DOLAR 15,6116
EURO 16,3419
ALTIN 914,789
BIST 2390,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Çok Bulutlu

50 yaşında yaşamak istedim – Rosa Log

02.08.2019
A+
A-

Veni -Vidi – Vici / Geldim. Gördüm. Yendim.

Bu üç kelime, Sezar tarafından Ponty hükümdarı Parnac kralını yendiğinde eski arkadaşı Guy Maria’ya yazılmıştır.

Bence bu özel günle olan ilgisini kaybetmeyen bu ünlü kelimeleri, herkes bilir. Bu kelimeler çocukluğumdan beri bana yardımcı oldu ve resmen hayatta kalmama yardımcı oldu. Muhtemelen, kendim hakkında, kişisel bir şeyler anlatmanın zamanı geldi.

Çok şanssız olduğumu düşünürdüm çünkü normal, tam teşekküllü bir ailede yetişmedim. Geceleri beni öpen, ninniler söyleyen bir annem yoktu, öldüğünde üç yaşındaydım.

Beni koruyacak bir babam yoktu.

Şimdi bence muhtemelen bunlar beni güçlü, esnek ve uyarlayıcı yapan şartlar.

Bu dünyaya herkes gibi, masum, mutlu bir kız olarak geldim. Ama daha sonra gördüklerim, bu büyük ve haksız dünyada yalnız olduğumu fark etmemi sağladı. Altı yaşındayken, kimsenin bana ihtiyacı olmadığını ve olağanüstü bir şey yapmaz ve riskli almazsam, çukurun dibinde kalabileceğimi anladım.

Kitaplar benim en büyük arkadaşlarımdı, çünkü hiç arkadaşım yoktu, içimde her zaman kendini iyi geliştirmiş, mantıklı bir kız vardı. Mitolojik öyküler, Mısır, Roma, Hindistan ve Çin’in eski hallerinin öykülerini ve çok sayıda Alexander Dumas ile Victor Hugo okudum, genel olarak gözüme çarpan her şeyi okurdum.

Daha sonra, ilgilenirseniz çocukluk izlenimlerimi ve hislerimi okuyabileceğiniz küçük cadı hikâyelerimi okuyabilirsiniz.

  • İsteğiniz doğrultusunda online olarak gönderim sağlanacaktır, basılı olarak bulamayacağınız bir eser.

15 yaşımdayken, bana akrabalarım olduğunu söyleyen insanlardan kaçtım, ama ıstırap, hakaret ve aşağılanma dışında onlardan hiçbir şey görmemiştim.

İçimdeki “savaşım” insanlara ve onların davranışlarına bakmamı, yalanları ve gerçekleri tanımamı sağladı ve sonunda beni psikoloji çalışmalarına yönlendirdi. 30 yaşında her şeyi başardım, kazanmıştım.

En azından bana öyle geldi.

Fakat 35 yaşındayken, doktorlar bana çok iyi tanı koymadıklarını belirttikleri bir hastalığım olduğunu belirttiler, akabinde ise osteoporoza dair yeni bir tanı koydular, ne yazık ki tedavimin modern tıp tarafından yapılamayacağını söylediler. Bu sefer vücudum, fiziksel hayatım için savaşmak zorunda kaldım.

İlk başta korkunç bir depresyona girdim, ama görünüşe göre çocukluktan sürekli bir şekilde beni vazgeçmeye alışkın olmayan güçlü bir doğaya sahiptim, böylece ölümcül teşhislerimden kurtulmama ve hayata dönmeme yardımcı olan hipnoz hakkında bilgi sahibi oldum. “Ölümcül tanının” sadece doktorların bakış açısı olduğunu açıklığa kavuşturmak istiyorum, bence bu sadece yaşamak, sevinmek, savaşmak için bir isteksizlikti.

Hipnoz bana her şeyi yapabileceğime, hayal edebileceğime ve her şeyi gerçekleştirebileceğime ve böylece bu hayallerin gerçek olabileceği tamamen farklı bir dünyaya ait olabileceğimi gösterdi. Her zaman hem fiziksel hem de zihinsel olarak çok çalıştım, ama her kadın gibi, elbette, güzel yaşamak ve giyinmek istiyor, ancak parayı düşünmek istemiyordum. Ve diğer bir çok kadın gibi, bunun benim için yeterli olduğunu düşündüm, bu sebeple de ikinci kez evlendim. Şimdi bunun bir hata olduğunu anlıyorum, maddiyatla evlenemezsin, bir denge olmalı.

