendi alanında dünyanın big four şirketlerinden biri olan EY. İşe girerken en son Genel Müdürümüzle de görüştürüldüm ve işe başladım. Birkaç ay sonra nereli olduğum sohbeti esnasında her gün defalarca karşılaştığımız ve bağlı olduğum Genel Müdürümün de Kırklareli’li olduğunu öğrendim. Emekli olmuştum ama bende hala bir şeyler değişmemişti.
Hatta gençliğimde siyasetle aktif ilgilenmeye çalışan annemle teyzemin; dönemin Kırklareli milletvekilini, hemşerilerini kayırıyor diye hararetle eleştirdiklerini ve böyle ayrıştıran kişilerin Kırklareli’ni temsil etmeye haklarının olmadığını söylediklerini hatırlarım. Bu eleştirileri daha da ileri götürerek, bir sonraki seçimlerde bahsi geçen milletvekilini seçtirmemek için kampanya yürüterek başarılı olduklarını da söylemem gerek.
Bu verdiğim örneklerin tam tersi örneklerle de binlerce kez karşılaştığımı sanırım anlatmama bile gerek yok. Çünkü hayatımızın her anında gözümüze çaka çaka varlar.
Aslında bizim tarihimiz bağdaştırıcı, kucaklayan, bir arada tutan, ayrıştırmayan bir Osmanlı İmparatorluğu’na dayanıyor. 600 yıl boyunca hüküm sürmüş bu büyük İmparatorluk, hiç bir zümre ve kesimi ayrıştırmayan zihniyetle bunca sene ayakta kalabilmiştir.
Hucurat Suresi 11. Ayet Buyurur ki: ” Ey iman edenler ! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın.Alay edilenler belki de Allah katında kendilerinden daha hayırlıdırlar.”
Bu ayet gibi ayrışmayı redddedip birlikte olmayı emreden birçok hüküm daha var.
Hem dinen hem de sosyal açıdan baktığımızda; kişileri dinlerine, ırklarına, memleketlerine, ten renklerine, ekonomik durumlarına veye herhangi bir özelliklerine göre ayırmak veya ayrıştırmak doğru bir davranış değildir.
Kendi çıkarınıza olsa da bunun aksine davrananlardan uzak durmadığınız sürece siz de yapılan yanlışı onaylamış ve ortak olmuş olursunuz. Bu tür insanlardan, şirketlerden uzak durunuz. Şimdi içinizden geçiriyor olabilirsiniz ” O kadar çoklar ki, uzak durduğumuz takdirde işsiz kalırız”.
Hayır… Biz de çok olabiliriz. Sadece bir harekete ihtiyacımız var.
Bugün harekete geçme zamanı…

ÖZER AKYOL
Profesyonel Koç/Yönetici

 


YORUMLAR

Solve : *
12 ⁄ 1 =


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.