Felsefe ve edebiyat arasındaki ilişki tarih boyunca önemli olmuştur.Bu ilişkinin ilk izlerini sistematik olarak Antik Yunanda görürüz.


Antik Yunanda mitoloji her türlü öğretinin temelinde yer almaktadır.Mitoloji ve trajedyalar edebi bir biçimde aktarılmıştır.İlk çağ filozofları evren ,doğa ve insan arasındaki bağlantıları sorgularken mitoloji mihenk taşı olmuştur.Öyle ki milattan önce yaşamış ilk doğa filozofları görüşlerini temellendirirken mitolojiden kopamamışlardır.Zamanın edebiyatı vasıtasıyla aktarılan mitolojiler felsefi sorgulamalara ve akıl yürütmelere de temel olmuştur.


Felsefe akıl yürütme ve mantığa dayanır.Filozof görüşlerini temellendirirken felsefesine konu olan argümanlarla yola çıkar ve ürettiği felsefe ve eserleri bu çerçevede ele alır.Edebiyat ise estetik,biçim,duygu ve algılara ,güzele hitap eder.Her ne kadar felsefe akla,mantığa,sistemli düşüncelere yönelik olsa da edebiyatın lirik ve çoşkulu dilinden tarih boyunca bolca yararlanmıştır. Bazı filozoflar düşüncelerini aktarırken eserlerinde şiirsel ve lirik yapıları da kullanmışlardır.


Soru sorma faaliyetiyle başlayan akla ve mantığa dayanan felsefe bütün bilimlerin atasıdır.Felsefe ve edebiyatın yöntemleri aynı olmasa da zamanla iç içe geçmiştir. İnsan varoluşunu,bu dünyada var olma nedenlerini mitolojilerle aktarırken,kavramları açıklama çabası, dilin etkili kullanımı ,insanları varoluş hakkında bilinçli,sistematik sorular sormaya,her şeyi sorgulamaya itmiştir.Böylece mitolojik edebiyat felsefenin varlık nedeni ve temellerinden biridir diyebiliriz.


İlerleyen yüzyıllarda felsefe ve edebiyat ilişkisi hep süregelmiştir.Her filozof edebiyatçı sıfatını almasa da aslında hepsi dili son derece etkin bir biçimde kullanmışlardır.Bu anlamda filozoflar istisnasız iyi bir yazar olmak durumundadır .Bazı edebiyatçılar ise filozof olmasa bile eserlerinde insan,yaşam,yaratılışla ilgili konularda öyle derin sorgulamalara girmişlerdir ki tam bir filozof titizliği ve tadıyla eserler vermişlerdir.


Kafka,Camus,Simone de Beauvoir,J.P Sartre hepsi çok büyük edebiyatçılar ama filozof olarak da anılırlar.Özellikle yaşamla ilgili etraflı ve derin sorgulamaları ,filozofların yaptığı gibi kavramları ustalıkla ele alıp eserlerinde kullanmaları onları varoluşçu filozoflarla anılır hale getirmiştir.


Edebiyat bir anlatım aracı olarak felsefeye hizmet etmektedir.Felsefenin soyut,kavramsal kuru diliyle anlatılamayanlar edebiyat vasıtasıyla anlatılmaktadır.Edebiyat bu anlamda hem duygu hem de düşüncelere hitap edebilmektedir.Yani edebiyatın işlevi duygulara hitap edip, heyecan yaratmakken düşünce ve akla hitap eden bir görevi de ustalıkla yüklenebilir bu anlamda edebiyatta bir sınır yoktur.Hatta felsefeyle derin etkileşimi edebiyat ve felsefeye yeni ufuklar açmış,farklı boyutlar kazandırmıştır.


Mitoloji ve trajedilerle başlayan felsefe ve edebiyat arasındaki ilişki zamanla iç içe geçerek düşünce tarihini beslemiştir.Edebiyat felsefeye dolayısıyla bilime de katkılar sunmuş zenginleştirmiştir. Özellikle sosyal bilimlere katkıları oldukça fazladır.Bununla birlikte ilk akla gelen önemli katkılar ise psikoloji ve psikiyatri gibi bilim alanlarında büyük edebiyatçıların ayrıntılı ve ustalıklı karakter tasvirleri kişilik analizleri, bazı psikolojik rahatsızlıklara tanı koymakta bu bilimlere yardımcı olmaktadır.

Edebiyat ve felsefenin iç içe geçmişliği hem edebiyata kavramsal , düşünsel derinlik ve dilin kullanım olanakları açısından zirve yaptırmış hem de felsefeye daha renkli ,lirik bir tad katmıştır.Ayrıca bu birliktelikten insanlığın duygu ve düşünce dünyasında bilinç sıçraması yaptıracak nice güzel baş yapıtlar ortaya konmuştur.Medeniyetimiz edebiyat ve felsefe birlikteliğine çok şey borçludur.

Sevgilerimle

Deniz Demirsoy


Benzer Yazılar

  • Bilgi ve dönüşüm!

    Bilgi ve dönüşüm!

    Bilgi ve değişim,dönüşüm arasındaki bağlantı hayatı anlamak açısından her zaman önemli olmuştur.Hepimiz farklı bakış açıları kazanmak ,yaşadığımız hayat hakkında daha fazla bilgi edinmek ve onu daha iyi anlamlandırmak için sürekli…
  • Paradigma değişimi

    Paradigma değişimi

    Bilginin belirleyici olarak hüküm sürdüğü, iletişim ve sanal teknolojilerin hayatın her alanında günden güne hızla etkisini gösterdiği bir çağdayız.
  • Düşüncenin evrimi!

    Düşüncenin evrimi!

    İnsanı daha iyi anlamak, bilmek için tarih boyunca oluşturulmuş düşünsel çeşitliliği, derinliği öğrenmek, sorgulamak durumundayız. İnsan ve varoluşumuz hakkındaki gerçekleri farklı yönleriyle bilmek için düşüncenin geçirdiği evrimsel süreci ve iyi takip…
  • Yabancılaşma ve yozlaşan insanlık

    Yabancılaşma ve yozlaşan insanlık

    Merhaba sevgili okuyucularım, Yabancılaşma bireyin,toplumsal,kültürel ve doğal çevresine olan uyumun azalması özellikle çevresi üzerindeki denetimin azalması ve bu denetim ve uyumun azalmasının giderek bireyin yalnızlığına ve amaçsızlığına yol açmasıdır.
  • Sanat özgürleştirir!

    Sanat özgürleştirir!

    Sanat bireyin ve toplumun bilinçlenmesi,her açıdan zenginleşip,güçlenmesi için gereklidir.Toplumların gelişmişlik düzeyinin dışa vurumudur.Bir toplumun yaratıcı ve özgür duygu ve düşünceye verdiği değer , sanata verdiği önem ve destekle doğru orantılıdır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler