Dr. M. Raci Hoşgör

Dr. M. Raci Hoşgör

İzmir İTB Fak. Pazarlama, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Master, İ.Ü. Doktora Programlarını tamamlayan yazar, öğrencilik yıllarından itibaren üretim, bakım, onarım, satış, ihracat,ithalat ağırlıklı çeşitli şirketlerde ve üst düzeylerde çalışmıştır.



 

Tepe yöneticiliği ve yönetim kurulu üyeliklerinin yanı sıra İ.Ü. İşletme İktisadı Ens. İngilizce Bölümünde Uluslararası Pazarlama-Satış, Boğaziçi Üniversitesi'nde İngilizce “Retailing ( Perakendecilik ) ’’ ve Haliç Üniversitesinde( 2010- 2011) öğretim üyesi olarak kambiyo mevzuatı, dış ticaret konularında yüksek lisans dersleri vermiş, Çok sayıda makaleler ve Mağaza Yönetimi , Dış Ticaret ve değişik konularda birçok kitaplar yazmıştır.



 

Yönetim Danışmanları Derneği Eski Yön. Kur. Üyesi Hoşgör ; çok önemli müşteri odaklı projelerde yer almış, Satış (SS Servisler), Marka , Bayi ,Stratejik Planlama, Banka ve Dış Ticaret Şirketlerinde Kilit insan Kıymetleri yapılanmalarında işe alımlar ve performans değerlendirmelerde,üretim tesislerinde ise verimlilik,organizasyon geliştirme çalışmalarında aktif roller üstlenmiş, Sanayi odaları, iş adamları dernekleri, Anadolu ‘da çok sayıda üniversiteye, birçok önemli kamu ve özel kurum için yöneticilik eğitimleri vermiş ve danışmanlıklar yapmış, halen faaliyetlerine devam etmektedir.




 

Yazar, Fasilatör,Moderatör, Üst Yönetim Danışmanı görevilerini yürütmekte ve çeşitli internet sitelerinde, gazetelerde ve dergilerde yazıları yayımlanmaktadır. 

 

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Rekabet piyasasında bir işletmenin fırsatları yakalaması; var olan performansına, rekabet gücüne ve hata düzeyine bağlıdır. Önceleri üretim süreçlerindeki hataları yok etmek için geliştirilmiş araçlar takımı olarak çıkan altı sigma, zamanla mükemmel süreçler oluşturma odağı oldu.
İsmi geregi yönetici ; teknik konulara göre yönetimsel işlere çok daha fazla zaman ayıran kişidir. İhtisas sahibi , teknik bir kişi yürüttüğü teknik işlerde belli bir dönemde kendine rahat edeceği konfor alanı oluşturur. Bu alan zamanla insanı rehavete sokar.Böyle bir durumda söz konusu potansiyelli kişiden kurumun beklentisi yüksekse ek görevler…
Mutsuz bireyler olarak yaşamımızı geçirmek istemiyorsak önce özgürleşmemiz, kalıpları kırmamız gerekir. Sınırlarını aşmak hayaller ve özgüvenle olur. Çocuklarımızı formüllerle boğup, ezberlerle zihinlerini örümcekleştirdik. Zekalarını kullanmalarına hayallerinin peşlerinden gitmelerine izin vermedik .Özgüvenlerini yok ettik...
Özgüven birçok insanda ortamına , konusuna ( Ruhsal beslenme şekline bağlı) bağlı olarak kendimize,yeteneklerimize inandığımızda yukarı çıkar ve kendimize güvenimizi yitirdiğimizde aşağıya iner.
İnsanoğlu yaşamı anlamaya çalışmak durumundadır. Bu çabayı gösteremezse ne kendini keşfeder ne de dünyayı. Sıradanlaştığında ise kaybolur gider. Bazı şeyler kişiyi ayakta tutar. yaşam amacı ve sevinci, sevdikleri ve özgüveni gibi.
Merhaba değerli okuyucularım, Eğitim sistemimizin kanayan yaraları çok fazladır. Sarmakla, saymakla bitmez. Bir dokun bin ah dinle misali...
Bu günlerde haklı olarak velilerimiz tatlı bir telaş içindeler ciğerparelerine, göz bebekleri olan çocuklarına üniversite ve bölüm seçiminde yardımcı olmak için çırpınır durumdalar...
Türki toplumu modernizme ,yeni dünya düzenine ayak uydurmada ,kalıplarını, zincirlerini kırma noktasında biraz şaşkın durumda. Anlaşılan dünyayı okuma biçimimizi baştan aşağı değiştirmemiz ve buna uygun davranmamız gerekiyor.Ne kadar kısa zamanda bu konunun üstesinden gelirsek güzel günlere kavuşmamız o kadar yakındır. Her daim toplumumuzu olgunlaştıracak, kazandıracak konularda aydınlar, akademisyenler , eğitimciler…
Yaşamımız bitmek bilmeyen zorluklarla doludur. Günler günleri kovalar biri bitti derken diğerleri mantar (diken) gibi çıkar. Olumsuz duygularımızla başa çıkmamızı gerektiren durumlarla karşı karşıya kalırız.

Kategorilerden Seçmeler