Diyetisyen Kevser Başkara

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Çiğ vegan beslenme nedir, avantajları nelerdir?

Merhaba sevgili okuyucularım,

 

Ölümcül hastalıklardan korunmada bir tedavi, vücut ağırlığı kontrolünde çözüm olarak ele alınmaya başlanan çiğ vegan beslenme akımı tüm dünyada hızla yayılıyor.


Peki, çevre kirliliği, sigara dumanı, ozon, radyasyon, yiyecekler, toksik maddeler, ilaçlar ile bozulan insan metabolizmasını iyileştirmenin yolu çiğ vegan beslenmeden mi geçiyor?

Çiğ vegan beslenmenin avantajları:


1) Vitamin ve mineral ihtiyacı çiğ sebze ve meyve yemekle karşılanıyor.
2) Pişirmekle, dondurmakla, kurutmakla, haşlamakla, suyunu süzmekle, tekrar ısıtmayla sebzelerdeki vitamin ve minerallerde çeşitli kayıplar ortaya çıkar. Bu kayıpları önlemek, çiğ vegan beslenme ile mümkündür.
3) Bitki yapısında bulunan enzimler pişirilmeyle yok olmaktadır. Oysa, bizim bitkilerdeki canlı enzimlere ihtiyacımız var.
4) Çiğ vegan beslenme bozulan bağırsak yapısını düzeltebilir.
5) Ödem ve vücut ağırlığı kontrolü problemlerine bir çözüm olabilir.

Antioksidant kapasitesi ve çiğ vegan beslenme:


Hücreleri ve genetik materyalleri yaşlanmadan ve çeşitli zehirlerden koruyan antioksidantlar, sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazlarıdır. Peki, antioksidant kapasitesi yüksek olan sebzeleri kaç dereceye kadar ısı ile buluşturmalıyız? Çalışmalarda antioksidant kapasitesinin en yüksek olduğu sıcaklık değerinin 40°C olarak belirlenmiştir. Bu da bizi çiğ vegan beslenmeye götürüyor. Antioksidant kapasiteyi arttırmasının yanısıra çiğ vegan beslenmenin oksijen taşıma kapasitesini arttırdığına dair çalışmalar da bulunmaktadır (1).

Tip 2 diyabet ve çiğ vegan beslenme


Şeker hastalığı diye de bilinen tip 2 diyabetin tüm dünyada hızla arttığı yayımlanan raporlarla ortaya konmaktadır. Türkiye’de ise tip 2 diyabet, 12 yılda %90 artmıştır.
Çiğ vegan beslenme, vücut ağırlığı korumayı sağlamakla beraber karışık diyete göre kan şekeri dengesini ve kan yağlarını daha iyi hale getiriyor (2). Yaşam tarzı değişikliği dediğimiz doğru beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle diyabeti %70 oranında önlememiz mümkün.

Kardiyovasküler hastalıklar ve çiğ vegan beslenme:


Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre dolaşım sistemi hastalıkları ölüm nedenleri sıralamasında birincidir. Dolaşım sistemi hastalıklarının içinde ise kalp damar hastalıkları önemli bir yüzdeye sahip. Bu hastalıklara neden olan diyetsel faktör aşırı doymuş yağ ve kolesterol tüketimidir. Az yağlı vegan beslenmeyle veya %70-100 çiğ vegan beslenme ile kan yağları, total kolesterol ve trigliserit oranları karışık beslenmeye göre daha düşük bulunmuştur.

Sindirim sistemi ve çiğ vegan beslenme:


Vücuttaki bağışıklığın %70’inden sorumlu olan bağırsakların yapısı yanlış beslenme alışkanlıkları, zirai ilaçlar, stres ile bozulmaktadır. Bu nedenle, bağırsaklarda biriken zehirli maddelerin temizliği oldukça önemlidir. Bu bakımdan, çiğ vegan beslenme ile zararlı bakterilerin üremesi engellenir.


Çalışmalar, bakteriyal metabolizmanın sindirim sisteminin temeli olan beslenmeden etkilendiğini ortaya koyuyor. Diyet posası bu açıdan önemli bir yere sahiptir. Diyet posası toksik içeriklere karşı savunma rolünde sindirim sistemini koruyor. Bunların yanısıra, bağırsak imkroflorası diyetsel değişikliklere kolay cevap verir.


Fekal enzim aktivitesinin ölçüldüğü bir çalışmada çiğ vegan beslenmeyle fekal aktiviteler düzenli hale getirilmiştir. Kolon kanseri riski içeren bakteriyel enzim ve bazı toksik ürünler çiğ vegan beslenmeyle azaltılmıştır (3).

Kanser ve çiğ vegan beslenme:


Diyetin karsinojenlerin ve hastalıkların oluşumundaki rolü yadsınamaz. Düşük sebze ve meyve tüketimi kanser riski ile ilişkilendirilmektedir. Çalışmalar kronik hastalıklar ve kanser bakımından veganların daha düşük risk grubunda bulunduğunu belirtiyor. Özellikle çiğ vegan beslenip antioksidant kapasiteyi arttırmak mümkündür.

 

Sevgilerimle

Diyetisyen 

Kevser Başkara

Kaynaklar:


(1) Vegan Triple-Ironman (Raw Vegetables/Fruits) Case Reports in Cardiology Volume 2014, Article ID 317246, 4 pages
(2) A low-fat vegan diet and a conventional diabetes diet in the treatment of type 2 diabetes: a randomized, controlled, 74-wk clinical trial1–4, 2009, s:1-9
(3) Shifting from a conventional diet to an uncooked vegan diet reversibly alters fecal hydrolytic activities in humans, J Nutr. 122 924-930, 1992.

 

Benzer Yazılar

  • Asrın salgını diyabette nasıl beslenmeli

    Asrın salgını diyabette nasıl beslenmeli

    Okan Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Alphan diyabet hastalığında besinlerin tüketilen miktarlarının önemli olduğuna dikkat çekiyor.
  • Diyet ürünlerine yeni düzenleme geliyor

    Diyet ürünlerine yeni düzenleme geliyor

    Tarım ve Orman Bakanlığı, diyet ürünlerle ilgili önemli değişikliğe hazırlanıyor.
  • Canan Karatay: Uyurken de kilo verebilirsiniz!

    Canan Karatay: Uyurken de kilo verebilirsiniz!

    Kilo vermenin ve sağlıklı yaşamın püf noktalarını açıklayan Prof. Dr. Canan Karatay, uykuda zayıflamanın mümkün olduğunu söyledi.
  • Kilolara ve yalnızlığıma başkaldırıyorum!

    Kilolara ve yalnızlığıma başkaldırıyorum!

    Zayıflama yolculuğunda başarısızlığa uğrayan insanlar, yöntemler, oburluk sanılan şey sonucu alınan kilolar ve bunları yaşarken bu yolda yalnız olmadığımız….
  • Beslenmenin depresyona etkisi nedir?

    Beslenmenin depresyona etkisi nedir?

    Depresyon, dünyada 350 milyon kişiyi etkileyen mental bir rahatsızlıktır (WHO, 2012). Hayattan alınan keyfin azaldığı, kişinin özsaygısında azalmanın görüldüğü, suçluluk duygusunun yoğunlaştığı, uyku ve iştah ile ilgili sorunların yaşandığı, zayıf…

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler