Kurumsal Eğitmen / Didem Tınarlıoğlu

Kurumsal Eğitmen / Didem Tınarlıoğlu

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Hayat bir çoğumuza göre oldukça zordur; acı, hayal kırıklığı, bitmeyen sorumluluklar ve altından kalkılması zor anlar barındırır. Bu zorlukları hafifletebilmek için, insan her yaşadığından ders çıkararak yaşam sevincini söndürmeden devam edebilmeyi arzular. İnsanın yaratılış donanımları böyle bir özellik barındırmasaydı kim bilir ne halde olurduk?
1894 yılında Passau şehrinde 4 yaşındaki bir çocuk evinin yakınındaki nehrin kenarında arkadaşlarıyla oyun oynuyordu.
Günümüzün en geçer akçelerinden biri insan ilişkilerinde başarılı olmak diğer adıyla iletişim becerisi. 
Geçenlerde çok sevdiğim bir dostum okuduğu bir kitapta kirpi mesafesi denilen bir yaklaşımdan bahsetti. Onu dinlerken insan ilişkilerindeki birçok sorunun aslında bu kirpi mesafesi denilen yaklaşımın uygulanmamasından kaynaklandığını ve hayvanlar bunu keşfetmişken birçok kişinin sırf bu mesafeyi koruyamadığı için ilişkilerinde gereksizce üzüldüğünü ve hayal kırıklığına uğradığını düşündüm.
İnsanoğlu gördüklerinin ve duyduklarının büyük bir kısmını kolayca unutuverir. Ancak iki şey vardır ki kolay kolay unutulmaz. Biri yaşadığı duygu diğeri ise aldığı kokudur.
“Eski ablam, boşandığım dayım, ayrıldığım amcam ya da ex halamın oğlu” denilmez. Seçilmiş değildirler ve isteğinize göre bağınızı kesemezsiniz.
Başarısız olmaya gör.Ya da biraz olması gerekenin değil de yapabildiğini ortaya dökmeye başla ya da normların dışına çık. Nasıl değişiyor her şey.
İletişim, doğduğumuz andan itibaren başlayan ve kendimizi en ulaşılmaz sandığımız anda bile devam eden ve çok dikkatli yönetilmesi gereken hele bazen çok hayati bir süreçtir.
Yazılarımın her ay yayınlandığı mecraların birinden yeni yıl hakkında güzel temenniler yazmam gerektiği konusunda bir tavsiye aldım.
Son günlerde en çok duyduğumuz şey belirsizliğin getirdiği stres, stresin getirdiği kararsızlık, kararsızlığın getirdiği durağanlık değil mi?
Sayfa 1 / 2

Kategorilerden Seçmeler