Ses Masajı Terapisti / Sırma Belin

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz

Gelecekte şifanın sadece titreşimlerle gerçekleşeceği görüşünden yola çıkılırsa , şarkı söylemenin önemi daha da anlaşılacaktır; çünkü insan şarkı söylerken yaydığı titreşimlerle kendi kendine rezonansa girer.Bu gerçekleşirken, hem ruhsal hem de fiziksel sağlığın olumlu etkilendiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Şarkı söylemenin yeri fiziksel, ruhsal,sosyal ve spiritüel açıdan başka bir şeyle doldurulamaz.


Şarkı söylemek insanın önemli bir ihtiyacıdır ve bireysel, sosyal ve ruhsal sağlığı için gereklidir.


Çok şarkı söyleyen kişiler istatiksel olarak şarkı söylemeyenlere göre her açıdan daha sağlıklıdırlar. Şarkı söylemek, imoglobinin salgılanmasından dolayı bağışıklık sistemini güçlendirir.
Duyguların dengelenmesi ,olumsuz düşüncelerden kurtulmak, depresyon, yas, korku ve öfkeyi yenmek şarkı söylemekle mümkündür.


Şarkı söyleyenler daha sosyaldirler, öğrenme kapasiteleri daha çoktur, daha fazla empati yapabilirler.Sosyal sorumluluk duyguları daha gelişmiştir ve daha yardımseverdirler.


Şarkı söyleyen çocuklar da daha az söyleyenlere göre fiziksel ve duygusal olarak daha iyi durumdadırlar, konsantrasyon yetenekleri ve dil becerileri daha gelişmiştir.


Şarkı söylemek duygularımızın gelişmesi açısından oldukça önemlidir.


Şarkı söyleyerek çok kısa sürede duygusal ve fiziksel gücümüzü arttırabilir.


Beyindeki mutluluk hormonlarının daha çok salgılanmasından dolayı şarkı söyleyen kişiler kendilerini daha mutlu hissederler.


Şarkı söylerken beyin fonksiyonlarının artış gösterdiği de bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

ŞARKI SÖYLERKEN BEDEN DAHA DÜZENLİ TİTREŞİR


İnsan organizması bir titreşimler sistemi olarak görülebilir. Bedendeki farklı titreşimler ne kadar düzenli olursa o kadar sağlıklı bir bedenden söz edilebilir. Şarkı söyleyerek farkında olmadan bu titreşimler en optimum düzeye getirilir.


Şarkı söylemek çok özel ve karmaşık bir durumdur. Şarkı söyleyen kişi adeta hem enstürmandır, bazen besteci ve aynı zamanda dinleyicidir.


Şarkı söylemek sosyalleşmenin yanı sıra sağlığın kaynağıdır ve hiçbir şeyle yeri doldurulamaz.

Şarkı söylemek beden, ruh ve zihnimizde şifa sürecini başlatır. Birlikte şarkı söylemek ise birlikte şarkı söylediğimiz grupla daha yoğun bir rezonansa girmemizi sağlar.


Birlikte şarkı söyleyince, nefesler, bedenlerdeki titreşimler, kalp frekansları, kan basınçları ve beyinlerdeki nöron bağlarındaki titreşimler senkronize olur.


Bu rezonans süreçleri sadece bedensel değil, ruhsal ve bilinç düzeyinde de kendini gösterir.


Birlikte şarkı söyleyen yüzden fazla kişi ile yapılan görüşmelerde kişiler, birbirlerine daha derinden bağlandıklarını, spiritüel boyutta bir olma halini de yaşadıklarını bildirdiler.


Şarkı söylemek sosyal bağları güçlendirir. Sadece insanlar değil bir çok hayvan örneğin kuşlar, balinalar, ağustos böcekleri, kurbağalar ve maymunlar da müziksel araçları birbirleriyle iletişime geçmek ve kendilerini ifade etmek için kullanırlar. Özellikle dikkat çeken durum hayvanların düetleridir, ki bu bazı kuş ve maymun türlerinde bilinen bir durumdur.


Yapılan araştırmalarda hayvanların yaptığı düetin düeti yapanlar arasındaki sosyal bağları güçlendirmek için yapıldığını ortaya çıkardı.


Aynı şekilde ilk insanlarda da hem bağları güçlendirmek, hem gerginlikleri çözmek hem de gücü dışarıya göstermek amaçlı birlikte şarkılar söylenmiştir.


Yapılan beyin araştırmalarında, beynin olağandışı ve çok hassas şekilde müzikal seslere tepki verdiği anlaşılmıştır.


Bizi etkileyen bir müzik dinlediğimizde tüylerimizin diken diken oluşu ya da ürperti gelmesi durumunu hepimiz biliriz.

Beyin araştırmacıları çukulata yendiğinde beyinde aktive olan nöronların, tüylerimizi diken diken eden müziği dinlediğimizdeki nöronlarla aynı olduğunu saptadılar.


Yani şarkı söylemek ve müzik bizi mutlu eden başka şeylerde olduğu gibi beyinde mutluluk hormonlarının salgılanmasına neden olur.


O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz !.....

Sevgilerimle….

Sırma Belin


Kişisel dönüşüm danışmanı ve Ses terapisti (Tibet çanakları ile ses masajı uygulayıcısı )

*Wolfgang Bossinger ve Karl Adamek ‘in ‘’Schwingung und Gesundheit’’ ( tireşim ve sağlık ) adlı kitaptaki yazılarından derlemedir.

Benzer Yazılar

  • "Access The Bars" yöntemi ile stresten kurtulun!

    "Access The Bars" yöntemi ile stresten kurtulun!

    Hayatımızda değiştirmek istediğimiz şeylere takılıp kaldığınızı, çok aşina olduğunuz bütün o kalıplardan çıkmanın, atomu parçalamaktan daha güç olduğunu mu hissediyorsunuz? Eğer içinde olduğunuz durum sizin dünyanızda bir hayli aşılamaz gibi…
  • Beslenmenin depresyona etkisi nedir?

    Beslenmenin depresyona etkisi nedir?

    Depresyon, dünyada 350 milyon kişiyi etkileyen mental bir rahatsızlıktır (WHO, 2012). Hayattan alınan keyfin azaldığı, kişinin özsaygısında azalmanın görüldüğü, suçluluk duygusunun yoğunlaştığı, uyku ve iştah ile ilgili sorunların yaşandığı, zayıf…
  • Depresyon ilaçlarında patlama

    Depresyon ilaçlarında patlama

    Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de son 5 yılda antidepresan kullanımı yüzde 70 arttı. Ruh sağlığı hastanelerinde doluluk oranı da yüzde 100’e ulaştı
  • Çaresizlik en büyük acılardan biridir...

    Çaresizlik en büyük acılardan biridir...

    Bazen dönemler vardır, elinizi neye atsanız her şey kötüye gider. Sevdiğiniz insanlar, sizi görmüyorlardır. Durumu düzeltmek için çabaladıkça her şey daha kötüye gider, sanki ortalık daha çok dağılır. Size olan…
  • Zihni susturmak, korkuları ortadan kaldırmak

    Zihni susturmak, korkuları ortadan kaldırmak

    Korku ile baş etmek için ortaya konan davranışlar,mantıksal olmaktan çok refleksif tepkiler dediğimiz tepkilerdir. Hiçbir mantığa sığmayan,saf kendini koruma enerjisi ile donatılmış bir korunma refleksi diyebiliriz. Bazen güçlü tehlikeler karşısında…

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

 

Pablo Escobar

Kategorilerden Seçmeler