Ayrıca, özgür olmadığında, güzel kıyafetler giymek ve para sahibi olmanın sizi mutlu etmeyeceğini de fark ettim. Kendimle hipnotik teknikler yardımı ile çalışmak inanılmaz bir güç verdi, kendime tekrar inanmamı sağladı ve 50 yaşımda özgür olmaya karar verdim. Yeni bir dönem benim için başlamış oldu.

Belki bazı insanlar için bu bir önemsenecek bir örnek olmayacaktır, ama bence böyle bir başarı çok az sayıda kadının kalkışabileceği bir durum.

«Ne olmuş?» diye düşünebilirsiniz. «İkinci eşinden boşandıysanız, ne olmuş yani?» Ancak ben eski eşimden boşanmakla kalmadım, kızımı, köpeğimi ve kişisel eşyalarımı alarak ondan ayrılabildim. Tabii ki eski eşimin yardım etmesini isterdim ancak erkekler çok hassas canlılar, terk edildiklerinde para ile “cezalandırmak” gibi bir huyları var.

Tabii ki parasız kalmak, rahat bir hayatı, her şeyinizin karşılandığı bir hayat bırakmak korkutucuydu, ama boğulduğumu ve onu terk etmediğim takdirde hastalıklarımın tekrar geri döneceğini fark ettim. Ben yaşamak istedim…

Ve sadece yaşamak değil, istediğim gibi yaşamak, bu yüzden her şeye baştan başlamaya karar verdim ve “pembe rahatlık” yüzünden özlediğim şeyi yapmak için kendimi 100 yıl daha yaşamak üzere kodlamaya karar verdim.

Hayatımdaki bir başka savaş sona erdi ve ben tekrar kazandım.

Bu o an kişisel özgürlük olsa da, çok yakında finansal özgürlüğüm de gelecekti, her zaman para kazanmayı başardım. Ve özgürlüğün buna değer olduğuna inandım. Ne de olsa, her birimiz delice sevdiğimiz çocuğun bile bizi yalnızlıktan kurtaramayacağının farkında. Bu duygu ile doğduk ve özgür doğduk…

Muhtemelen, bu yüzden bir sonraki kitabımı “zincirlerinizi kırmak” olarak adlandırdım.

Son üç yıldır, erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkilerin psikolojisini incelemeye başladım, sadece kendimi değil, aynı zamanda ne tür bir erkeği istediğimi… Bu önceliklerimi doğru bir şekilde belirleyebilmem için, kadınsal mutluluk ve cinsellik konusunda bana çok yardımcı oldu.

Yakında üçüncü kitabım yayınlanacak, umarım zevk ve fayda ile okursunuz.

Eğer birinin yanlış alarmıyla bir çeşit küçük depresyon veya panik atağın sizi engelleyebileceğini düşünüyorsanız, bu sadece yaşamak istemediğiniz anlamına gelir, ama en azından biraz savaşmak istediğinizde, ayağa kalkmanız gerekecek. Kendinizi güzel, genç, mutlu ve zengin görmeniz için size yardımcı olabilirim.

Küçük hikayemi Sezar’ın meşhur sözleriyle tekrar ederek bitirmek istiyorum.

“Gerçek şu ki: geldim, gördüm, bekledim, planlandım, manevra yaptım, geri çekildim, ilerledim. Ama asıl mesele nihai sonuçta: Kazandım.”

Büyük komutan Julius Caesar zafer için bir strateji geliştirdi.

Delicesine seksi, enerjik, sağlıklı ve korkusuz olmak için bir stratejiniz var mı?

2- Sen bana, o halde ben de sana…

Eğer ilişkinizde böyle bir davranış biçimi hüküm sürüyorsa ve birbirinizden “kesin” kelimeler duyuyorsanız, bu düşünmek için bir sebep.

Öyleyse, ne tür bir davranışın düşünülmeye değer olduğunu ve hangisinin sizin ilişkinizin çöküşüne yol açabileceğini açıklayalım.

1) Birbirinizle “askeri” bir tonda konuşuyorsanız, üstelik birbirinizi sürekli işaret parmağınızla gösteriyor, dürtüyorsanız, bu modelin birbirlerine karşı büyük bir kin besleyebileceğine, küskünlük içinde olduğuna inanmak için sebeplerimiz olur. Ve içeride yaşanmamış küskünlükler, sağlığınızı hücresel düzeyde tahrip eden üç olumsuz duygudan biridir.

