İlker Canbulut

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Dört adımda kazanan insanların yolu!

Yüzlerce yıldır bilge insanlar, öğüt ve öğretileriyle kazanan insanların yolunu işaret etmişlerdir.

Onların ısrarla üzerinde durduğu ve insanlara öğretmeye çalıştığı şeylerin odak noktasında ise “Duygu yönetimi” vardır. Hayatta istediğiniz şeyleri elde etmenin yolu duyguların, duygusal tepkilerin ve başka insanların duygularının yönetiminden geçer. Peki;

 

Duygularımızı nasıl dizginleyebiliriz?
Aslında 4 adımda kazanan insanların yoluna ulaşılabilir:

 

 

Kendinizi Tanıyın.
Geçmişten gelen varsayımlarınız, sizin geçmişte yaşamanıza neden olur. Yeni bir hayata başlayıp, yeni duygularla tanışmak için onları bulup, yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkileyenleri terk etmeniz gerekir. Böylece bugüne ve şimdiye ait bir yaşamı seçmiş olacaksınız.

 

 

Varsayımlarda Bulunmayın
Size karşı sergilenen bir davranışı, ilk etapta kişisel olarak algılayıp saldırı olarak değerlendirmeden önce anlamaya çalışın. O insan o davranışı neden yapmış olabilir? O davranış veya sözün arkasında, sizin o an düşündüğünüzden farklı sayısız sebep olabilir mi? “Ne olmuş olabileceğinden” çok, “Aslında ne olduğuna” odaklanmak gerekir. Bunu da ancak açık bir iletişim sergileyerek öğrenebilirsiniz. Böylece durumu kişisel algılamamış, çıkarımlar yapıp sonuçlara atlamış olmazsınız. İnsanlarla karşılıklı anlayış üzerine kurulu bir empati duygusu geliştirmek için de adım atmış olacaksınız.


Durumunuzu İfade Edin
Durumunuzu ben odaklı cümlelerle nötr bir şekilde ifade edin. Örneğin “Sen şunu yaptın” karşımızdaki insanın eylemi üzerine odaklanan bir “Sen” odaklı cümledir. Bunun yerine “Bu davranışın nedeniyle kendimi …. hissettim” gibi öznesi “Ben” olan bir cümle ise kendi durumumuza odaklıdır. Bu yönüyle karşımızdaki insanın eylem ya da sözüne odaklı olmadığı için daha az suçlayıcı bir ifadedir. Ayrıca sorun çözümüne odaklandığınız şeklinde bir izlenim de verir.


Sakin Olun
Kendi iç dengenizi kurun ve içinde yaşadığınız topluma uyum gösterin, evren ile bütünleşin, onunla aynı frekans içinde olun. Tüm bunlar için de meditasyon yapın, kendi içi dinginliğinizi sağlayın. Ve sakin olun.
Bu dört adımda yürüyebilmek için beynimizde korku sinyallerini kontrolü altında tutan, amigdala isimli bir bölgeyi tanımamız gerekir. Amigdala, bir tehlikeyle karşılaştığımızda kontrolü eline alıp ani reaksiyon verilmesini sağlayan bir organdır. Bazen de geçmişten getirdiğimiz varsayımların etkisiyle yanlış tehlike sinyalleri verir. Üst düzey bir yöneticimizin beklenmeyen bir anda bizi odasına çağırdığında sakinlik yerine yaşadığımız olumsuz duygular gibi. Aşırı heyecan, korku, kaygı ve endişe gibi duygular, amigdalanın istenmeyen ürünleridir. Daha önce geçmişte yaşadığımız kötü bir olayda hissettiğimiz benzer duygular su yüzüne çıkmıştır.

Beynimizin bu bölgesini yönetebilir duruma gelmemizin, hayatta elde etmek istediklerimize ulaşmamızda sihirli bir etkisi vardır. Ve California Üniversitesi’nce yapılan araştırmalar, düzenli meditasyon ile beynin bu bölgesinin kontrol altında tutulabildiğini göstermektedir.

Bu nedenle kendini zihinsel olarak yaşanılan duygu ve olayın dışına çıkarıp, büyük resim içerisinde kendinizi görmeye çalışabilirsiniz.

 

Kazanan insanların yoluna, şu sorularının cevabını bulmaya çalışarak adım atılabilir:
Şu anda hissettiğim duygu nedir?
Bu duyguyu en son ne zaman hissettim?
Bu duygu, nereden geliyor, şimdi ve bugüne ait bir duygu mu, yoksa geçmişte yaşadığım bir olaydan mı kaynaklanıyor?
Bu duygu amacıma ulaşabilmem için bana yardımcı oluyor mu?
Amacıma ulaşmak için elimden gelenin en iyisini yapıyor muyum? Başka ne yapabilirim?


Bunlar, insanın içinde bulunduğu duygu durumunu tanımlamasında ve o duygunun yönetiminde yardımcı olacaktır.
Her insanın ne geçmişte, ne de gelecekte sadece anda kaldığı ve evren ile uyum halinde olduğu bir faaliyet mutlaka vardır. Her insan, zihnini rahatlatmanın bir yolunu bulabilir. İbadet etmek, müzik dinlemek, kitap okumak, yürüyüşe çıkmak gibi başka bir şeye odaklanmanın olumlu bir etkileri olabilir. Meditasyondan çok fayda gördüğünü söyleyenlerin sayısı ise çevremizde oldukça kadar fazladır.


İnsan zihninin bir şey düşünmeden geçirdiği zaman pek azdır. Rahatlatıcı bir faaliyete odaklanmak, gereksiz düşünce ve kuruntuları zihinden temizlemeyi kolaylaştırır. Bu da duygu durumunun düzene girmesini sağlar. Başlarda zorlanılsa da gün içerisinde yapılacak denemelerle “Anda kalma kası” geliştirilebilir. 1 saniye ile başlanan egzersizlerin, kısa süre içerisinde dakikalara ulaştığı deneyimlendikçe, bir sırrı yaşamak gibi keyif alınacaktır.


Bu dört adımla, duygular üzerinde istenen ölçüde kontrol sağlandıkça amaca giden yolda her geçen gün daha ilerleme sağlanacaktır. İşte o yol artık kazanan insanların yoludur.


Konu ilginizi çektiyse çok daha fazlası Ocak 2019 sonlarında raflardaki yerini alacak olan kitabım “Uyum Anahtarı”nda…


İlker Canbulut
Profesyonel Koç / Yazar


Benzer Yazılar

  • Hayat denilen oyunun kurallarını fark ettiniz mi?

    Hayat denilen oyunun kurallarını fark ettiniz mi?

    Bazen sizin bilgi birikiminiz, donanımınız, tecrübeniz ve iş kalitenize sahip olmayan insanların sizden çok daha iyi konumlara geldiğini görür, iş hayatının adaletsizliklerle dolu olduğunu düşünürsünüz.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Kategorilerden Seçmeler

FACEBOOK

TWITTER

LINKEDIN