Deniz Demirsoy

Deniz Demirsoy

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bilgi ve değişim,dönüşüm arasındaki bağlantı hayatı anlamak açısından her zaman önemli olmuştur.Hepimiz farklı bakış açıları kazanmak ,yaşadığımız hayat hakkında daha fazla bilgi edinmek ve onu daha iyi anlamlandırmak için sürekli yeni bir şeyler öğrenip,kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.
Bilginin belirleyici olarak hüküm sürdüğü, iletişim ve sanal teknolojilerin hayatın her alanında günden güne hızla etkisini gösterdiği bir çağdayız.
İnsanı daha iyi anlamak, bilmek için tarih boyunca oluşturulmuş düşünsel çeşitliliği, derinliği öğrenmek, sorgulamak durumundayız. İnsan ve varoluşumuz hakkındaki gerçekleri farklı yönleriyle bilmek için düşüncenin geçirdiği evrimsel süreci ve iyi takip edebilmeliyiz.
Felsefe ve edebiyat arasındaki ilişki tarih boyunca önemli olmuştur.Bu ilişkinin ilk izlerini sistematik olarak Antik Yunanda görürüz.
Merhaba sevgili okuyucularım, Yabancılaşma bireyin,toplumsal,kültürel ve doğal çevresine olan uyumun azalması özellikle çevresi üzerindeki denetimin azalması ve bu denetim ve uyumun azalmasının giderek bireyin yalnızlığına ve amaçsızlığına yol açmasıdır.
Merhaba sevgili okuyucularım, İnsanoğlu varoluşunu sorgulamaya başladığı kadim çağlardan beri kendisi ve hayatla ilgili bir anlam arayışına girmiştir.Bu anlam arayışını daha ayrıntılı açıklayıp aktarmak için çeşitli fikirler ve argümanlarla destekli felsefeler,öğretiler ortaya konmuştur.
Sanat bireyin ve toplumun bilinçlenmesi,her açıdan zenginleşip,güçlenmesi için gereklidir.Toplumların gelişmişlik düzeyinin dışa vurumudur.Bir toplumun yaratıcı ve özgür duygu ve düşünceye verdiği değer , sanata verdiği önem ve destekle doğru orantılıdır.
Jean Baudrilliard’ın Simulasyon kuramına göre çağımızda,imaj,taklit gerçekliğin yerini almıştır.Toplumsalın sonunun geldiğini sembollerle, imajların gerçeklerin yerini alarak ,gerçekle gerçek dışının yer değiştirdiğini ve gerçekliğin artık sentetik bir şekilde üretilerek gerçekliğin yerini hiper gerçekliğin aldığını iddia eder.
Evrenle ve hayatla ilgili matematiksel bağlantıları sorgularken ve kavramaya çalışırken her adımda karşımıza çıkan bu sorgulamalarla ilgili,Rönesans’ın bilimsel devrimine büyük katkısı olmuş astronom,fizikçi ve matematikçi büyük bilim insanı Galileo şöyle der;” Evren her an gözlemlerimize açıktır; ama onun dilini ve bu dilin yazıldığı harfleri öğrenmeden ve kavramadan anlaşılamaz.Evren matematik diliyle…

Kategorilerden Seçmeler