2) Birbirlerinin kişisel alanına saygı duymuyorsanız, misal «arkadaşınla buluşamazsın çünkü o evli değil», «bu kısa elbiseyi giyemezsin, çünkü herkesin dikkatini çekeceksin», «böyle yapmalısın çünkü bu doğru», «istemiyor bile olsan, anneme asla karşı gelemezsin» vb. Bu arada boşanma istatistiklerinde en çok ailelerinizin etkisi olduğunu bilin, özellikle Müslüman ülkelerde.

3) Birbirinizin zevklerine saygı göstermiyorsanız, özensiz davranıyorsanız. Bir saat içinde bir gece kulübüne gidecekmişsiniz, her an geçit töreninde olacakmış gibi olmanız gerektiğini söylemek istemiyorum. Demek istediğim, temiz olmalısınız, eğer ojeniz bozulursa, onu komple silmek bozuk tırnaklarla gezmekten daha iyidir. Bu arada, bir kadın her daim bir gizem içermelidir, o sebeple ona yüzünüzde bir maske ile görünmek zorunda değilsiniz, doğal olarak genç ve güzel görünmek için ne kadar çaba gösterdiğinizi bilmek zorunda değil. Herhangi bir kokunuz varsa (çürümüş dişiniz veya mide probleminiz), o zaman acilen tedavi görmelisiniz, bu partnerinizi iter ve herkes bunu yüksek sesle söylemekten korkar. Fakat erkeklerin de keşınması, osurması ve geğirmesi gerekmez, bu üç şey kadınlar için çok can sıkıcıdır – inanın bana.

4) Eşiniz sizi aramayı, şefkatli sözler söylemeyi ve daha önce yaptığı gibi sizi kucaklamayı kestiyse, bunun neden olduğunu düşündünüz mü? Büyük olasılıkla, içinde bir küskünlük birikti ve daha da kötüsü bazı entrikalar çeviriyordur, ancak telefonunu ve kredi kartı ekstresi’ni çılgınca kontrol etmemelisiniz, bu şekilde sadece bir skandalı kışkırtacak ve Tanrı korusun içinizden birisinin evin kapısını çarpmasına neden olur. Daha diplomatik olun.

5) Erkekleri seksle cezalandırmayı bırakın, bu uzun süredir modası geçmiş bir yöntemdir ve yalnızca kendinizi daha da kötü bir duruma sokmanıza neden olur. Bu boşandıktan sonra çocukların haklarını bireysel olarak tahsis etmeye çalışmak kadar iticidir, ne yazık ki şimdi çocuklar da pazarlık konusu olmaya başladı.

6) Erkekler, sözüm size, romantik olmasanız bile, ayda sadece iki kez sevdiklerinize sürprizler yapın. Önemli tarihleri unutuyorsanız, partnerinizle önemli günleri ajandanıza yazın. İnanın bana, bu model size yüz kat geri dönecektir. Bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, ilişki uzmanınızla görüşün.

7) İşinizde patron olsanız bile, eve geldiğiniz zaman, patron alışkanlıklarınızı kapının dışarıda bırakın, çünkü eşiniz bağırabileceğiniz veya kınayabileceğiniz bir sekreter değildir. Bu tür bir davranış modeli herhangi bir kadın için hoş değildir, çünkü psikolojik savunma devreye girdikten sonra saldırgan olabilir. Ve sonra çekici, mıknatıslayan dişi enerjisi tamamen kaybolur, yani çekiciliğini kaybeder. Bir erkek, ailesi için yalnızca kendi küresel sorunlarının veya zaferlerinin değil, aynı zamanda sevdiği kadının “küçük” başarılarının da çok önemli olduğunu anlamalıdır.

8) Son olarak, birbirinizi şaşırtın. Peki, sabahın birinde birinizin kapıyı çarpıp, evden kırgın olarak işe gittiğini düşünün, çalışırken çoktan bu skandalı unutacaktır. Ancak eve dönüş yolunda kendisini neyin beklediğini zaten biliyor oluyor: asık bir surat, sessizlik, suçlayıcı bakışlar, çarpılan kapılar veya tamamen suçsuz çocuklara bağıran bir eş vb. Ve belki de farklı bir şey yaşanabilir… Kapı açılır ve bir mucizeyle, GÜLÜMSEMEYLE karşılaşır. Mucize siz olun. 

Önerilerimi yerine getirmeye çalışın, inan bana, çok etkililer ve ücretsiz.


YORUMLAR

Solve : *
2 + 25 =