Nöro-Liderlik Koçu / Deniz Öztaş

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Beyninizi değiştirin vücudunuz değişsin!

Dr. Daniel Amen‘in kitabı dilimizde de mevcut. Kitabın içerisinde beynin önemli bölümlerinin, sağlığımız ve psikolojimiz üzerine etkileri anlatılıyor.

Doğru bir şekilde beslenildiğinde, zihni sakinleştirecek uygulamalar yapıldığında beyin oluşan etkileri azaltabiliyoruz. Herkesin okumasında fayda var.

Ancak hep bu tip bilim adamlarının düştüğü en temel hataya Amen de düşmüş gözüküyor: İnsanı beyin ile özdeşleştiriyor. Bir çok psikolojik rahatsızlığın fiziksel olarak yansıması beyinde adreslenebiliyor. Bu oldukça önemli. Ancak bu ortaya çıkan sonuç, sebep değil… Danışan ile yapılan konuşmalar çoğunlukla zihnin bilinçli kısmından geldiği için sadece psikoanaliz, samanlıkta iğne aramaya benziyor. Nörobilim, teşhis ve kısa dönemli tedavi konusunda destel olabilir. Oysa gerçek neden kişinin kendi bilinçaltında ve kolektif bilinçaltında yatmaktadır. Çürük dişi görmek ve tedavi etmek bir konudur, çürüğe sebep olan şeker yeme bağımlılığı başka bir konudur.

Diğer bir hata ise, her konuyu elde tutulur şekilde kontrol etmeyi bir felsefe olarak düşüncelerinin merkezine koyan Amerikan zihniyet, meditasyonu da anlamakta zorlanıyor. Amen’in videosunda anlattığı gibi meditasyon yapan birinin ön-lobu çalışır elbet. Lakin meditasyon yapılacak bir şey değildir. Meditatif halde kişi, ego, düşünceler yok olmaya başlar ve beyin faaliyetleri sıfıra yakın bir yere gider. Bir çok başka nörobilimci de bunu ispatladı.

Dolayısıyla zihin tamamen sessiz olduğunda yenilik ortaya çıkar. Yaratıcılık asla zihinden gelemez, zihin geçmiş bilgi ve deneyimlere dayanır. Bunlarla hayal kurar; bu elimdeki oyuncak parçalarından yeni bir ev yapmaya benzer. Geçmişin bir değişik şeklidir sadece…

Sonuç olarak beynimizdeki aşırı derece aktif veya aktif olmayan bölgeler bize doğru teşhiste bulunmamazı sağlar. Doğru egzersiz ve beslenme semptomların azalmasında etkili olur. Oysa derindeki gerçek neden, bilinçaltı ve kolektif bilinçaltında yatmaktadır.


Benzer Yazılar

  • Genlerden geçen mizaç ve ötesi!

    Genlerden geçen mizaç ve ötesi!

    “Annenin ve babanın kanı sende kaybolmamış” [Menelus, Odysseia] Başımıza gelen olaylar, hastalıklar ve mizacımızın ne kadarı genetik, ne kadarı çevreden veya ne kadar rastlantı?
  • Zaman fani, rahat bırak o beynini!

    Zaman fani, rahat bırak o beynini!

    Zaman ne ilginç değil mi dostlar?   Doğum yapmakta olan bir anne için 5 dakika 1 saat kadar uzun geçebiliyor,
  • Yaprak dökmeden yenilenemezsiniz!

    Yaprak dökmeden yenilenemezsiniz!

    Etrafınızda her şeyini yarım bırakan insanlar var mı yada sözlerini tam olarak yerine getirmeyen,
  • Azınlıklar ve Göçmenler

    Azınlıklar ve Göçmenler

    “Yerli halkların travmaları nesiller boyunca taşınarak geldi. Yüz yıllar boyunca süregelen zulüm, yalnızlık ve dışlanma, bugün kim olduğumuza bir karmaşıklığa sebep oluyor.” [Tara Houska]
  • Tüketim çılgınlığı hastalık mı, bir lütuf mu

    Tüketim çılgınlığı hastalık mı, bir lütuf mu

    Globalleşme, İnternet, üretimde verimliliğin artması, uzak doğudaki düşük işçilik, organize perakendenin güçlenmesi fiyatları aşağı çekerken, fiyat rekabetinden markaların “makul” kalitede üretim yapmaları da cabası.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

  DEYADER 

 

 

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler