İnsanı daha iyi anlamak, bilmek için tarih boyunca oluşturulmuş düşünsel çeşitliliği, derinliği öğrenmek, sorgulamak durumundayız. İnsan ve varoluşumuz hakkındaki gerçekleri farklı yönleriyle bilmek için düşüncenin geçirdiği evrimsel süreci ve iyi takip edebilmeliyiz.


Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları düşünceyi ve sonuçta ortaya çıkan bilgiyi çok iyi işlemiş ve değerlendirmiş toplumlardır. Bilim, kültür, sanat, felsefe alanındaki tüm gelişmeler ve çeşitlilik tarih boyunca ortaya konan farklı zenginlikteki eserler ve yaratımlar sayesinde olmuştur. Düşünce tarihi boyunca filozofların çoğu yalnız büyük düşünsel sistemler ortaya koymak ve onları açıklamakla kalmadılar, aynı zamanda bu düşünce sistemlerini temellendirdiler. Tezler, teoriler şeklinde savundular.Zamanla düşünürler, bilgi birikimleri ve farklı görüşlerle, teoriyi, teoriye, düşünceyi düşünceye bağlayarak felsefeyi ilgilendiren bütün soru alanları arasında bilimsel ilişkiler kurdular.


Ortaya konulan bu bilgiler neticesinde yöntem oluşturdular.Ve oluşturulan bu yöntemler sayesinde sistematik bilgi üretmeye başladılar. Antikçağdan, Platon, Aristo ve nice filozoftan bu yana felsefe tarihi içinde varoluşla ilgili belli temel ve benzer sorular sorulsa da bu sorular giderek çeşitlenmiş ve sistematikleşmiştir.Neticede farklı disiplinler altında zenginleşen sorgulamalar günümüze kadar türlü bilim dallarının ortaya çıkmasıyla neticelenmiştir.


Günümüzde medeniyetin, bilimin geldiği bu seviye düşünce tarihi içinde sorulan soruların, verilen cevapların giderek zenginleşmesi, ayrıntı kazanması ve bir metod geliştirmeleri sonucunda olmuştur diyebiliriz. Düşüncedeki zenginlik ve süreklilik zamanla sistemli düşüncenin ve bilimin kapılarını açmıştır. Bilgi, doğrulanmış bilgi tesadüfi olarak elde edilmez düşüncenin geçirdiği evrim ve gelişmişlik düzeyi sonucunda ortaya çıkar.


Dünya bilincinin gelişmesi, zamanla düşüncenin farklılık ve çeşitliliği içinde ulaşılan sağlam ve yöntemli düşüncelerle olur.Ve zamanla bu yöntemli bilgilerle bilginin deneyselleşmesi ve matematikselleştirilmesiyle bilim dalları ve teknoloji ortaya çıkmıştır.


Düşünce tarihinde kilometre taşı olan büyük düşünce insanları ve onların farklı zenginlikteki fikirleri birbirine bağlanarak, sentezlenerek oluşturdukları fikirler zamanla bir zincirin halkaları haline gelip iç içe geçmiştir.Her ne kadar tarih içinde farklı görüşler, çeşitli felsefeler adında zikredilse de temelde hepsi birbirini geliştirerek etkilemiş ve birbirine esin kaynağı olmuştur.
Bir toplumun gelişmişlik düzeyi onun düşünceye ve düşünce tarihine bıraktığı izlerle, katkılarla, ölçülebilir diyebiliriz.O toplumun, bilime, sanata, felsefeye verdiği önem toplumun aslında bir yönden hukuk, siyaset, ekonomi, eğitim, sağlık ve benzeri bir çok alanda da ileri gitmişliğinin göstergesidir.


Gelişmiş toplumlar her türlü farklı düşünceyi dikkate alıp, değişik coğrafyalardan da kültürel etkileşimlerle düşünceleri, bilgileri kendilerine uyarlamayı iyi bilmişlerdir. Sağlam düşünemeyen, sorgulamayan toplumlar bilgi üretemez, sistematik olarak bilgiyi işleyip hayata aktaramazlar. Bilgiyi işleyemeyen toplumların insana ve medeniyete fazla katkıları da yoktur.Dolayısıyla yeterli bilgi üretmeyen bir toplumun, bilgi üreten toplumlarla aynı refaha ve yaşam standartlarına sahip olması da beklenemez.


Doğru bilgiye de gelişmiş bir akla da gelişi güzel, süreksiz, sistemsiz düşüncelerle ulaşılamaz.Bir yöntem dahilinde ilerlemiş, hedefi olan düşünceler insanlığa her açıdan faydalı olmuştur. Bu anlamda her şey düşünceyle başlamış ve bu düşüncelerin sistemli olarak birbirine bağlanmasıyla düşünce ilerlemiş, evrilmiştir. Düşüncenin evrimi her anlamda insanın ve insanlığın evrimidir diyebiliriz.Dış dünyada gördüğümüz insanlığa dair her yararlı buluş, yaratıcı eserler düşüncenin izlerini iyi takip etmiş sağlam düşünen insanlar tarafından ortaya konmuştur.


Benzer Yazılar

  • Bilgi ve dönüşüm!

    Bilgi ve dönüşüm!

    Bilgi ve değişim,dönüşüm arasındaki bağlantı hayatı anlamak açısından her zaman önemli olmuştur.Hepimiz farklı bakış açıları kazanmak ,yaşadığımız hayat hakkında daha fazla bilgi edinmek ve onu daha iyi anlamlandırmak için sürekli…
  • Nasıl düşünüyorsanız, öyle hissedersiniz!

    Nasıl düşünüyorsanız, öyle hissedersiniz!

    Harika bir haftaya Merhaba, Ağustos ayının son haftasına girerken uzunca bir tatili bitirmenin yarattığı değişik düşünceler içerisindeyiz. "Kimimiz oh be artık işlere koyulabileceğim ve geriye kalan 4 ayı çok iyi…
  • Paradigma değişimi

    Paradigma değişimi

    Bilginin belirleyici olarak hüküm sürdüğü, iletişim ve sanal teknolojilerin hayatın her alanında günden güne hızla etkisini gösterdiği bir çağdayız.
  • Edebiyat ve felsefe ilişkisi nedir?

    Edebiyat ve felsefe ilişkisi nedir?

    Felsefe ve edebiyat arasındaki ilişki tarih boyunca önemli olmuştur.Bu ilişkinin ilk izlerini sistematik olarak Antik Yunanda görürüz.
  • Yabancılaşma ve yozlaşan insanlık

    Yabancılaşma ve yozlaşan insanlık

    Merhaba sevgili okuyucularım, Yabancılaşma bireyin,toplumsal,kültürel ve doğal çevresine olan uyumun azalması özellikle çevresi üzerindeki denetimin azalması ve bu denetim ve uyumun azalmasının giderek bireyin yalnızlığına ve amaçsızlığına yol açmasıdır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler